Yazarlar Tahammül kalmadı

Tahammül kalmadı…

Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Şam Şeytanı, diplomasi masasından falan anlamıyor: Ankara’da Türkiye-Rusya görüşmeleri devam ederken Kahpe Şam Rejiminin İdlib’in kuzeyindeki üssümüze saldırması sonucu 5 askerimiz daha şehit oldu.

Kandan beslenen Esad rejiminin 3 Şubat’taki ilk saldırısında da 8 şehit vermiştik.

Her iki saldırının da “Rusya’dan habersiz olarak gerçekleştiğini” düşünmek, asla mümkün değildir.

Rusya “masada başka, sahada başka” davranıyor.

Aynen ABD gibi, Rusya’ya da asla güvenilmez.

Moskova, masada oyalıyor; Şam sahada vuruyor!

*

Rusya ile İran’ın himayesinde Şam’da çöreklenen faşist rejimin sınır tanımayan alçaklıkları karşısında, Türkiye’mizin “tahammül sınırları” çoktan aşılmıştır.

Evet, Şam Rejimine her iki saldırı sonrasında da hak ettikleri karşılık misliyle verildi: Ne var ki, bunun yetmeyeceği açıktır.

Müslüman Türkiye’ye düşmanlığı tescilli bu Esad rejiminin kahpe saldırılarına devam edeceği aşikârdır.

Ateşkes kararlarını çiğnemeye özen gösteriyorlar!

Türkiye’miz, Esad’ın askerlerine misliyle karşılık vermenin de ötesine geçip, artık “kendi işini kendisi” görmelidir.

Nitekim…

MHP lideri Devlet Bahçeli, “mevcut halin devam edemeyeceğini” şu çarpıcı sözlerle dile getirdi:

Artık tahammül edecek halimiz kalmadı…

Misliyle cevap verilse de, Esad gidene kadar yüreğimiz soğumayacaktır…

Türk milletinin sabrını sınamaya çalışanlar tarihin her devrinde ağır bedeller ödemişlerdir…

Esad, katildir, suçludur, gayrı meşrudur. Rusya da iyi niyetli değildir…

Türkiye, gerekirse Şam’a kadar girmenin planını yapmalıdır!”

*

MHP liderinin, 3 Şubat’taki ilk saldırıdan sonra “Esad rejimi yıkılmadan, bu zorba cezasını bulmadan Suriye’ye kesinlikle huzur ve güvenlik gelmeyecektir” şeklindeki sözlerini “tam da burada” hatırlatalım!

“ESAD GÜZELLEMESİ” BERDEVAM

İçerideki “Esad’la görüşülsün; işbirliği yapılsın” tayfası, rejimin her iki kalleş saldırısından sonra da zerre utanmadan Esad’a koltuk çıkmayı sürdürüyor.

Mesela, Mister Perinçek…

13 askerimizi şehit eden sanki Esad’ın askerleri “değilmiş gibi” davranmaya devam ediyor!

Vatan Partisi’nin Başı, ekranda halen daha Esad güzellemesi yapıyor: Şam Şeytanından “Sayın” diye söz etmeye bayılıyor!

Katil Beşşar Esad’ın Katil Babası Hafız Esad’ın Terörist Başı Apo’yu Şam’da yıllarca himaye ettiğini hatırlayalım…

Öcalan’ın bir ayağının Şam’da diğer ayağının da Lübnan’da/Bekaa Vadisi’nde olduğu yıllardan söz ediyoruz:

O dönemde, Mister Perinçek Bekaa’da Apo’yu ziyaret etmiş ve ona “gül” vermişti!

Sahi, yıllardır ezberlediğimiz o fotoğrafları kim çekmişti?

Toronto’da mukim Tuncay Güney, 2013’te Sky Türk 360’a “görüntülü bağlandığı” vakit; o resimleri kendisinin çektiğini açıklamıştı! Nedense haber dahi olmamıştı!

DERİN ŞEBEKE

Teröristbaşı Apo ile Bekaa’da ilk röportajı yapan Komprador Burjuvazi’nin “mutemet televizyoncusu” Mehmet Ali Birand’dır. (Milliyet, 1988)

Teröristbaşı’nı “sempatize etmeye” yeltenen bir röportajdı! “Top oynayan” resimleri eşliğinde “Apo, Galatasaray’ı tutuyor” başlıkları falan gırla gitmişti!

1992’de Öcalan ile 32.Gün programı için bir kere daha görüştü, Galatasaraylı Mösyö Birand…

CNN Türk’te “Çok gecikilmezse, Öcalan günün birinde Meclis’e girebilir” diyordu! (22 Kasım 2012)

*

Mehmet Ali Birand’ın 28 Şubat’taki (1997) MGK toplantısından “üç gün sonra” neler yazdığını…

“Fetullah ile elinde hediye kutusu mutlu pozlar eşliğinde fotoğraf çektiren” Hürriyet’in Devşirmeleri asla hatırlatmaz:

Olanlar oldu. Siyasilerimiz yine boşluk yarattı.

Asker, siyasi yaşamımızdaki balans ayarını, ince ayarını tamamladı. Kendi düşen ağlamaz. Bundan böyle kimsenin şikâyete hakkı yok!” (Sabah, 3 Mart 1997)

*

Birand, meslek hayatı boyunca Vehbi Koch’un damadı İnan Kıraç’ın himayesindeydi!

“Derin Galatasaray” diye bilinen İran Kıraç, 28 Şubat sürecinde “Büyük Sermayenin Hizmetkârı Orgeneral” Çevik Bir’i arayıp “Mehmet Ali’ye kefil olduğunu” söylemiştir!

GLADYO’NUN ATEŞİ

FETÖ’nün organize ettiği Şike Kumpası’ndan elli gün önce Mösyö Kıraç’ın gayretiyle G.Saray Kulübü başkanlığına seçilen Ünal Aysal, o kumpasa “Bu ateş üflemekle sönmez” diye destek veriyordu!

Kulübün eski başkanlarından Faruk Süren 2014’te şöyle demiştir: İnan Kıraç ‘Evet’ demeden G.Saray’a Başkan olunmaz!”

*

Twitter’daki @MakulKomunist hesabında önceki gün manidar bir fotoğraf, şu ilginç notla paylaşıldı:

“Bir Suriye Hatırası:Mayıs 1974. Şam. Ersen Olgaç, Nurettin Öztürk, Hüseyin Onur (Dev-Genç MYK üyesi), Mustafa Cengiz (şimdiki G.S. Kulübü Başkanı)

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.