JİTEM Diyarbakır Grup Komutanı emekli Albay Abdülkerim Kırca için Kocatepe Camii'nde tören düzenlendi. Törene Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ ve kuvvet komutanları da katıldı. Hükümetten ise İçişleri Bakanı Beşir Atalay cenazedeydi.
Önceki gün beylik tabancası ile evinde intihar eden JİTEM Diyarbakır Bölge eski Komutanı emekli Jandarma Kıdemli Albay Abdülkerim Kırca için dün Kocatepe Camisi'nde cenaze töreni düzenlendi. Törene Kırca'nın eşi Meriç Kırca, kızları Ayça ve Gökçe Kırca, yakınları ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız, Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanı Orgeneral Erdal Ceylanoğlu, Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral Aslan Güner, çok sayıda emekli komutan ile kuvvet komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığı'ndan çok sayıda subay ve astsubay katıldı. Tekerlekli sandalye kullanan bir grup gazi de ellerinde Türk bayrakları ile cenaze törenine geldi.
Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ ve komutanlar Kırca'nın ailesine tek tek baş sağlığı diledi. Ergenekon soruşturmasının son dalgasında gözaltına alınıp daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan MGK eski Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç da Kırca'nın ailesine baş sağlığı diledi. Kılınç, cenazeye katılanlar tarafından alkışlandı. Emekli Orgeneral Kılınç, Orgeneral Başbuğ ve kuvvet komutanlarının yanlarına gittiğinde bazı komutanlar emekli Komutan Kılınç'ı selam ile karşıladı. Kılınç komutanlarla bir süre sohbet etti.
Kırca için Kocatepe Camisi'ndeki öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Namaza, Kırca'nın eşi, çocukları, Orgeneral Başbuğ, İçişleri Bakanı Atalay ve protokol bölümündeki generallerin tamamı da katıldı. Kırca'nın eşi Meriç Kırca, cenaze namazına geçerken, “Vatan için mücadele eden kahraman gitti' diye haykırdı. Cenaze namazının ardından Kırca'nın Türk bayrağına sarılı tabutu, merasim mangasınca omuzlarda taşınarak top arabasına konuldu. Uğurlama töreni için Kırca'nın yakınları ve komutanlar Kocatepe Camisi'nin önündeki yola geçti. Kırca'nın eşi Meriç Kırca, “Onursuz üç beş çapulcu utansın. Çok kahramanlar vardı, teki de oydu, onuruyla gitti benim kocam. O sadece onuruyla vatanını korudu. Bölününce akılları başlarına gelecek. Benim kocam vatanı için gitti ve gazi oldu. Yıllarca tekerlekli sandalye ile dimdik durdu. Canımı yaktılar. O bir kahraman onu hain görenler utansın' diye haykırdığı duyuldu.
Kırca'nın küçük kızı Ayça da, “Benim babam her onurlu Türk askeri gibi davrandı” diye bağırdı.
Binbaşı Abdülkerim Kırca'ya Aralık 2004'te “Devlet Övünç Madalyası” veren dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer cenazeye katılmadı. PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan'ın, birçok faili meçhul olayın talimatını vermekle suçladığı Binbaşı Abdülkerim Kırca hakkında” silahlı çete kurmak” “işkence” ve “3 kez adam öldürmek” suçlarından müebbet hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Öte yandan Kırca'ya, Antalya Serik'te PKK'ya karşı düzenlenen bir operasyonda sakat kalınca malulen emekliye ayrılması üzerine, terörle mücadelede gösterdiği kahramanlık için 12 Aralık 2004 tarihinde Devlet Övünç Madalyası verilmişti.
Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, malul gazi emekli Jandarma Albay Abdülkerim Kırca ile ilgili bazı basın ve yayın organlarında suçlayıcı haberlere yer verildiği belirtilerek, “Artık, yetkili ve sorumlu makamlar ile sağduyulu medyanın üzerlerine düşen görevleri yerine getirmek üzere söylem yerine gerekli tedbirleri alma zamanıdır” denildi.
Genelkurmay'dan yapılan açıklamada şöyle denildi: “Son zamanlarda, bazı basın ve yayın organlarında, sözde bir itirafçının ifadelerine dayanarak, 10 Nisan 1998'de Serik/Antalya'da teröristlerle girdiği çatışmada bakıma muhtaç malul gazi olan, emekli Jandarma Albay Abdülkerim Kırca ile ilgili olarak suçlayıcı haberlere yer verilmiştir. Dün emekli Jandarma Albay Abdülkerim Kırca'nın evinde intihar ederek vefat ettiği öğrenilmiştir. 16 Ocak 2009 tarihli Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı'nda belirtildiği üzere, yargılama sürecinde sorumlu ve duyarlı olması gereken kesimlerin özen ve hassasiyeti göstermesi gerekirken, kişi ve kuruluşların âdeta yargısız infaz edilerek suçlu ilan edilmesi, temel insan haklarına aykırı olduğu gibi hiçbir hukuki ve ahlaki kuralla da bağdaşmamaktadır. Artık, yetkili ve sorumlu makamlar ile sağduyulu medyanın üzerlerine düşen görevleri yerine getirmek üzere söylem yerine gerekli tedbirleri alma zamanıdır.'






