Via bohemia / Yaşasın bohem hayat

Yeni Şafak
Orhan Orhun Ünal
03:002/05/2016, Pazartesi
G: 2/05/2016, Pazartesi
Yeni Şafak
CİHANGİR'DE KAPICI DAİRESİ  400 BİN TL
CİHANGİR'DE KAPICI DAİRESİ 400 BİN TL

Bir dönem oyuncu ve entelektüel kesimin bölgesi gibi algılanan Cihangir'de, markalaşmaya bağlı yeni bir ekonomi oluştu. Lüks siteye bin lira aidat ödemek istemeyen kiracının merkezi yerlere yönelmesi ve turistlerin artan ilgisi sayesinde bu eski semt tarihi günlerini yaşıyor.

SERBEST PİYASA

Lüks sitelerdeki aidatlar, ev kirası ile yarışmaya başlayınca eski İstanbul semtlerine ilgi arttı. 300 ila bin lira arasındaki değişen bina masraflarını karşılamak istemeyen vatandaş, aidatların değişkenlik göstermediği merkezi ve eski bölgelere yöneliyor. Hal böyle olunca, özellikle belli ilçelerde milyon dolarları bulan gayrimenkul ve onbinlerce dolara ulaşan metrekare fiyatları; Fransa'nın Saint-Germein ve Monaco, Hollanda'nın Leidsplein gibi marka bölgelerine adeta meydan okuyor.



THE GUARDIAN: 'DÜNYANIN YAŞANACAK 5 YERİNDEN BİRİ

'


Son yıllarda turizmde markalaşma adına atılan doğru adımlar sayesinde Cihangir ve Balat, gibi yerler ülkemize yerleşmek isteyen yabancıların da ilk tercihi oluyor. The Guardian'ın birkaç yıl önce, dünyanın en yaşanacak 5 yerinden biri olarak seçtiği, Cihangir sokaklarına şimdiden paha biçilemiyor. Bölge esnafı, Beyoğlu Belediyesi'nin tanıtıma yaptığı yatırımlara dikkat çekerek, artan yerli ve yabancı ziyaretçi hareketliliğini bu çabaya bağlıyor. Belediye, hem yatırımcıyı hem de turisti çekmeyi başarmış.



HER KESİMDEM İNSANIN TERCİHİ

Cihangir'de oturmak moda ve prestij sebebi olunca konu aynı zamanda sosyolojik vakıaya dönüşüyor. Bu eski İstanbul semtinde peşi sıra milyon dolarlık oteller yapılırken, öğrencisinden sanatçısına; gazetecisinden bankacısına birçok kesimin ilk tercihi. Kısacası, birçok kişinin 'bohem hayatların diyarı' dediği semtte kendine özgü 'Cihangir piyasası' oluşmuş durumda. Deniz gören ve yüksek katlı evlerdeki üst gelir grubu yanında, sadece burada oturmak için bodrum katlara 3 bin lira ödemeye razı olanlar var.



KENDİ EKONOMİSİNİ BESLİYOR

Özellikle yabancı ziyaretçilerin ilgisi ciddi bir turizm potansiyelini beraberinde getiriyor. Türk dizilerinden etkilenip, ünlü oyuncuları görmeye gelen Arap turistlerin de konaklama mekanı yine bu bölge olmaya başladı. Antikacılar, küçük kafeler, kitap evleri, hediyelik eşyaları ve hatta sokak satıcıları ile semt kendi ekonomisini besliyor. Bu haber, aslında bir yere markalaşma yatırımlarının getirisini konu edinirken, sondaki şeyi baştan söyletiyor: "Cihangir'de ya ev sahibi ya da kedi olmak lazım."



FİYAT ARTIŞINI DURDURMAK ZOR

Altın Emlak Genel Müdürü Hakan Erilkun, Cihangir ve civarındaki lokasyonların tarihi dokusudan ötürü cazip hale geldiğini söylüyor.





Bölgede ilk tercihler ise Firuzağa ve Türkgücü Caddesi civarı. “Cihangir'de fiyat artışlarının durması maalesef mümkün değil" diyen Erilkun sebeplerini de açıklıyor: “Zira fiyatları arz-talep dengesinin belirlediği emlak sektöründe talebin arzın hep gerisinde kaldığı ve arsa-arazi üretiminin olmadığı bu semtte fiyatlar sürekli tırmanıyor. Öyle ki kot farkından ötürü zemin hizasında bulunan ve önceden kapıcı dairesi olarak kullanılan daireler bile minimum 400 bin TL'den alıcı buluyor. Bu dairelere en az 2 bin 250 TL'den anında talip bulunabiliyor. Ancak kiracılar, genelde uzun süre oturdukları için kiralık yer bulmak bir hayli zorlaşıyor."




Cihangir piyasası seyyar satıcıları da besliyor

Cihangir'deki emlakçılarla konuştuğumuzda özellikle son yıllarda bölgenin artan popüleritesine bağlı olarak metrekare fiyatlarının da uçtuğunu öğreniyoruz. Emlakçı Haldun Öner, her kesimden insanın bölgeye akın ettiğini anlatırken, “Firuzağa'da kira için en az 3 bin lirayı gözden çıkarmalısınız, hem de yarı zemin 1+1 daire için. Deniz manzaraları olanların fiyatı 5 bin dolarlardan başlıyor. 4 milyon dolara 30 yıllık bir daireyi satın alabilirsiniz" diyor. Öner'e göre, lüks bir sitede yaşayan vatandaş ayda bin lira civarında aidat vermek yerine artık, şehrin kalbinde yaşayıp, 50 lira sabit ücret vermek istiyor. Cihangir piyasası hareketli olunca, sokak satıcılarının da uğrak yeri durumunda.



OYUNCU PAZARINDA 4 BİN BARDAK ÇAY

Belediyeden 600 TL işgaliye parası ile simit tezgahını açan Mehmet Yıldıran, 20 senedir bölgede ve 300 adedin üzerinde simit satarken günlük 200 lira cirodan hayli memnun. Firuzağa'nın 'Figüran kahvesi' olarak bilinen mekanında günlük 4 bin adedin üzerinde çay satıldığını öğreniyoruz. Üstelik tanesi 2 lira. 100 metre ileride mahalle pilavcısı da insan hareketliliğini anlatıyor, Arap ve Avrupalı turistlerin bir gününü burada geçirir hale geldiğini paylaşırken, yerleşik yabancı sayısındaki artışa dikkat çekiyor. Konuyu paraya getirince, lafını esirgemiyor: “Ayda 7 bin liradan fazla kazanç." Bir dönem entelektüellerin semti olarak algılanan bölge, şimdilerde her kesimden insanı misafir ediyor.



Arap turizmi ünlü peşinde

Özellikle bölgede kafe işletmeciliği yatırımda ön plana çıkmış durumda. İstanbul piyasasında birçoğu, dev AVM'ler ile rekabet edemezken Cihangir'de mekan enflasyonu yaşanıyor. Türk dizilerinin çekildiği yerleri ve burada yaşayan ünlü oyuncuları görmek isteyen Arap turistlerin de ilk mekanı burası. Rehberlerin tur listesine aldıklarını duyuyoruz. Deyim yerinde ise 'oyuncu görme turizmi' de almış başını yürümüş. 'Bir yer de biz açsak mı' diye düşünenlere birkaç rakam verelim: "12 metrekare bir dükkan kirası 2 bin 500 lira, 100 metrekare mekan kirası ise 12 bin 500 civarında." Bölgede şimdilerde moda ise, Osmanlı usulü kahve ve tabdolt yemekler.








Son 10 yılda patron çıldırdı

Cihangir artan hareketlilik ile öyle bir hale gelmiş ki, kestane, mısır, su ve hatta balon satan bile var. 30 yıllık zücaciye mağazasının yetkilisi, yaşadığı dönüşümü şöyle anlatıyor: "Son 10 yılda, buradaki esnaf, ev sahibi, kiracı yani herkes, akılını kaçırdı, fiyatlar da öyle."









Haftaya görüşürüz!

Bohemlik sözlükte, "Özellikle sanat çevresinden, yarınını düşünmeden yaşayan kişi' olarak tanımlanıyor. Tarihi 19. yüzyıl Avrupasına kadar uzanan bu kavramın detaylarını meraklısına bırakıyoruz. Biz de yeniden yollara düşüyoruz. Bu arada, birine teşekkürü borç biliyoruz: "Aferin, Serbest Piyasa, yine kahrımı çektin, gel öpeyim seni" diyerek son sözü kendisine bırakıyoruz: "Ya bırak bu bohem lafları 'orhanorhun'. Hem sen gel, benim elimi öp bakayım. Sayemde adam oldun, insan içine karıştın. Hah şöyle berhudar ol. Haydi, Haftaya görüşürüz."







#Firuzağa
#Cihangir
#Türkgücü Caddesi