Yazarlar Cumhurbaşkanı Gül"den "detant"

Cumhurbaşkanı Gül"den "detant"...

Ali Saydam
Ali Saydam Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Bu kavram bizim gençliğimizde çok moda idi. Özellikle Sovyet Birliği ile ABD arasındaki gerginlikle ilgili olarak, soğuk savaş yıllarında havayı "yumuşatma", "gerginliği azaltma" girişimleri için kullanılırdı...

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çankaya Köşkü''nde Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev onuruna verdiği yemek vesilesiyle muhalefet partilerinin liderlerini davet etmesi bana o kavramı çağrıştırdı. Köşkte yemeğe katılan muhalif liderler ilk kez yabancı bir devlet başkanının huzurunda bir araya geliyorlarmış.

Cumhurbaşkanı"nın davet yemeğine icabet eden Başbakan Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek ile birlikte CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli"nin yanısıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel de Nazarbayev"in masasında hazır bulunmuş.

Hiçbir şeyi beğenmemeye şartlanmış olanlar arasından "Keşke BDP"nin liderini de çağırsaymış, tablo eksik olmuş" diyenler mutlaka çıkacaktır. Belki de "Orada iki başkan var, hangi birini çağıralım", diye tereddüt etmişlerdir. Olamaz mı?..

Zaman zaman ahlaki sınırları zorlayan ve tüm ölçümlemelerde seçmenin kesinlikle prim vermediği anlaşılan düzeysiz ve kavgacı tutumun karşısında bu manzarayı Türkiye çok özlemişti... "Kara propoganda" düzeyindeki derinlikten yoksun kestirmeci ve suçlayıcı ithamlar karmaşası arasında, sağduyulu yaklaşımıyla gündelik ezberi bozanın aynı zamanda algılamayı yöneteceğini ifade edelim. Özellikle kafaların karıştığı zamanlarda sağduyunun sesi hemen kendisini gösterir ve kabul görür, değeri anlaşılır.

Keşke taraflar bu iletişim atağını doğru okuyabilseler...

Bu film kaçmaz

Çarşamba akşamı Haliç Kongre Merkezi''indeydik. Osman Sınav''ın son filmi ''Uzun Hikaye''nin galası için.

Hemen söyleyeyim. Uzun süredir bu kadar ''güzel'', böylesine ''naif'', bu denli ''eğlenceli'' bir Türk filmi izlemedim. Olağanüstü, pırıl pırıl, her karesi birer tablo gibi çalışılmış, özenilmiş görüntüler. (Hele de o köprü ve su kenarı sahnesi...) Mustafa Kutlu''nun eseri olma özelliğiyle de merakla beklediğim, dramatik kurgusu hiç de karmaşık olmayan, samimiyeti neredeyse ''sıradanlık'' algısı yaratacak doğallığı ile öne çıkaran ''iyi insanların yiğitlik ve aşk'' hikâyesi... Büyük bir ihtiyaçla özlediğimiz o sahici ve içten Anadolu insanları... Kenan İmirzalıoğlu''nun ustalık dönemi oyunculuğu ve diğer rollerdeki her bir sanatçının işini başrol oyuncusu ciddiyeti ile ortaya koyması...

Tuğçe Kazaz, Ushan Çakır, Batuhan Karacakaya, Cihat Tamer, Ufuk Karaali, Mustafa Alabora, Mahir Günşiray, Zafer Algöz, Güven Kıraç, Altan Erkekli, Elif Atakan, Şener Kökkaya, Osman Alkaş ve 10 büyük yıldız daha... İzlemeye doyamadım...

Ulaş Özdemir''in duygu yüklü müzikleri... (cd''sini tadına vararak dinleyeceğiz.)

''Ödüllük'' filmlerden biri olmaz herhalde diye düşünmemek elde değildi. Kolay anlaşılır olduğu, sahneleri lastik gibi uzamadığı, bunalan insanları anlatmadığı ve seyirciyi de depresyona sürüklemediği için...

Konuyu anlatmamak gerek... İşin keyfi kaçabilir. İyisi mi kaçırmayın. Gidin izleyin. Beğenmezseniz ve sadece benim tavsiyem üzerine gittiyseniz, hesabını bana sorun...

Pist hayata dönüyor

İstanbullular pek umurlarında değilmiş gibi davranıyorlar. Ama olmalı. Formula 1 yarışlarının bir süre yapıldığı ve sonra durdurulduğu yarış pisti, tekrar hayatiyet kazanacak... İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş, pistin işletme hakkına ilişkin açılan ihale sonrası İstanbul MC Yarış Sporları LTD Şirketi''nin 9.1 milyon dolara yarışı kazandığını açıklamış.

İstanbul MC Yarış Sporları LTD Şirketi temsilcisi Adem Moğol, "İstanbul Parkı, Ortadoğu''nun en büyük spor kompleksi haline getireceğiz. Motor yarışları konusunda üstümüze düşeni en iyi şekilde yerine getireceğiz. Geniş konseptte bir yatırım düşünüyoruz, bir tek yarış yapma düşüncesinde değiliz" demiş.

Çok güzel mesajlar... Bir tek taşla bir dizi kuş vurulabilir. İstanbul markasının değerinin artması demek, İstanbul''daki tüm markalarının değerinin artması anlamına gelir. Paris''ten, Roma''dan çıkan markaların değerleri, bu kentlerin marka değerleriyle düz orantılı değil midir? O zaman o kentlerin markalarının yüceltilmesine yapılacak her yatırım desteklenmeli.

İlgi ve dikkatle izleyeceğiz orada neler olacağını...

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.