Üsküp’ten yola çıkarak vardığımız Kalkandelen’de, Alaca Camii’nin rengârenk desenlerle süslü duvarları bizi ilk bakışta büyüledi. Osmanlı’dan bugüne ulaşan bu mimari zarafet, yalnızca bir ibadet mekânı değil; aynı zamanda bir medeniyetin sanatla vücut bulmuş hafızası olarak yerini koruyor.Kalkandelen(Tetova)’deki Alaca Camii’nin minaresinden yükselen ezan sesi, bugün hâlâ Makedonya’da yankılanıyor. Bu ses, bir yandan geçmişi hatırlatırken diğer yandan geleceğe dair bir çağrı gibi; Bir medeniyetin yeniden inşası, onun köklerine sadık kalan insanların elinde şekilleniyor. 16. yüzyılda iki kız kardeşin çeyiz paraları ve Müslüman ailelerin desteği ile inşa ettirdiği cami, yüzyıllar boyunca savaşların, rejim değişimlerinin ve kimlik çatışmalarının arasında dimdik ayakta kaldı. Bugün, Kalkandelen’in sembolü hâline gelen bu cami, Balkanlar’daki Türk-İslam mirasının sürekliliğini temsil etmeye devam ederken birçok yerli ve yabancı turisti de ağırlıyor.
Kültürden eğitime bir gönül seferberliği
Kalkandelen’de, bu önemli, Alaca Camii’nin karşısına inşa edilen; kültür, sanat ve eğitim alanında çalışmalar yürütmek için kurulan Alaca Derneği, camiiyi ziyeret eden her Müslüman’ın uğrak noktası olmuş. Dernek Başkanı Şükriye Kahya, kuruluş amaçlarını şu sözlerle anlatıyor: “Osmanlı’nın Balkanlardan çekilmesiyle birlikte, Türk-İslam medeniyetini hafızalardan silmek için yapılan saldırılar ne yazık ki uzun yıllar devam etti. Ancak Alaca Camii bu yıkımdan kurtulmuş bir sembol olarak bizlere sabrın, aidiyetin ve dayanışmanın gücünü gösteriyor. Biz de bu bilinçle gençliği kendi kültürel kökleriyle buluşturmak istiyoruz.” Bu amaç doğrultusunda dernek, Türk dilini ve Türk-İslam medeniyetini yaşatmak için hem çocuklara hem gençlere yönelik çok yönlü faaliyetler yürütüyor. T.C. Üsküp Büyükelçiliği, YTB, TİKA ve Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarla iş birliği içinde çalışmalarını sürdüren Alaca Derneği, bölgede Türk kültürünün canlı kalması için önemli bir köprü işlevi görüyor.
İslam hafızası diri tutuyor
Alaca Derneği, Türkçe kitaplardan oluşan bu kültür evi haline gelerek kütüphanesini büyütmüş, Bugün, Türk-İslam medeniyetine yön vermiş yazarların eserlerini yeni nesillerle buluşturuyor.
Ziyaretimiz sırasında dernek gönüllüsü Hatice Hanım’ın rehberliğinde geçirdiğimiz dakikalar, bir kültür ocağının samimi atmosferini hissettirdi. Kitapların raflardan taşan kokusu, duvarlardaki hat levhaları, Türk bayrağı ve gençlerin sessiz okumaları, bu mekânın yalnızca bir dernek binası değil; yaşayan bir medeniyet mekânı olduğunu gösteriyor. Derneği gezerken Makedon çocukların atölye esnasında tuttuğu okuma fişleri ve özet kâğıtları dikkatimizi çekti. Duvar panolarında “Bu ayın yazarı” başlığı altında seçkiler asılıydı; gençlerin hazırladığı sunum slaytları ise bir sonraki seminer için hazır bekliyordu. Kütüphane bölümünde Türkçe eserlerin yanında Makedonca ve İngilizce kaynakların da bulunması, programların çok dilli ve kapsayıcı kurgulandığını gösteriyor. Şükriye Kahya’nın ifadesiyle hafızanın diri tutulması, Osmanlı eserlerine yönelik tahriplerin yaşandığı dönemlerin ardından köprü, çeşme ve cami gibi yapılardan biri olarak hayatta kalan Alaca Camii’nin adı, derneğe bilinçli olarak verilmiş. Kahya, “Gençlerin kültürlerini idrak edip kendi değerlerinden sapmadan medeniyetlerini ihya etmeleri için çalışıyoruz” diyor. Bu nedenle dernek, faaliyetlerini dil-kültür-değer üçgeninde kurguluyor.
Çocuk ve gençlere yönelik programlar
Alaca Derneği’nin programları, gençlerin Türkçe kullanımını artırırken yerel toplumla etkileşimi güçlendiriyor. Urvıç köyünde açılan kurslar ve Kalkandelen merkezdeki atölyeler, şehir-kırsal arasında eşik kapatma etkisi yaratıyor. Derneğin kadınlara dönük düzenli buluşmaları ise aile içi aktarımın en güçlü halkası olarak öne çıkıyor.
Dernek, faaliyetlerini yaş gruplarına göre sistematikleştiriyor. Bu yıl Kalkandelen’i ziyaret edecekler için sosyal medyadan derneği takip etmelerini önerebilir ve katılabilecekleri programları şöyle özetleyebiliriz:
Anadolu Mektebi okumaları (16-22 yaş): Millî Eğitim Bakanlığı ile uyumlu çerçevede belirlenen yazarların eserleri üzerine makale ve sunum üretimi; seçili çalışmalar farklı ülkelerde de paylaşılabiliyor.
Mukabele ve dinî sohbet (kadınlara yönelik, perşembe): Düzenli buluşmalarla dayanışma ve dinî bilgi derinleşiyor. Kalkandelen’de Türkçe kursları: Yunus Emre Enstitüsü destekli program; ayrıca İngilizce ve Makedonca kursları. Aylık etkinlikler: Sempozyum, konferans, çalıştay, kitap tanıtımları ve film okumaları. Dernek, mevcut atölyeleri dijital içeriklerle desteklemeyi, okuma programlarını yerel üniversite ve liselerle eşgüdümlü hâle getirmeyi, kadınlara yönelik mesleki eğitimlerde sertifikasyon hacmini günden güne artırmayı hedefliyor. Türkiye’den eğitimcilerin desteğiyle, seçkilerin tematik aylık vitrinlerle sunulması ve okuma çıktılarına dayalı yazı-sunum alışkanlığının yaygınlaştırılması da planlar arasında yer alıyor.
Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.