Ergenekon'un istihbarat biriminde yönetici olmakla suçlanan emekli Yüzbaşı Gazi Güder, sanık Asuman Özdemir'in isimleri kodlayarak kendisine gönderdiği e-mailleri çapraz sorguda izah edemedi. Güder, mailleri Kuddisi Okkır'a neden gönderdiği sorusunu da cevapsız bıraktı
Ergenekon'da Kuddisi Okkır'la birlikte sivil örgütlerin istihbarat amaçlı kullanılmasıyla ilgili birimin yöneticisi olduğu iddia edilen emekli Yüzbaşı Gazi Güder, çapraz sorguda zor anlar yaşadı. Güder, sanık Asuman Özdemir'den gelen isimlerin kodlu olduğu maillerle ilgili sorulara 'bilmiyorum' şeklinde cevap vermekle yetindi. Silivri Cezaevi'nde görülen Ergenekon davasının 16. duruşmasında 5 numaralı sanık emekli Yüzbaşı Gazi Güder ile 'açık istihbarat' sitesinin sahibi Behiç Gürcihan savunma yaptı.
Güder sanıklardan Ayşe Asuman Özdemir ve soruşturma aşamasında ölen Kuddusi Okkır'ı tanıdığını Okkır'ın, yazılım şirketinde danışman olarak görev yaptığını söyledi. İddianamede yer verilen Ayşe Asuman Özdemir'e gönderdiği 'Karargahta olmalısınız' şeklindeki maile farklı anlamlar yüklendiğini ileri süren Güder, 'Ben de kendisini yazdığı yazılardan ötürü sadece uyardım. 'Karargah' kelimesi şirketler içinde kullanılmakta' dedi. Çapraz sorguda Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, Kuddusi Okkır'a gönderdiği e-mailler arasında Türkan Saylan'ın cinsel hayatı ile ilgili maillerin neden bilgisayarında oludğunu sordu. Güder, "Saylan'ı tanımıyorum. Özdemir'in gittiği tatili anlatan bir yazıdır" dedi.
Savcı Nihat Taşkın ise "Özdemir'e gönderdiğin e-mailde 'Ayşe Hanım artık komutan olmalısınız. Planlayıcı, örgütçü olmalısınız' yazmışsınız. Bu e-mailde neyi anlatmaya çalışıyorsunuz?" sorusunu yöneltti. Güder "Çete anlamına gelmiyor. Düzenleyici anlamında örgüt ifadesini kullandım" cevabını verdi.
Savcı Pekgüzel'in, "Özdemir'in gönderdiği her maili Kuddusi Okkır'a göndermek zorunda mısınız?" sorusuna Güder "Hayır' cevabını verdi. Savcının maillerdeki bazı kısaltmaları açıklamasını istemesi üzerine Güder, "Yazan ben değilim" dedi. Savcı Nihat Taşkın'ın "Bilmediğiniz bir konuda size bilgi aktarılamayacağını değerlendiriyoruz. Tanımadığınız kişiler konusunda kısaltılmış adlarla mailler size neden gönderilmiştir" sorusu üzerine ise Güder, "Birisi bana mail gönderiyorsa 'Kes kardeşim' mi diyeceğim?" diye konuştu.
Emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin de Gazi Güder'e "Okkır, seni benimle tanıştırmak istemiş. Sen de 'Beni bu adamla mı tanıştıracaksın' demişsin. Neden bu şekilde konuştun?" diye sordu. Güder de "Tekin'in adının 'Danıştay'a karıştığı için böyle dedim. Onu cezaevinde tanıdıktan sonra iyi biri olduğunu düşündüm' dedi. Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese de Güder'e, "Okkır sizi Tekin ile neden tanıştırmak istedi?" diye sordu. Güder, "Öylesine" dedi.
Gazi Güder, çapraz sorguda savcıların Asuman Özdemir'den gelen maillerdeki kodlarla ilgili sorularını bilmiyorum diyerek geçiştirdi:
Gazi Güder'in savunmasının ardından mahkeme heyeti Behiç Gürcihan'ı dinledi. Gürcihan'ın savunması uzayınca Başkan Köksal Şengün ara verdi. Bu sırada salonda yemek yiyen tutuklu sanık Sami Hoştan'ı Şengün 'git yemeğini dışarıda ye' diyerek salondan çıkarttı.
Gazi Güder'in ardından savunma yapan tutuklu sanık Halil Behiç Gürcihan Ergenekon adını değil, gladyo ismini kullanacağını söyledi. Gladyo'nun 11 Eylül'den sonra Türkiye'de şekil değiştirdiğini ileri süren Gürcihan, "Yıllarca bu zihniyete karşı durdum. Ben Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan el bombaları ve Danıştay saldırısının türban için yapılmadığına inanıyorum. Bırakın Ergenekon'un üyesi olmayı bu yapılanmaya karşı bizzat tavır aldım. Örgütün 'lobi' teşkilatını bizzat deşifre ettim" dedi.
Sanık Mehmet Zekeriya Öztürk'le kısa süren bir arkadaşlık ilişkisi olduğunu anlatan Gürcihan, "Aramızda çıkan bir anlaşmazlık nedeniyle Öztürk'le yollarımı ayırdım" dedi. Gürcihan, Oktay Yıldırım'ın yazılarını sitesinde yayınladığını ancak örgütsel ve hiyerarşik bir ilişki içerisinde olmadığını ileri sürdü. Kendisinde bulunan USB diskte silinmiş olan bomba şemasının ABD'de gördüğü bilgisayar kriminoloji eğitiminin ardından firma tarafından bazı dosyalarla birlikte hediye edildiğini savunan Gürcihan, Ümit Sayın'ın ifadeleri yüzünden tutuklattığını ileri sürdü.
Mahkeme Behiç Gürcihan'ın savunmasının ardından sanıkların taleplerini dinledi. Doğu Perinçek yazarımız Fehmi Koru'nun 30 Nisan ve 1 Mayıs 2001 tarihli yazısında bahsettiği ve imzası karalanmamış 'Ergenekon'un yeniden yapılanması belgesi'nin mahkemeye getirilmesini istedi. Sanıklardan gazeteci Vedat Yenerer'in avukatı Vural Ergül de Tuncay Güney'in MİT belgelerinde isminin Tuncay Güney İpek olarak geçtiğini belirterek 'Tuncay Güney'in 3 farklı isimle Türkiye'ye giriş çıkışının bulunup bulunmadığı, Güney'in MİT'de görevli olup olmadığının MİT'e sorulmasını' talep etti. Mahkeme heyeti Koru'daki belgenin mahkemeye getirilmesi ve Güney'le ilgili iddiaların MİT'e sorulmasını kararlaştırarak duruşmayı bugüne erteledi.






