Bir elmanın iki yarısı: Şer kardeşler
15 Temmuz darbe girişiminin ardından ortaya çıkan bilgi ve belgeler, FETÖ’nün yalnızca Türkiye içinde değil, uluslararası düzeyde de güçlü bağlantılar kurduğunu gösterdi. Örgütün Orta Doğu’daki çıbanbaşı İsrail’deki yapılanmasına ilişkin tanıklıklar, iddianameler ve kamuoyuna yansıyan açıklamalar, FETÖ’nün bu ülkede sıra dışı imkanlara sahip olduğunu ortaya koyuyor. Örgütün sözde İsrail imamı Harun Tokak’ın faaliyetleri, Kimse Yok Mu Derneği üzerinden yürütülen yapılanma ve darbe sonrası İsrail’den gelen destek açıklamaları dikkat çekiyor.
TVNET hakikatin ekranı oldu
15 Temmuz gecesi Türkiye, FETÖ’nün hain darbe girişimiyle karşı karşıya kaldığında TVNET, yaşananların adını ilk andan itibaren doğru koyan yayın kuruluşuydu. Henüz resmî açıklamalar gelmeden, FETÖ’cülerin kalkışmasını açık bir şekilde duyurdu; o gece milletin iradesine, devletin bekasına ve hakikatin yanında yayıncılık sorumluluğuna sahip çıktı.
FETÖcell iletişim
Darbe girişiminin ardından başlatılan derinlemesine soruşturmalar, FETÖ’nün devletin kılcal damarlarına nasıl sızdığını ortaya koydu. Bu yargılamalar, sinsi yapının hangi gizli yöntemlerle ayakta tutulduğunu gözler önüne seren çarpıcı raporları da beraberinde getirdi. Güvenlik birimlerinin elde ettiği bulgular, örgütün en alt birimden en üst kademesine kadar hiçbir detayın şansa bırakılmadığı devasa bir “gizlilik ve ihanet ağı” kurduğunu kanıtladı.
Balkanlar’a da okulla sızdılar
FETÖ, 1990’lı yıllardan itibaren Balkanlar’da eğitim kurumları, vakıflar, dernekler, medya organları ve ticari yapılar üzerinden geniş bir ağ kurdu. Örgüt, birçok ülkede isim değiştirerek faaliyetlerini sürdürürken, 15 Temmuz sonrasında bazı yapılar el değiştirmiş görünse de yönetim kadrolarında örgüt mensuplarının etkisini koruduğu belirtiliyor. Yunanistan ise firari FETÖ mensuplarının Avrupa’ya geçişinde en önemli güzergâhlardan biri.
FETÖ firarileri için güvenli liman: Avrupa
PKK terör örgütüne çeşitli şekillerde destek sağlayan Avrupa ülkeleri, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından bu kez FETÖ’cülerin sığındığı liman oldu. Örgüt, Avrupa’da bazı istihbarat çevreleri, siyasi yapılar ve sözde sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle eğitim kurumlarından medya organlarına, ticari şirketlerden farklı sivil oluşumlara kadar geniş bir alanda faaliyetlerini sürdürüp kurumsal bir yapılanma kurdu.
Ekonomik bağımsızlığa da yönelik bir saldırıydı
MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10’uncu yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, darbe girişiminin yalnızca milli iradeyi değil, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını, üretim kapasitesini ve stratejik kazanımlarını hedef aldığını belirtti
Amerika'ya kök saldılar
15 Temmuz’un katilleri ABD’ye kök saldı. Ülkenin neredeyse tüm eyaletleri FETÖ’nün merkezi konumunda. ABD’de kabul görmek ve illegal faaliyetlerini perdelemek isteyen FETÖ, tüm lobi araçlarını kullanıyor. Örgüt, ülkede öne çıkardığı bazı isimler ve lobi şirketleriyle Amerikan siyasetinde alan açmaya çalışıyor.
Afrika artık güvende
Artık Afrika ülkelerinin geleceği FETÖ’nün elinde değil. Okulları sayesinde Afrika’da yapılanan FETÖ’ye, 15 Temmuz’dan sonra darbe üstüne darbe vuruldu. Türkiye Maarif Vakfı, 25’ten fazla Afrika ülkesiyle mutabakat zaptı imzalayıp FETÖ okullarını devraldı.
Kırgızistan’a çöreklendiler
FETÖ’nün Orta Asya’daki üssü Kırgızistan. Örgütün, bölgede en güçlü olduğu ülke burası. Halkı sokaklara dökerek 1 kez darbe girişiminde bulunan örgüt, Kırgızistan’da yönetimi ele geçirmekten hiç vazgeçmedi. FETÖ iki kez de darbeye hazırlanırken operasyon yedi.
Bölge imamını MİT yakaladı
İhanet ağı 1992’de Orta Asya’ya sıçradı
Türkiye’de olduğu gibi başka ülkelerde de okul ve yurt ağıyla yapılanan FETÖ’nün ilk hedefi devletlerin kılcal damarlarına sızmak. Örgüt Orta Asya’da da birçok ülkede örgütlendi. Bazı yönetimler bunu erken fark edip önlem aldı, bazıları ise 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’den yana olmak yerine örgütün tarafını seçti. İşte FETÖ’cülerin 1992’de adım attığı Orta Asya’daki faaliyetleri...
Yargının FETÖ ile imtihanı
Yargı teşkilatının FETÖ’den arındırılması ve kurumsal bağımsızlığının inşası sürecinde en kritik aktörlerden biri şüphesiz Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) idi. Yeni Şafak’a konuşan HSK Birinci Daire Başkanı Turan Kuloğlu, o gecenin Cengiz Aytmatov’un ‘Gün Olur, Asra Bedel’ romanına atıfla “asra bedel” bir demokrasi destanı olarak hafızalara kazındığını söyledi.
‘STK’lara sızın Alevi derneklerini ele geçirin’
Boş alan bırakmadan toplumun her kesimini kontrol etmek isteyen FETÖ’nün planlarından Aleviler de nasibini aldı. Bizzat elebaşı Fetullah Gülen’in gönderdiği ‘sızın’ talimatıyla Aleviler üzerinde toplumsal mühendislik denendi.
Devleti kurtaran ihbar: Yüzyılın en uzun gecesi
FETÖ’nün saat 03.00’te başlatmayı planladığı darbe girişimi, MİT’e ulaşan ihbarla deşifre olunca alelacele öne çekildi. 15 Temmuz akşamından 16 Temmuz’un ilk ışıklarına uzanan o karanlık saatlerde, Türkiye sokaklarda yazılan büyük bir direniş destanına tanıklık etti. Dakika dakika yaşanan gelişmeler, milletin iradesiyle darbenin nasıl bozguna uğratıldığını tarihe kazıdı.
En büyük zararı dine
İstihbarat örgütlerini aratmayan yapısıyla FETÖ, yıllarca “hizmet”, “cemaat“, “himmet“ ve “adanmışlık“ gibi kavramların arkasına saklanarak milyonların dini duygularını istismar etti. 15 Temmuz gecesi ise maskeler düştü; dini söylemlerle büyütülen yapı, silahını kendi milletine doğrultarak tarihin en büyük örgütlü din sömürülerinden birinin aktörü olduğunu gösterdi.
Masum kavramlar ardında Haşhaşiler
15 Temmuz’da milli iradeyi silahla çiğnemeye cüret eden FETÖ’yü geleneksel terör örgütlerinden ayıran en sinsi yönü, sosyo-kültürel değerleri maske olarak kullanmasıydı. Örgüt, aile, evlilik, eğitim ve din gibi toplumun en hassas dinamiklerini sabırla yıpratarak sinsi bir radikalleşme mekanizması kurdu. Toplumsal dokuda adeta bir ahtapot gibi yayılan yapının temelinde ise masumiyet zırhına büründürülmüş “ablaabi” metaforu ve “Işık Evleri” yer alıyordu.
FETÖ ‘Amerikan Barış Gönüllüleri’ni kopyalamış
İstihbarat örgütü olarak yapılanan FETÖ’nün kendisine rol model olarak 1960’larda ABD’de kurulan Amerikan Barış Gönüllüleri Örgütü’nü aldığı kanıtlandı.
FETÖ darbelerin kucağında büyüdü
27 Mayıs darbesini organize edenlerin korumasında adım adım ilerleyen terörist Fetullah Gülen, hep darbecilerden yana oldu. 12 Eylül’de Kenan Evren’i ‘cennetlik’ ilan eden Gülen, 28 Şubat’ı da emrindeki gazeteden böyle selamladı: Hayırlı olsun