Basın İlan Kurumu ile Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER)''nin birlikte düzenlediği ''Matbuat Dünyasından Sanatkâr Çehreler'' programında bu ay İstanbul yazarı olarak tanınan Ahmet Rasim yâd edilecek.
Bir İstanbul yazarı Ahmet Rasim
Mustafa Demirci (Sanatalemi.net)
Gazeteci yazar Ahmet Rasim bir toplantıda ele alınıyor. Çemberlitaş Basın Müzesi''ndeki program, 21 Ocak Salı günü saat 15.00''te başlayacak.
Ahmet Rasim''i, araştırmacı yazar İsmail Bilgin anlatacak. Ahmet Rasim''in hayatını, eserlerini ve gazetecilik yönünü anlatacak olan Bilgin, daha sonra dinleyicilerin sorularına cevap verecek. Toplantının ardından yazarın eserlerinden ve fotoğraflarından meydana gelen bir sergi gezilecek. Türkiye''nin en çok sevilen ve okunan yazarlarından olan Ahmet Rasim''in eserleri arasında Şehir Mektupları, Leyâl-i Iztırab, Muharrir Şair Edib, Ramazan Sohbetleri, Falaka, Muharrir Bu Ya ve Eşkâl-i Zaman da bulunuyor.
Ahmet Rasim 1865''te İstanbul''da doğdu, 1932'de İstanbul Heybeliada''daki evinde hayatını yitirdi. Menteşeoğulları''ndan Kıbrıslı Bahaeddin Efendi''nin oğludur. Kendisi doğmadan babası ailesini terkettiği için annesi Nevber Hanım tarafından yetiştirildi. Öğrenimini yoksul çocuklara eğitim hizmetini bugün de sürdüren Darüşşafa''da tamamladı. Posta ve Telgraf Nezareti kalemine memur olarak girdi. Bir yandan memurluk yaparken diğer yandan Ahmet Midhat Efendi''nin yayınladığı Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başladı. Kısa bir süre öğretmenlik yaptı. 2. Meşrutiyet''ten sonra Hüseyin Rahmi Gürpınar ile birlikte Boşboğaz isimli bir mizah dergisi çıkardı. Ceride-i Havadis, Tasvir-i Efkâr, Yenigün, Akşam, Vakit, Cumhuriyet gibi gazetelerle birçok dergide çok sayıda makale, fıkra, gezi mektubu, hâtıra türlerinde yazıları yayınlandı. Suriye, Sofya ve Romanya''da muhabir olarak bulundu. 1927''da İstanbul milletvekili oldu. Bu görevi vefatına kadar sürdürdü. Daha çok ustası Ahmet Midhat''ın edebî çizgisini izleyen, döneminin güçlü akımı Servet-i Fünun içinde yer almayan Ahmet Rasim, öğrencilik yıllarında saltanata karşı çıkan şair ve yazarlara özenerek şiirler de yazdı. Daha sonra yazıya yöneldi. Ama şiiri bırakmadı. Muallim etkisindeki şiirlerini ''Leyla Feride'' takma ismiyle Musavver Malumat dergisinde yayınlattı. Döneminin bütün edebiyat ve siyasi tartışmalarından uzak kaldı. Benimsediği gerçekçi-gözlemci çizgide yazılarını sürdürdü. Kısa, canlı cümlelere, yaygın ve güncel deyimlere dayanan arı bir İstanbul Türkçesi ile yazdı. Darüşşafaka''daki öğrencilik döneminde Zekaî Dede''den müzik dersleri aldı. Çoğunun güftesi kendisine ait 60 kadar şarkı besteledi. Bu şarkılardan 40 kadarı günümüze ulaştı.
Yayımlanmış bazı eserleri: Afife (1894), Bir Sefilenin Evrak-ı Metrukesi (1893), Ülfet (1900), Eşkâl-i Zaman (fıkra, 1918), Gülüp Ağladıklarım (1926), Muharrir, Şair, Edip (1924), Cidd-ü Mizah (1920), Şehir Mektupları (4 cilt, 1910-1911), Falaka (1927), Gecelerim (1896), Ramazan Sohbetleri (1913), Ömr-i Edebi (1897-1900), Romanya Mektupları (1916), Küçük Tarih-i İslâm (1890), Küçük Tarih-i Osmani (1891), İki Hâtıra Üç Şahsiyet (1916)






