Devlet Bakanı Babacan, ekonomiye yönelik eleştirilere, '6 milyar doları İmar Bankası hortumlarken bu ülkede hükümet kimdi? 1999-2002 yılları arasındaki MHP-DSP-ANAP koalisyon hükümeti 29 milyar lira borç devraldı, 235 milyar lira olarak devretti. Hiç konuşmamak sizin hayrınıza. Başınıza iş açarsınız” sözleriyle cevap verdi
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, TBMM Genel Kurulunda önceki gece, bakanlığına bağlı kuruluşların 2010 yılı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, dünyanın en derin krizle karşı karşıya olduğunu belirtti. Son aylarda dünya genelinde toparlanma sinyali alındığını, ancak bu toparlanmanın yavaş ve kademeli olacağı konusunda geniş mutabakat olduğunu vurgulayan Babacan, kontrol altına alınmış bir bütçe açığı, düşük bir kamu borç stoku, güçlü finans sisteminin, Türkiye'nin krizden çıkış sürecinde en önemli dayanaklarından birisi olacağını kaydetti.
Kriz döneminde 13-14 ülkenin kredi notunun arttığını, 80'nin üzerindekinin düştüğünü, ancak kredi notu iki kademe birden yükseltilen tek ülkenin Türkiye olduğunu söyleyen Babacan, ekonomi ile ilgili yapılan eleştirilere şu cevabı verdi: “1991'den 1996'ya kadar, iş başında koalisyon hükümeti var. Devraldıkları borç 215 milyon, devrettikleri borç 3 milyar 996 milyon. Borçlanma faizi Kasım 1991'de yüzde 87, Şubat 1996'da yüzde 146. O dönemdeki toplam bileşik enflasyon yüzde 1231. Süre 52 ay. 1999-2002 yılları arasında MHP-DSP-ANAP var. Devraldıkları borç 29 milyar.
Devrettikleri borç 235 milyar. Artış yüzde 700. Koalisyon hükümetinin devraldığı dolar kuru 395 bin lira, devrettiği ise 1 milyon 646 bin lira. Türk lirasındaki değer kaybı yüzde 300. GSYH, 1999'da 262 milyar, 2002'de 215 milyar lira. Özellikle ekonomi ile alakalı bizi eleştirirken aman dikkat edin. 2001 ile alakalı öyle rakamlar var ki... Özellikle MHP-DSP-ANAP dönemiyle alakalı... Hiç konuşmamak sizin hayrınıza.”
Bankacılıkla ilgili yapılan yapısal değişiklikler hakkında bilgi veren Babacan, “Bankaların hangi dönemde battığını, bu milletin, devletin hangi dönemde bankalar yüzünden milyarlarca dolar borç altına sokulduğunu unutmamak gerekir. 6 milyar doları İmar Bankası hortumlarken bu ülkede hükümet kimdi?
Dolayısıyla İmar Bankası'ndan bahsedenlerin, bu bankanın hangi dönemde yolsuzluk, hortumlama yaptığını iyi düşünmeleri gerekir. Onun için diyorum: bakın, ekonomi konularında çok dikkatli konuşun. Hangi noktada konuşsanız, başınıza iş açarsınız. Dolayısıyla hiç bunları gündeme getirmeyin, kendinizi zor duruma düşürmeyin” diye konuştu.
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, dünyada elde edilen piyasaların kaybedilmemesi konusunda önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi. Bütçede konuşan Çağlayan, milletvekillerinin dış ticaret açığına yönelik sorular üzerine de Türkiye'nin geçen yıl enerji ithalatına 48 milyar dolar ödediğini belirtti. Çağlayan, piyasaların, ihracatın büyümesi nedeniyle enerji tüketiminin ve girdilerin artığına işaret ederek, “Ne yapalım? Allah da Türkiye'ye enerji vermedi” dedi.
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz da konuşmasında, 2002 sonrası dönemde Türkiye'nin ölçek değiştirdiğini, sayısal ve nitelik anlamında farklı bir kategoriye geçtiğini söyleyerek, “Artık Türkiye, eski Türkiye değil, yepyeni bir Türkiye” dedi. Yılmaz, bu başarıdaki en önemli unsurlardan birinin, çok hızlı karar alabilen ve uygulayabilen tek başına bir hükümetin ülkeyi yönetmesi olduğunu söyledi. Ekonomik krizin etkisiyle Türkiye'de bir küçülme olacağını, bunun OVP'da da ilan edildiğini kaydeden Yılmaz, bunun yapısal bir tahribata yol açmayacağına dikkati çekti. Bankacılık sistemi batan ülkelerde de, bankalara kamu bütçesinden destek verildiğini belirten Yılmaz, ancak bu desteğin bedelini, bu ülkelerin vatandaşlarının ödeyeceğini kaydetti.






