Kuşların öğrencisi ile iki gün

Ayşe Olgun
Ayşe Olgun
00:0024/06/2012, Pazar
G: 23/06/2012, Cumartesi
Yeni Şafak
Kuşların öğrencisi ile iki gün
Kuşların öğrencisi ile iki gün

Adını eskiden '4 ay devlete 8 ay Allah'a emanet' sözüyle duyduğumuz Van Bahçesaray'da iki gün geçirdik. Dağların karlı eteklerine yaslanarak çıktığımız Bahçesaray'da Kürt edebiyatının önemli ismi Feqiye Teyran'ın şiirleri dillerimizde geri döndük.

Kürt edebiyatının önemli mutasavvıf-şairlerinden Feqiye Teyran için Van'ın Bahçesaray ilcesinde bu yıl 3. kez bir anma programı düzenlendi. Eskiden "4 ay devlete 8 ay Allah'a emanet" sözüyle hatırlanan Bahçesaray artık adının 'mahrumiyet bölgesi' olarak değil kültür ve doğal zenginlikleriyle anılması için canla başla çalışıyor. Mesela dağların arasında saklanmış 'gizli bir cennet bahçesi' olan Bahçesaray'a gelirken yolda gördüğümüz kar çalışma araçlarının karları temizlemek için değil, kar tünelleri açarak kışın yolların kapanmasını önlemek için önemli bir projeyi hayata geçirmeye çalıştıklarını öğreniyoruz. Yol çalışmalarını izlerken bir yandan da aracımızın yazın bu sıcağında dağların karlı eteklerini yalayarak Bahçesaray'a doğru tırmanarak çıkmasının sevinci içimizi genişletmeye yetiyor bile.

İlçeye geldiğimizde iki gün sürecek olan sempozyumun açılış töreni Bahçesaray'a adını veren Müküs Çayı'nın eteklerinde başlamıştı bile.(Bahçesaray'ın eski adı Müküs'müş)

Açılışa sadece Bahçesaraylılar değil çevre illerden de büyük ilgi vardı. Yoğun ilgi gören programda Van Valisi Münir Karaloğlu halkı Kürtçe olarak selamlaması büyük alkış aldı. Karaoğlu konuşmasında Feqiye Teyran'ın Kürt edebiyatının Yunus Emre'si olduğunu ve böyle bir şairin sadece bu bölgede biliniyor olmasının üzüntü verici olduğunu dile getirdi.

Biz de bir yandan protokol konuşmalarını dinlerken diğer taraftan da ilk kez geldiğimiz ilçeyi tören alanından fazla uzaklaşmadan keşfetmek için Müküs çayının kenarındaki kalabalığın içine doğru ilerledik.

ZEKİ VE ESPRİLİ İNSANLAR

Açılan sergi alanını gezdikten sonra da çay içmek için kalabalığın bize büyük bir misafirperverlikle açtığı alanda ilk çaylarımızı yudumladık.

Hepimizin yöre halkıyla ilgili intiba cümlesi şu oldu: 'Bahçesaraylılar ne kadar esprililermiş böyle'

Koyun yünlerini tarayan aleti ısrarla Kürtçe ismiyle değil de 'yün ayrıştırma aleti' diye tanıtan Bahçesaraylı muzip adamdan 'ben bu yörenin google'yım' diye kendini tanıtan diğer bir Bahçesaraylı'ya kadar kiminle selamlaşıp kimle çay içtikse kahkahalara boğulduk diyebiliriz. Kendi dilinde bize hoş geldiniz deyip boynumuza sarılan, sandalyesini uzatan, elimizdeki çay bardağını boş bırakmayan yöre halkının anlattıklarından Bahçesaray'ı ve Feqiye Teyran'ı az çok tanımış olduk. Törenden sonra, 17. yy'da yaşamış ve ismi "kuşların öğrencisi" anlamına gelen ve yazdığı şiirleri nesilden nesile geçerek günümüze ulaşmış olan Feqiye Teyran'ın türbesine gitmek için hep birlikte yola çıktık. Üç bin metre rakımda kurulmuş olan ilçeden dağlara doğru aracımızla ilerledik. Misk adlı küçük bir köyde yaşamış ve burada ölmüş olan Feqiye Teyran'ın varlıklı bir ailenin oğlu iken kuş dilini öğrenip Zümrüt-ü Anka'nın sesini duymak için bütün Mezopotamya'yı gezdiğini anlatan yöre halkını dinlerken bir küçük köye değil de sanki bir masal kitabının içine girmişiz gibi etrafı gezmeye başladık. Kuşların ötüşleri ve kanat seslerinin dışında hiç bir sesin olmadığı bu yerde önce Teyran'ın, Ak Parti Van milletvekili Gülşen Orhan'ın çabasıyla, üç yıl önce yaptırılan türbesi, ardından da yaşadığı evi ziyaret ettik.

ŞİİRDEN TABİATA UZANAN YOL

Van Valiliği ile Van Rölöve ve Anıtlar Bölge Müdürlüğü tarafından Teyran'ın şiirleri yazılmış tabelalarla uzanan yol hepimizi büyüledi. Anıtlar Bölge Müdürü ve mimar Cemil Karabayram tarafından tasarlanan yolun üzerinde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi hocalarından Hasan Çiçek'in derlediği Teyran'ın yüz mısrası hem günümüz Türkçesiyle hem de Kürtçe olarak yazılmış. "şık tû yî dilber tû yî Nâzir tû yî menzer tû yî/Ruh û beden û gewher tû yî/Misbah û nûra qîmatê yani "Aşık sensin, dilber sensin / Bakan sensin bakılan sensin / Ruh ve cisminle bir cevhersin / Nur içre nurefşan bir değersin" bu yolda okuyup sevdiğimiz 1600'lü yıllarda yazılmış şiirlerden sadece biri.


Kuşların öğrencisi

Feqiye Teyran 1590 Hakkâri doğumlu asıl adı Muhamed olan şair, masal ve destan yazarı. En önemli eseri Hespê Reş'tir (Kara At). Bu eser 1965'te Moskova'da Kürtçe-Rusça olarak yayınlandı. Medrese eğitimi alan Tayran'a Feqe ismi, ilimden/talebe kelimesinden; Teyr/kuş ise (Mantık et-Tayr) adlı eserden geliyor. Bu, Ferîdüddîn-i Attâr'ın çokça bilinen eseridir. Anlamı; "Kuşların konuşması"dır.


İlk defa Kürtçe sempozyum düzenlendi

Van Bahçesaray'daki Feqiye Teyran Sempozyumu'nun asıl önemli yanı ilk kez Kürtçe bir sempozyum düzenleniyor olması. Bu yıl üçüncü defa gerçekleşen sempozyuma yurt içi ve yurt dışından çok sayıda isim katıldı. Teyran'ın şiiri, düşüncesi ve yaşamı üzerine konuşmaların yapıldığı sempozyuma İran, Suriye ve İsveç'ten katılan Kürt şair ve düşünce adamlarının ilgisinin nedenini etkinliğin düzenlenmesinde büyük emeği geçen Van milletvekili Gülşen Orhan şöyle açıkladı: ' Feqiye Teyran Zümrüt-ü Anka'yı bulmak için bütün Mezopotamya'yı ve çevresini gezmiş ve sonra memletekine dönüp burada vefat etmiş bir şair. Gezdiği topraklarda şiirleri hala dilden dile söylendiği için sadece bizim ülkemizde değil diğer ülkelerde de büyük ilgi görüyor. Teyran'ın şiirleriyle büyümüş bir çok ismin bu programda biraraya gelip birbirlerine sarılıp hasretle ve sevinçle ağladıklarına şahit olduk."