Bir JİTEM'cinin özellikleri

İstanbul
00:0021/01/2011, Cuma
G: 21/01/2011, Cuma
Yeni Şafak
Bir JİTEM'cinin özellikleri
Bir JİTEM'cinin özellikleri

Gözlük kullanmayacak Tercihen diksiyonu düzgün Sabıka kaydı olmamalı İdeal boy 1.70 ve üzeri... İkinci Ergenekon davasında ifade veren emekli Albay Arif Doğan, bir JİTEM mensubunda bulunması gereken özellikleri sıraladı. Doğan, itirafçı Abdülkadir Aygan'ın 'tavla oynayalım' teklifine ise tepki gösterdi: “Aygan kim ki!”

İkinci 'Ergenekon' davası, yapılan duruşmalarla sürüyor. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Cezaevi Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda görülen 'Ergenekon' davasının 98. duruşmasına, gazeteci Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay'ın da aralarında bulunduğu 19 tutuklu sanık ile tutuksuz yargılanan Tanju Güvendiren, Murat Çavdar ve Arif Doğan katıldı.

Mahkeme salonunda çapraz sorgusu yapılan emekli Albay Arif Doğan'a, görev yaptığı dönemde JİTEM elemanlarına nasıl ödeme yapıldığı, yakınlarına tazminat ödenip ödenmediği soruldu. Doğan, bu konularla ilgili açıklamalarını yazılı olarak daha sonra sunabileceğini ifade etti. Bunun üzerine üye hakim Hasan Hüseyin Özese, konuyla Doğan'dan konuyla ilgili bildiklerini anlatmasını istedi. Ergenekon sanığı Arif Doğan, JİTEM adıyla bilinen teşkilata personel seçerken bazı özellikler gözetildiğini açıkladı. Buna göre, JİTEM'e alınacak kişinin 'adli suça bulaşmamış olması', 'sabıka kaydı bulunmaması', 'ailesinin geçmişinde vatana, milete, sancağa ihanet etmiş biri olmaması' gibi özellikler taşımasının yanında 'boyunun 1.70'den uzun olması', 'diksiyonunun anlaşılır olması', '22-30 yaşları arasında olması' ve 'gözlük kullanmaması' gerekiyor. Bu özellikleri sıralayan Arif Doğan, görev yaptığı dönemde öldürülen PKK'lılarla ilgili yasal sürecin nasıl işletildiği sorusuna ise "Bunlar önemli şeyler değil..." şeklinde cevap verdi.

SİLAHI ALIP DAĞA GİDERDİ

Sorgusunda Seferberlik Tetkik Kurulu'nun ne zaman kurulduğunu bilmediğini ifade eden emekli Albay Doğan, Özel Harp Dairesi'nin isminin sonradan 'Özel Kuvvetler Komutanlığı' şeklinde değiştirildiğini kaydetti. Özel Harp Dairesi'nin sadece subay ve astsubaylardan oluşan bir birim olduğunu söyleyen Doğan, “O zaman Korkut abi yani Korkut Eken vardı. Korkusuzca omzuna silah alıp dağlara giderdi. Verilen istihbarat doğrultusunda çatışmaya giriyorlardı. MİT'le de hareket ediyorlardı. Hiram Abbas vardı. İstanbul'da öldürüldü. Demek ki istihbaratı MİT'ten alıyorlardı. Rütbelilerden kurulu silah gücü yüksek bir birimdi” ifadelerini kullandı.

ÜST KOMUTANLAR KARAR VERDİ

Hakim Özese'nin JİTEM'in kuruluşuyla ilgili beyanlarda bulunduğunu hatırlatması üzerine Arif Doğan, Eruh ve Şemdinli baskınından sonra bölgeye gittiğini, Güneydoğu'daki istihbarat arzu edilen seviyede olmadığı için üst komutanların kararıyla daha güçlü bir istihbarat biriminin kurulmasına karar verildiğini söyledi.

Ömrünün üçte ikisi bu bölgede geçtiği için kendisinin görevlendirildiğini belirten Doğan, binbaşı olarak Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı'nı kurduğunu, yaklaşık 1,5 yıl sadece alt birimler kurmak için çalıştığını kaydetti.

JİTEM VARLIĞINI SÜRDÜRÜYOR

Arif Doğan ifadesinde, 1990 yılında tayini çıktıktan sonra Doğu'da operasyon yapmadığına göre, JİTEM'in faaliyetlerinin kendisiyle birlikte tamamlandığını belirterek, "Ancak JİTEM kendi üyelerini aynı kod adlarıyla yenileyerek hala varlığını sürdürüyor. Yapılan yenilemeler hala bana bir şekilde ulaşıyor" cümlelerini kullandı. Sürekli yenilenen JİTEM personeli listesinin düzenli şekilde kendisine ulaştığını iddia eden Doğan, "Bana yenilenen liste canlı posta aracılığıyla gelir. 5 arşiv sorumlusu vardır. Onlar bile birbirlerini tanımazlar. Benim alt birimlerim hala kendi kendini yeniliyor" diye konuştu.

'YEŞİL' İLE GÖRÜŞÜYORUM

Doğan, 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım ile hala görüştüğünü ileri sürerek, "Ancak bana nasıl olduğunu sormayın, söylemem. Tunceli-Muş-Bingöl bölgesindeyken, burayı çok iyi bilen, bu halkın dilinden konuşan istihbaratçıdan söz ediliyordu. Kendisine 'Yeşil' denilen bu kişiyle konuştum. Bana 'Hükümete çalışıyorum' dedi. Ben de ona 'Ben görev verdiğim zaman yapacaksın' dedim ve bunu kabul ederek bölgede kaldı. Bir iki defa görev verdim, 72 saat hiç uyumadan çalıştı" ifadelerini kullandı.


Ben orgeneralim, terbiyesizler!

Bir önceki duruşmaya yanında 3 telefonla geldiği için bu defa üzeri aranmak istenen Arif Doğan, duruşma girişinde jandarmalara tepki gösterdi. "Bir orgeneralin üzerini nasıl ararsınız? Terbiyesizler" şeklinde görevlilere çıkışan Doğan, barış şartlarında 'albay rütbesi kadrosuzluğu' nedeniyle emekli olduğunu belirterek, seferberlik durumunda rütbesinin 'orgeneral' olduğunu iddia etti. Bu nedenle bir 'orgeneral' gibi muamele görmek istediğini ifade eden Doğan'ı, jandarmalar yine de aradı ve olayla ilgili tutanak tuttu. Diğer yandan, Doğan'ın kalbinde 'pil' olmasından ötürü mahkeme salonundaki 'x-ray' cihazının önceki duruşmadaki gibi kapatıldığı öğrenildi.


Az kalsın intihar edecektim

Mahkeme heyetine sık sık yüksek sesle hitap eden ve bu konuda uyarılan Arif Doğan, bir dönem JİTEM'de çalışmış ve şu an İsveç'te yaşayan PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan'la ilgili de tepkisini ortaya koydu. "Aygan'ı ben öldürttüm" ifadesi sonrası İsveç'teki eski itirafçının "Ben yaşıyorum, hadi tavla oynayalım" demesine içerleyen emekli Albay Doğan, "Dün işittiğim şey beni intihara götürecekti. Öldürdüm dediğim adam 'gelsin tavla oynayalım' diyor. Abdülkadir Aygan bana bu mesajı gönderiyor. Buna mani olun. Aygan, Arif Doğan ile tavla oynayacak adam mı?" şeklinde tepki gösterdi.


Çok saygısızsınız yazık yazık!..

“Ergenekon”sanığı emekli Albay Arif Doğan, üye hakimler Hasan Hüseyin Özese ve Sedat Sami Haşıloğlu'nun sorularını cevaplarken gergin anlar yaşandı. Haşıloğlu'nun, Cem Ersever ile ilgili yazılan kitapları okuyup okumadığı yönündeki sorusuna karşılık Doğan'ın “Soner Yalçın diye bir k.... var” demesi üzerine araya giren Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, “Bunu söylemek zorunda mısınız” dedi. “Evet” yanıtını veren Doğan'a Şengün, “Burası mahkeme, mahkemede böyle konuşamazsınız” uyarısında bulundu. Doğan'ın “Bana bağırıp çocuk gibi azarlamayın” demesi üzerine de Şengün, “Bağırırım. Siz de çocuk gibi davranmayın. Nesiniz siz? Ailenize karşı da böyle mi konuşuyorsunuz?” sorusunu yöneltti. Arif Doğan'ın “Hak edene söylüyorum. Özellikle söylüyorum” demesi üzerine sinirlenerek bağıran Şengün, “Burada konuşmayın. O tarz konuşturmam. Çok saygısızsınız. Yazık, yazık. TSK'da albay rütbesine gelmişsiniz, böyle konuşuyorsunuz” dedi.Doğan'ın, mahkemenin karşısında Arif Doğan olarak bulunduğunu belirtmesinin ardından Şengün “Ne yapayım ben sizi?” diye sordu. “İdam verin” diyen Doğan'a, Şengün, “İdam da fayda etmez size” karşılığını verdi.