Âşıklar ölmez telef olur

00:0014/10/2012, Pazar
G: 6/09/2019, Cuma
Sema Karabıyık

Birkaç yıldır sinyal veren dizi sektöründe yeni sezon ve yeni reyting ölçümüyle birlikte tehlike sinyalleri ciddiye alınmaya başladı. Yeni başlayan dizilerin seyircinin görüntü alanına girememesi, birkaç dizi hariç geçen yıldan devam edenlerde gözlemlenen düşüş, ne olacak bu dizilerin hali sorusunu sorduruyor sektör yöneticile-rine. TV yapımcıları twitter''da takipçilerine, gerçekten dizi izlemekten sıkıldınız mı ne izlemek istiyorsunuz sorusunu yöneltiyor. Dizi izlemekten değil ekrandaki birbirinin

Birkaç yıldır sinyal veren dizi sektöründe yeni sezon ve yeni reyting ölçümüyle birlikte tehlike sinyalleri ciddiye alınmaya başladı. Yeni başlayan dizilerin seyircinin görüntü alanına girememesi, birkaç dizi hariç geçen yıldan devam edenlerde gözlemlenen düşüş, ne olacak bu dizilerin hali sorusunu sorduruyor sektör yöneticile-rine. TV yapımcıları twitter''da takipçilerine, gerçekten dizi izlemekten sıkıldınız mı ne izlemek istiyorsunuz sorusunu yöneltiyor. Dizi izlemekten değil ekrandaki birbirinin kopyası, önceki dizilerin klonunu izlemekten sıkıldıkları tespitini yapamıyorlar ne yazık ki. Dizisini eleştirenleri daha önce izlediğiniz falanca dizi bundan daha kötüydü diye püskürtebiliyorlar rahatlıkla. Kimse şapkasını önüne koyup ben nerede hata yaptım sorusunu sormuyor, faturayı seyirciye çıkartıyor, dizine sahip çık(saydın).

Uzun zamandır ciddi bir senaryo sıkıntısı yaşandığını dile getiriyorum elimden geldiğince. Teknik anlamda kat edilen çekim-kurgu- oyunculuk maalesef senaryo kısmında yayan kaldı. Şablon hikaye-klişe sarmalındaki benzer diziler arasında seyretmeme kartını kullanmayan, dikkatini diziler arasında dağıtan seyirci, farklı bir hikaye, kurgu ile karşılaştığında ilgisini esirgemiyor. Bazen de yıllardır aynı şeyleri seyreden seyircilerde görülen metal yorgunluk neticesi farklı işler ne yazık ki istenilen seviyede dikkati çekemiyor. Her yeni bölümüyle farkını fark ettiren katman katman açılan hikayesiyle Şubat örneğinde olduğu gibi.

Yeraltı insanlarını anlatmasına rağmen küfür argo kullanmaya tenezzül etmeyen, kendi dilini oluşturmayı seçen Şubat''ta, Nadir Sarıbacak Duble karakteri ile harikalar yaratıyor. Duble, şizofrenik bir karakterin başarılı bir portresi. Asla yalan söyleyememesini Deli İbrahim seninki seni ispiyonluyor Duble diyerek dile getiriyor. Nezaret performansı görülmeye değerdi Duble''nin. Âşıklar ölmez telef olur tiradını kumru hikayesiyle zenginleştirdi: ''Dişi kumru vurulunca erkek kumru uçmaktan vazgeçti, sapladı kendini yere, paramparça oldu. Hayvanlar ölür âşıklar ölmez.''

Diziler genelde aşk üçgenine hapsederek mevcut hikâyelerini heba ederken; farklı karakterler farklı hayatları içinde barındırır sözüne hayat veren dizi olarak çekiyor dikkatleri Şubat. Yüzün yangında mı oldu sorusuna, ben yangında arkadaşlarımı kaybettim cevabını bütün masumiyeti ve naifliğiyle seslendiren Şubat, âşık olduğu Yağmur''a sen kötülük yaptın demişti. Kötülük yapmak için kötü olmak gerekmediğini, kalp gözü kapalı olanların gerçekleri göremediğini dile getiren Şubat; iyi, kötü; iyilik, kötülük hakkında düşünmeye sevkediyor izleyeni.

Kötülük sorunu teologların, ahlak felsefecilerinin yüzyıllardır çözemediği bir muamma. Kötü karakterlerin resmi geçit yaptığı, sena-ristlerin tüm zekalarını ve enerjilerini kötü karakterlerin karizmalarına harcadığı yerli dizilerde, kötülüğün felsefesine teğet geçiliyor. Şubat başladığı gibi devam ederse kötülüğün felsefesine kafa yoracak izlenimi veriyor.

İyiyle kötüyü ayıran çizgi her insanın yüreğinden geçer.

Hikaye karakterleri tıpkı gerçek hayattaki bizler gibi yaşam öykülerinin yazarı, ruhlarının mimarıdır. Diğer dizilerin karakterleri senaristlerin hapishanesinden çıkamıyor bir türlü savruldukça savruluyor. Şubat''ın karakterleri öykülerini attıkları her adımda kendileri yazıyor. Şablon bir hikayesinin ve kurgusunun olmaması ise en büyük han-dikabı. Puzzle işçiliğine sahip senaryosu maalesef sonradan izleyici kitlesine dahil olmak isteyenleri zorluyor.