Bahçeli"nin "püskevit" tadındaki ifadesiyle Emsalet Bey, "Ben cumhurbaşkanı olursam komşularla aramızı düzelteceğim" falan demiş.
Yaşasın!
Darbeci katil Sisi, zalim Esat ve katliamcı Netanyahu"yla aramız yağ bal olacak.
Ya İran"la?
Orası biraz netameli işte; "The Camia" rahatsız olabilir.
AK Parti"yi İran"la aramızı bozduğu için değil, bilakis "İrancılıkla" suçluyorlar çünkü.
"The Camia"ya göre "İrancı" olmak da malumunuz çok kolay.
Bir kez İran"a gittin mi "İrancı" oluyorsun, hadi İrancı olmadın "mutacı" olacağın garanti.
İçlerinden biri (abdestsiz namazsız azgın bir "The Camia" mensubu) "Beşir Atalay yılda 11 defa neden İran"a gitti" demişti. Atalay da naçar "şu 11 yıl içinde bir kez İran"a gitmedim" açıklaması yapmıştı.
Gerçekten çok tuhaf bir zihin yapıları var.
İran"ı ziyaret etti iddiası üzerinden Beşir Atalay"a rahatlıkla "İrancı" diyeceksek, 16 yıl fasılasız Pensilvanya"da kalmaya ne diyeceğiz peki? Neyse...
Sizin anlayacağınız, Emsalet Bey, "düzeltme" işine komşumuz olduğu halde İran"ı katmayacak ama komşumuz olmadığı halde İsrail"i katacak.
Türkiye"nin Filistin konusunda tarafsız olması gerektiğini savunmasından hareketle, nasıl düzelteceğini de rahatlıkla kestirebiliriz.
Yani...
Kundaktaki bebeklere varıncaya değin Filistinlileri katleden "İsrail terör devletine" Türkiye ağzını açmayacak.
Ezkaza ağzını açarsa da Ecevit gibi bin kez özür dileyecek.
Yani...
Türkiye, "Irkçı Siyonist networkle" senkronize hareket edecek, yeryüzü egemenlerinin çizdiği çizgiden milim şaşmayacak!
Bak böyle olabilir "Emsalet Bey"
Neden olmasın ki; hiç de yabancı olduğumuz bir şekil değil.
Erdoğan bu "şeklin" eksenini kaydırdığı için, bir başka ifadeyle, "Uydu Ülke Türkiye"yi "Lider Ülke Türkiye" yapmaya çalıştığı için hedefe oturtuldu.
Zaten...
Türkiye"yi yeryüzü egemenlerinin (muktedirlerinin / otoriterlerinin) yani çok uluslu firavunların hapsettikleri yüzyıllık cendereden (eksenden) çıkartmaya çalıştığı için "otoriter – muktedir - diktatör" martavalına start verildi.
Yüzyıllık cendereye hapsedilmiş "Eski Türkiye"de anaların dinmeyen gözyaşları, Kürt-Türk savaşı vardı.
Ünlü "çapulcu" Cem Boyner"in, "Borçlarımızı ödemek içim Güneydoğu Anadolu"dan toprak satalım" önerisini yaptığı o "Eski Türkiye" döneminde 1 milyon dolar borç için IMF"nin kapısında matine - suare beklenilirdi.
O değil de, bir kişi de çıkıp sormuyor: "İlahi Emsalet Bey dış politikanın belirleyicisi mi olacaksın, hayırdır, yoksa yarı başkanlık sistemine geçmeyi mi savunuyorsun. Peki bundan CHP ve MHP"nin haberi var mı?.."
Kimsecikler sormayınca o da hepten kaptırıp gidiyor: "Ekmek için Ekmeleddin..."
Bilmiyorum artık, "İntihal için Ekmeleddin" versiyonu da piyasaya sürülecek mi?
Gerçi, Prof. Yaşar Nuri Öztürk, "ne intihali kardeşim, onun yaptığı büsbütün hırsızlık" diyor. (Hocanın demesine göre, Emsalet Bey kimyacıymış, kimi akademisyenlerin çalışmalarını olduğu gibi çalmış. İslami ilimlerle falan da alakası yokmuş. İsteyen İstanbul Üniversitesi"nin tutanaklarına, söz konusu hırsızlığın vahameti için bakabilirmiş.)
Yahu bu Kılıçdaroğlu da gerçekten çok talihsiz çıktı.
Yolsuzluk üzerinden kampanya yürüttüğü seçimde, CHP"den yolsuzluk iddiasıyla attıkları Sarıgül"ü CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı yapmıştı.
Cumhurbaşkanı adayı gösterdiği Emsalet Bey de (CHP eski milletvekili Prof. Öztürk"ün ifadesiyle) "hırsız" çıktı iyi mi?
Gördüğünüz gibi "talihsizlikler" başladı mı bitmek bilmiyor!
"Yeni Türkiye"de dürüst ve ilkeli olmadığınız takdirde "talihsizliğe" mahkumsunuz.
Halbuki, "Eski Türkiye"de sürgit kazanırdınız.
Demirel, "Dün dündür, bugün bugündür" diye diye kaç seçim kazandı haberiniz var mı?
Şuncağızı keşfettiklerinde talihsizlikleri son bulacaktır:
"Yeni Türkiye" yollarıyla parklarıyla, vesayet rejimine son vermesiyle, dış politikası, ekonomisiyle değil sadece, insanıyla da yeni Türkiye"dir.
Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.