İran'da herkese iş var

Yeni Şafak
Cabir Turğut
Cabir Turğut
04:0017/07/2015, Cuma
G: 17/07/2015, Cuma
Yeni Şafak

Ambargo sonrası dönemde İran pazarına büyük bir ilgi var. Avrupa ülkeleri zaten var olan yatırımlarını geliştirmek için Tahran ziyaretlerine başladı. Türkiye’nin de en büyük ticaret partnerlerinden biri olan İran’da geç kalmaması lazım. Elini çabuk tutması gereken sektörlerin başında ise tekstil/hazır giyim, otomotiv, enerji, turizm ve bankacılık geliyor.

İran'ın dünya ile ticarette en büyük sıkıntı çektiği alanlardan biri bankacılık. Bankacılık sektöründeki katı yaptırımlar nedeniyle yatırımcı ile tüccar İran'dan hep uzak durdu. Bu konuda yaşanacak rahatlık sayesinde İran'ın ciddi yatırımlar çekeceği konuşuluyor. İran, katılım bankacılığı alanında da en büyük pazarların başında geliyor. Otomotiv sektörü için yedek parça ve toplu taşıma araçları ihracatı öne çıkarken, tekstil ve hazır giyimde ise kaçırılmaması gereken büyük fırsatlar var. Ancak bu alanda İran'ın Türkiye'ye rakip olabileceği ihtimaline de dikkat çekiliyor.


ENERJİ AÇILIMINDA TÜRKİYE'YE MUHTAÇ

Ambargo nedeniyle enerji pazarlarına entegre olmakta geciken İran, aynı zamanda enerjide keşfedilmeyi bekleyen dev bir pazar konumunda. Orta Asya ve Rusya'nın enerji kaynaklarına alternatif oluşturmak isteyen Avrupa'nın iştahını kabartan İran, doğal gazını taşıyacak iletim hatlarına ihtiyaç duyuyor. İran'ın doğal gaz konusunda Avrupa'ya açılabilmesi ancak köprü ülke konumundaki Türkiye üzerinden mümkün. Tahran yönetimi; İran-Pakistan-Hindistan Boru Hattı ve LNG projelerinden sonra TANAP'a da ortak olmaya sıcak bakıyor.


İRANLILAR İÇİN EN CAZİP ÜLKEYİZ

Doğal gaz ve petrol kalemlerinin tersine turizmde denge tamamen Türkiye'den yana. TÜİK verilerine göre Türkiye'ye en çok turist gönderen ülke sıralamasında İran altıncı sırada. Sektör temsilcileri, daha iyi tanıtım yapılması halinde İranlı turist sayısının yüzde 50 artacağını vurguluyor.



Tekstil


Fırsat da sunabilir rakip de olabilir


On yıllarca süren ambargo aslında İran'a birçok alanda kendi ayakları üzerinde durmasını da öğretti. 80 milyona yakın nüfusuyla büyük bir pazar konumunda bulunan İran'da tekstil ve hazır giyim sektörü ülkedeki toplam üretimin yüzde 10'unu yapıyor. Buna rağmen İran büyük bir tekstil ithalatçısı. Tarihi İpekyolu üzerinde bulunan ülke ekonomisinde halı, ipek ve tekstil ürünleri önemli bir yer tutuyor. Tekstil ve hazır giyim sektörü için İran önemli bir pazar. Ancak rakamlar, Türkiye'nin yanı başındaki bu pazardan iyi yararlanamadığını gösteriyor. İran; Türkiye'nin en fazla tekstil ihracatı yaptığı 7. büyük pazar.


ORTAK YATIRIM YOLLARI ZORLAMALI

“İran iş dünyasında Türkçe bilmeyen yok gibi" tespitiyle iki ülke arasındaki kültür ve dil yakınlığına dikkat çeken Osmanbey Tekstilci ve İşadamları Derneği (OTİAD) Başkanı İlker Karataş, “Ambargo sonrası dönemde gelişmelerin her halükarda olumlu etkisi olacaktır. Ama ilişkileri kesinlikle stratejik bir şekilde geliştirmek lazım. Kısa vadede bizim için genişleyen bir pazar olsa da orta vadede bize rakip bir ülkede olabilir. Onun için ortak yatırım yapma yollarını hep zorlamamız gerekiyor. Çünkü İran bundan sonra knowhow ihtiyaçlarını karşılayarak yatırımlarını geliştirecekler" değerlendirmesinde bulundu.



Turizm


Turizmde denge Türkiye'den yana


Doğal gaz ve petrol kalemlerinin tersine turizmde durum tamamen Türkiye'nin lehine. Tarih, kültür ve doğa gibi özellikleriyle öne çıkan Türkiye, İranlı turistler için hayli cazip. TÜİK verilerine göre Türkiye'ye en çok turist gönderen ülke sıralamasında İran 6. sırada. 2010 yılında Türkiye'ye 1 milyon 885 bin İranlı geldi. 2011'de bir milyon 879 bine çıkan İranlı turist sayısı 2012'de bir milyon 186 bin, 2013'te ise bir milyon 196 bin kişi olarak kayıtlara geçti. Geçen yıl ise iyi bir atak yapan Türkiye; İran'dan bir milyon 590 bin turist çekti. Bu yılın ilk 5 ayında Türkiye'ye gelen İranlı turist sayısı 656 bin kişi oldu.


TURİZME OLUMLU YANSIR

Yeni dönemde de iki ülke arasındaki ticaret alış verişinin hızlanacağını belirten sektör temsilcileri, bu canlılıktan Türk turizminin de ciddi şekilde yararlanacağı görüşünde. Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB) Başkanı Timur Bayındır, ambargo sonrası dönemde Türk turizminin de olumlu etkileneceğini söyledi. Bayındır, “Bu karar birçok alanda olduğu gibi turizmde de ilişkilerin normalleştirilmesini de sağlayacaktır. Yaptırımların hafiflemesi turizmi durumu daha da rahatlatacaktır. İran turizmde bizim için çok önemli bir pazar. Bir dönem bu ülkeden gelen turist sayısı 2 milyona dayanmıştı. Geçen yıl ise gerçekleşen yüzde 32'lik yükselme dikkat çekici" dedi. Bayındır, İranlıların alışveriş turizminde de ülkeye en fazla gelir bırakan turist grupları arasında yer aldığının altını çizdi.



Tahran'dan Bodrum'a direkt sefer


İran'dan ülkemize gelen turist sayısında artış beklentisi olması nedeniyle özel bir hava yolu şirketi Tahran-Milas-Bodrum Havalimanı arasında direkt uçuş başlattı. Haftada bir sefer yapacak hattın 152 kişilik bir gruptan oluşan ilk yolcuları Bodrum'a geldi. Bodrum Otelciler Derneği (BODER) Başkan Yardımcısı Ömer Faruk Dengiz, yapacakları çalışmalarla bölgedeki otellerin doluluk oranını yukarı çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.


HEDEF % 50 ARTIŞ

Küresel sorunlar nedeniyle turizm sektörünün sıkıntılı bir sezon geçirdiğine değinen Dengiz; Ukrayna ve Rusya krizlerinin Türkiye'ye de sıkıntı yaşattığını, bu yüzden alternatif ülkelere yönelmeleri gerektiği konusunda düşünceleri bulunduğunu aktardı. Dengiz, bu kapsamda bazı çalışmalar başlattıklarını belirterek, “İranlı turistlerin sadece beş yıldızlı otellerde değil, dört yıldızlı, üç yıldızlı oteller ve pansiyonlarda konaklaması için de çalışma yürüteceğiz. Hedefimiz ilçemize gelen İranlı turist sayısını % 50 artırmak" dedi.



Bankacılık


Katılım bankaları aktif rol alabilir

Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Genel Sekreteri Osman Akyüz, Türkiye ile İran arasındaki dış ticaret hacminin çok büyük boyutlara ulaşabileceğini söyledi. İran'ın uzun yıllar ambargolar sebebiyle yeterince uluslararası piyasalarda boy gösteremediğini ifade eden Akyüz, “İran, özellikle komşularıyla olan ticari ilişkilerinde ciddi sıkıntılar yaşadı. Hatta biz Katılım Bankaları Birliği olarak bu süreçte bir yol açabilir miyiz diye düşündük. Ancak yürütmüş çalışmalarımız pek işlerlik kazanamadı. Ama bundan böyle ticari yaptırımların kalkmasıyla tabi ki biz hem Katılım Bankaları Birliği olarak hem de ticari bankalar olarak İran ile ticari ilişkilerde aktif olarak yer alacağız. Bunlar her iki ülkeye de ticari anlamda fayda sağlayacak" dedi.


İran'ın şimdiye kadar ticari ilişkilerini güçlükle yürüttüğüne dikkati çeken Akyüz, “Bundan böyle İran artık, özellikle akretif çalışmalarını, teminat mektubu çalışmalarını banka sistemi yoluyla yürümek durumunda. Para transferleri yine hakeza banka sistemi üzerinden gerçekleştirilebilecek. İran'ın dünyaya satmak istediği petrolün bedellerinin transferinde de inşallah hiçbir sıkıntıyla karşılaşılmayacak" diye konuştu.



Otomotiv


Oto yan sanayide Acem rüzgârı eser


1 milyon 600 bin araç üretimiyle dünyada 13'üncü sırada bulunan İran, Türk otomotiv sanayisini de cezbediyor. İran, 2014'te 926 bin otomobil ve 165 bin adet ticari araç üretti. Milli şirketi Khodro'nun ürettiği Samand, Soren ve Pars modelleri ülkede en çok satılan araçlar. Ancak ülkedeki pazar büyüklüğü, 1 milyon 287 bin adet seviyelerinde. Geçen yıl 190 bin araç ithal eden İran, sadece 50 bin araç ihraç edebildi. İthal araçların büyük çoğunluğu Dubai'den karşılanıyor. Yıllarca İran'da üretim yapan ancak ambargo nedeniyle frene basan Fransız otomotiv devi Peugeot, ambargoyu rafa kaldıracak anlaşma sonrası fabrikasını tekrar faaliyete geçirme kararı aldı. Hyundai ve Citroen gibi üreticilerin de yer aldığı İran'da, Renault da parça üretiyor.


YEDEK PARÇA VE TOPLU TAŞIMA ARACI SATABİLİRİZ

İran otomotiv pazarını değerlendiren Otomotiv Sanayicileri Derneği (OSD) Başkanı Kudret Önen, şunları kaydetti: “Yan sanayimiz için yeni fırsat sağlayacak. İran Otomotiv Sanayii esas bugün kendi ihtiyaçlarını sağlamaya çalışmakta. Tüm veriler ışığında İran otomotiv pazarının gelişmesi Türkiye için önemli. Özellikle yan sanayimiz için yeni fırsatlar ortaya çıkabileceği gibi toplu taşımacılıkta modern ürünlerin ihracı hatta orada imalata geçme projeleri önem kazanabilir."



Enerji


Dünya petrolünün yüzde 12'si İran'da


137 milyar varil kanıtlanmış rezervleriyle dünya petrolünün yüzde 12'sini elinde bulunduran İran, Orta Doğu ve Basra Körfezi'nde öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. Suudi Arabistan'dan sonra ikinci büyük ham petrol üreticisi olan İran, günde 2,8 milyon varil petrol çıkarıyor. Ambargonun kalkmasıyla birlikte Tahran'ın ek olarak ilk 6 ayda 500 bin varil petrolü daha dünya piyasalarına sunacağı düşünülüyor. İran, yılda yaklaşık 80 milyar dolarlık petrol ihraç ediyor. Türkiye, Çin, Hindistan ve Güney Kore İran'dan petrol ithalatını artıran ülkeler olarak başı çekiyor.


DOĞALGAZDA ÜRETİM KABİLİYETİ DÜŞÜK

İran, doğal gazda ise 27,5 trilyon metreküp rezerviyle Rusya'dan sonra dünyada ikinci sırada geliyor. İran, sahip olduğu yüksek rezerve rağmen; üretim ve ihracat kapasitesinde yetersiz kalıyor. Yılda sadece 170 milyar metreküp doğal gaz çıkarabiliyor. Ülkenin yıllık tüketimi ise 137.5 milyar metreküp. Fazla kalan doğal gazı ise Türkiye, Pakistan ve Hindistan gibi ülkelere satıyor.


GELİRİNİN % 40'I DOĞALGAZDAN

İran'ın doğal gaz ihracatı dünyadaki toplam doğal gaz ihracatının yüzde 1'ini bile aşmıyor ancak bu, ülke için ikinci büyük gelir kalemi anlamına geliyor. İran'ın döviz gelirlerinin yüzde 80'ini petrol, bütçe gelirlerinin de yüzde 40'ını doğal gaz ihracatı oluşturuyor. 2002 yılında senelik 10 milyar metreküp doğal gaz alımı için Tahran yönetimi ile anlaşma yapan Türkiye; ihtiyacının yüzde 20'sini İran'dan karşılıyor. Türkiye; ihtiyacının yüzde 60'ını ise Rusya'dan temin ediyor.




Afrika'ya da açılabiliriz


İran'da 2012'de Arya Phosphoric'i de satın alarak Razi Petrokimya'nın bünyelerine kattıklarını anlatan Kutlu; gerçekleştirdikleri uluslararası yatırımı, fosfatlı gübreler için yeni bir adımla sürdürülebilir hale getirmeyi hedeflediklerini kaydetti. Kutlu, “Bu adımla ilgili yatırım arayışımız ve fizibilite çalışmalarımız devam ediyor. Böyle bir yatırımı fosfat hammadde kaynaklarına sahip Kuzey Afrika kuşağındaki ülkelerden birinde yapabiliriz" diye konuştu.







#İran
#Doğalgaz
#Suudi Arabistan