Mert 'sahne ışıkları'na kavuştu

Yeni Şafak
00:0010/03/2010, Çarşamba
G: 10/03/2010, Çarşamba
Yeni Şafak
Mert 'sahne ışıkları'na kavuştu
Mert 'sahne ışıkları'na kavuştu

Hürriyet Gazetesi Yazarı Nuray Mert'in sığlıkla suçladığı Hürriyet Gazetesi Yazarı Hadi Uluengin Mert'e cevap verdi.

Hürriyet Gazetesi Yazarı Nuray Mert'in sığlıkla suçladığı Hürriyet Gazetesi Yazarı Hadi Uluengin Mert'e cevap verdi. Uluengin bugünkü köşesinde "Kozmetik hanımabla (son)" başlıklı bir yazı kaleme alarak, Mert için şöyle konuştu:


"Nasıl ki, tam cuntalar ayağa dökülürken; nasıl ki tam darbeciler kodese tıkılırken, nasıl ki tam yargı yasamaya tecavüz ederken, sanki bunlar şu an yaşanmıyormuş gibi Mert aniden “sivil vesayet” diye parladı ve “sahne ışıkları”na kavuştu, işte onun “makûl”u (!) budur!"


İŞTE ULUENGİN'İN YAZISINDAN BİR BÖLÜM:

Mert, CHP'li duduların çarşaf eylemini eleştirmemi “Cumhuriyet ve Hilafet tartışmalarındaki derinliğin farkında olmayan bir sığlık”la suçlamaya yeltendi.



Eh ne demeli, demek ki “derinlik”i ve “sığlık”ı kimi fersahla, kimi mikronla ölçüyor.



Fakat esas mesele, Nuray Mert'in yukarıdaki tavrı yine “her tarafı idare etmek” ve bunu da “makûl” (!) diye pazarlamak eyyamcılığının başka bir göstergesini daha sunuyor.



Nasıl ki, tam cuntalar ayağa dökülürken; nasıl ki tam darbeciler kodese tıkılırken, nasıl ki tam yargı yasamaya tecavüz ederken, sanki bunlar şu an yaşanmıyormuş gibi Mert aniden “sivil vesayet” diye parladı ve “sahne ışıkları”na kavuştu, işte onun “makûl”u (!) budur!



Yani, hâkim statükoyu gerçekten demokratik bir sisteme dönüştürmek falan değildir.



“Kozmetik hanımabla”nın kıymeti kendinden menkul o “makûl”ü, kozmetikliğinin doğası gereği, çok fazla göze batan yerlerini makyajla yamayarak eskiyi idame ettirmektir.



Ve, ben dâhil tüm özgürlükçülere hırsla saldırması da onun bu eyyamcı “makûl”ünü makbul saymamamızdan kaynaklanmaktadır ki, Mert'le polemik defterim burada kapanmıştır.


NURAY MERT: ÇOK AYIP

Nuray Mert, Uluengin'in bu yazısına köşesinden şöyle cevap verdi:


"Kızgınlık hezeyanıyla, centilmenliği de bir yana bırakıp, muhatabı bir kadın olduğu için, o konuda da kolaycılığa ve maşizme savrulup, bolca, “kozmetik”, “makyaj” gibi laf kullanmış. Çok ayıp!"