Televizyon dizilerinde maliyetler yükseldikçe, yapımcılar internete yöneldi. Dijital platformun nimetlerini keşfeden gençler artık kendi imkanlarınca set kuruyor, senaryo yazıp bir günde dizi çekiyorlar.
Türk dizileri artık sadece ülkemizde değil dünyada izleniyor. Her akşam farklı kanallarda, prime time'da hep diziler var. Yatıyoruz dizi, kalkıyoruz dizi. Aslına bakarsanız bundan şikâyet eden de yok. En azından reytingler bize bunu söylüyor. Aşk, entrika, kavga, cinayet derken bu konulara ilgi duymayan izleyici ise ortada kalıyor. İşte onların imdadına (!) da internet dizileri yetişiyor. Sayıları gün geçtikçe artan bu diziler, televizyonda aradığını bulamayanlara alternatif sunuyorlar. Tabi en büyük özellikleri internetin sunduğu özgür ortamı kullanabilmek. Kimi aşkı, kimi macerayı, kimi de komediyi tercih ediyor. Sistem televizyonla aynı işliyor aslında. Dizi çok zor koşullarda çekiliyor, belirlenen gün ve saatte çeşitli internet sağlayıcıları kullanılarak izleyenlerin beğenisine sunuluyor. Dijital platformun nimetlerini keşfeden gençler artık kendi imkanlarınca set kuruyorlar, senaryo yazıp, bir günde dizi çekiyorlar. Üstelik bu dizilerin sayısı hiç de az değil. İster istemez bu diziler arasında rekabet de oluşmuş. Tam olarak kesin sayı verilemese de kalbur üstü ona yakın web dizisi bulunuyor. Her geçen yıl kalite ve çeşit artıyor. Tüm dünyada internet dizilerine olan talep arttıkça aynısı ülkemizde de yaşanıyor. Bu rekabetten kendini gösterebilecek olanlar ileride daha büyük bütçeli internet dizileri çekebilecekler.
Türkiye'nin en genç film ekiplerindenbirinin çektiği ve internette bir milyondan fazla izlene Cadde filmi web dizisi olarak TurkWeb.tv'de yayınlanıyor. Türkiye'nin en genç film yönetmeni ünvanına sahip Doğa Can Anafarta'nın 2007 yılında çektiği ve internette bir milyondan fazla izlenen ilk uzun metrajlı filmi Cadde TurkWeb.tv'de yayında. Uzun metraj filmden internet dizisine geçiş yapan ekip bugüne kadar beş uzun metraj, dört orta metraj ve bir dizi ve birkaç da kısa filme imza atmış. Doğa Can Anafarta, Yiğit Uçar ve Baybars Azizoğlu; Kupa Altı Medya'dan çıkarttıkları dizileriyle aile bağları ve dostluğa odaklanıyor.
Cadde Marsilya Web Festivali'nde yarışmak için davet alan Türkiye'nin ilk internet dizilerinden biri. Moda'nın, paranın, eğlencenin ve aksiyonun merkezi Bağdat Caddesi'nde yaşayan ve ailesi olmayan üç kardeşin hayatla mücadelesini anlatan dizide, bağlılık ve düşmanlık kavramları irdeleniyor. Sadece Cadde'li oyuncuların ekipte yer aldığı dizi özellikle dövüş sahnelerinin gerçekçiliği ile öne çıkıyor.
Televizyon dizileri ödül alır da internet dizileri geri kalır mı? Asla, kalmaz! 2010 yılından bu yana devam eden Men E Men dizisi işte bu ödüllü internet dizilerinden. Murat Karakaş ve Genco Çağlar tarafından televizyona yapılan işlerin maliyetinden kaçmak için çekilen dizi, 3 sezon boyunca izleyicilerden büyük ilgi gördü. Bu ilgi sadece seyircilerle de kalmadı. Ekip, 2011 yılında Amerika'da katıldıkları Los Angeles Web Festival yarışmasında jürinin seçimiyle 3 farklı dalda ödüle layık görülmüş. Türkiye'de bu konuda ödül alan ilk web dizisi olma unvanını kazanmışlar. En iyi komedi web dizisi, en iyi komedi erkek/ Murat Karakaş, en iyi komedi erkek/ Genco Çağlar ödülleriyle ülkeye dönen gençler aynı yıl bu kez New Media Film Festival yarışmasında tamamıyla internet oylaması ile yapılan yarışmada en iyi komedi web dizisi ikincilik ödülünü kazanmış. Sektörü yakından takip eden Karakaş'a 'Televizyona iş yapmakla internete çalışmak arasında nasıl farklar var dediğimizde şu cevabı alıyoruz: 'Tv kanallarına proje üretmek ve hayata geçirmek yüksek maliyetler, kalabalık bir ekip ve görünmeyen arka plandaki bir çok ekstra maliyeti beraberinde getiriyor. Web üzerinde ise çok daha küçük bir ekip, ekipman ve içerikle prodüksiyon yapılabiliyor. Amerika ve belli Avrupa ülkelerinde internet dizilerinin bir sektör haline gelmesinden bunu anlamak mümkün.'
2005 yılında internet için dizi çekmek üzere harekete geçtiklerini söyleyen Doğa Can Anafarta, neden interneti tercih ettiklerini şöyle açıklıyor: 'Dijital platformda iş yaparken bütçeler çok düşüyor en büyük avantaj bu aslında. Televizyon hata kaldırmaz fakat internet izleyicisi sizin zaten ne şartlarda çektiğinizi tahmin ettiği için anlayışlı oluyor. İkinci ve yine çok önemli bir avantaj sizi denetleyen bir kurumun olmaması. İnternet üzerinden özgürce fikrinizi beyan edebiliyorsunuz. Bunu ne yazık ki televizyonda şu anda yapmak imkansız.' Dizinin şu anda haftalık elli bin takipçisi var. Bunun zamanla daha da artacağını söyleyen Anafarta 'Şimdilik televizyon önde olsa bile zamanla eminim internet öne geçecektir' diye de belirtiyor.
Cadde'yi ilk olarak 2008 yılında uzun metraj olarak çektiklerini hatırlatan yönetmen 'Aslında hikaye çok basit fakat kardeşler arasındaki sıcaklık, sokak hayatı ve kavga sahneleri sayesinde beş yıl geçmiş hala biz Cadde'yi çekiyoruz. Şimdi internet dizisine dönüşen projemizde kardeşler her hafta düşmanları ile savaşıyor. En büyük hedeflerden biri ilerde Cadde'yi sinemaya taşımak' şeklinde konuşuyor. Tabi en çok merak edilen nokta, kısıtlı imkânlarla çekilen bu dizilerin maddi getirisinin olup olmadığı. Evet, dizi maddi anlamda kendi giderlerini karşılıyor. Ama zaten ekibin yarısı bankacı, yarısı mühendis. Herkes hafta sonları buluşup Cadde için çekim yapıyor sonra gündelik hayatlarına dönüyor. Maddi bir getirisi olmasa da herkes için bir heves ve gelecek hayali sunuyor bu iş. Cadde ekibinin yeni bir projesi de yolda. Paradoks 26 isimli dizi eğer bütçe bulunabilirse hemen hayata geçirilecek.
İnternet dizilerinde her türden örnekler var demiştik. 1Kezban 1 Mahmut da işin komedi kısmında. Delivizyon isimli ekibin özverili çalışmaları sonucu çekilen dizide, Kezban ve Mahmut adındaki iki gencin aşkı ve başlarından geçen komik olaylar işleniyor. Ayrıca Emrah, Yaprak, Serkan, Kürşat ve Garson karakterleri de dizide önemli yer kaplıyor. Yönetmen Cenk Çelik, 'Karakterlerin gerçekçi olmasına özen gösteriyoruz. Seyircimizin en çok hoşuna giden de bu oluyor. Dizideki her karakteri benimsiyor ve sahipleniyorlar, fantastik karakterleri bile' diyerek işlerini hiç de hafife almadıklarını belirtiyor. Yıllardır sinema televizyon sektöründeki deneyimlerini kullanarak internet için ne yapabilirim diye düşünen Çelik 'Başlangıçta küçük bir ekip kurduk. Fikir olarak güzel görünüyordu fakat uygulamada nasıl olacağını bilemiyorduk. Başlangıç için aklımızdaki dizi projeleri arasından bir tanesini seçerek onun üzerinde yoğunlaşmaya karar verdik. İnternet seyircisine daha kolay ulaşabileceğini düşündüğümüz için 1 Kezban 1 Mahmut adlı interaktif dizi projesi ile başlangıç yaptık. Bu dizi hem Türkiye'nin ilk interaktif dizisi olması açısından hem de içeriğindeki farklılık açısından internet seyircisinin dikkatini çekecekti. Tahminlerimiz doğru çıktı. 1 Kezban 1 Mahmut, fragmanını yayınladığımız andan itibaren büyük bir ilgi gördü' şeklinde konuşuyor. Dizi sosyal medyada da çok konuşuluyor. Sadece ilk bölümü 600 bin izlenen dizinin ilk 8 bölümü ve diğer ekstra videoları 4 milyon kez seyredildi. 1 Kezban 1 Mahmut, üç dört kişilik bir çekirdek ekiple çekiliyor. Çelik de maddi anlamda bir getirinin olduğunu fakat yeterli gelmediğinin altını çiziyor: 'Şimdilik gelirler, harcadığımız bütçeleri karşılamaktan çok uzak. Bu işi profesyonel bir ekip ve ekipmanla yapmanın bedeli maddi olarak ağır oluyor. Bunun karşılığında kaliteli bir iş çıkarıyoruz elbette ama henüz Türkiye'de internet dizisi kavramına pek alışılamadığı için işin reklam ve sponsorluk boyutunda sorunlar yaşıyoruz.'
Varol Yaşaroğlu bilindiği gibi grafi2000'in kurucusu. En son Star Tv'de büyükler için çizgi dizi Fırıldak Ailesi'ni hazırladı. Fakat o da çok geçmeden kendini dijital mecraya attı. Zaten öncesinde de bu mecrada deneyim sahibi olan Yaşaroğlu 'Biz internette doğmuş bir ekibiz. Yaptığımız ufak bir animasyon bile inanılmaz izlenme oranlarına ulaşıyordu. Oradaki ruhu da çok iyi kavramıştık. Fakat bir süre dijitalden uzak kalmıştık. Şimdi onun dinamiklerini tekrar keşfetmeye başladık' diyor.
Youtube'de resmi bir kanal açan Yaşaroğlu, Fırıldak Ailesi'ni orada yayınlamaya devam ediyor. Her hafta farklı bir bölümle izleyiciyle buluşan dizinin istatistikleri de sıkı tutuluyor. Sağlıklı bir ölçümle gerçek izleyicinin tespit edildiği istatistik programı sayesinde interneti verimli kullanacaklarını da ekliyor Yaşaroğlu: 'Amacımız bize ait bir eğlence kanalı oluşturmak. Kimsenin müdahale edemeyeceği, ne bir reklam ajansının ne bir medya yöneticisinin manipülasyonuna izin vermeyen bir ortam oluşturmak. Bu anlamda tamamen demokratik bir şey olsun dedim. Bu nedenle ben youtube'u seçtim.' Şuanda üye sayısı10 bini geçen kanalda, bundan sonra Balıklar isminde yine bir animasyon projesi daha yapılacak.






