Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, dershaneler üzerinden hükümete yapılan saldırılara tepki göstererek, 'Tehdit noktasına gelen davranışları yadırgadığımızı söylemek istiyorum' dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, dershanelerle ilgili düzenlemenin 2014 yılın Ocak ayında Meclis'e getirileceğini dönüşüm için kurumlara 2 yıl süre tanınacağını ifade etti. Bakanlar Kurulu dün Başbakan Erdoğan başkanlığında toplandı. Yaklaşık 7 buçuk saat süren toplantının sonunda basının karşısına çıkan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, soruları cevapladı. Dershanelerle ilgili bir soru üzerine Arınç, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve bürokratların son çalışmaları Kurul'a getirdi. Bu konu üzerinde de tüm bakan arkadaşlarımızın düşüncesi alınmış oldu' diye konuştu. Arınç özetle şunları kaydetti:
Bazı basın organlarında yoğun bir şekilde dershanelerin kapatılması konusu üzerinde yayın yapılıyor. Dershanelerin kapatılması diye bir konu gündemde değil. Türkiye'nin serbest ekonomik piyasa içerisindeki konumu buna karşıdır. Biz dershanelere ihtiyaç kalmadığını düşünüyoruz. İhtiyaç olan şey nedir? Yeni okulların açılması, yeni dersliklerin yapılması. Bu projenin adı hukuktaki tabiriyle bir dönüşüm projesidir. Yani dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi projesidir.
Buralarda çalışan öğretmenlerin, elemanların hakları muhafaza edilecektir. Dönüşmek isteyenlere teşvikler verilecektir. 'Ben özel okul olamam, böyle bir kararım da yok' diyenler, süreç içerisinde bu dershane faaliyetlerinden vazgeçmiş olurlar. Sağlıkta, ulaşımda, enerjide ve demokratikleşme sürecindeki dönüşüm projeleri gibi eğitimdeki dönüşüm projesinin de kabul edilmesi gerekir. Okullarımız var, öğretmenlerimiz var kaliteyi artıracağız ve çocuklarımız birer yarış atı gibi sınavdan sınava koşmayacak, o sınavlar için ek dershane hizmetlerine ihtiyaç duymayacak bir noktaya geliyoruz ve geleceğiz
Taslak 2014'ün Ocak ayında Meclis'e sevk edilecek. Gündemin mümkün olması durumunda ocak ayında bu mesele halledilecektir. Bu yasanın arkasında duracağız. Bu dönüşüm sürecinin sağlıklı olabilmesi için de 2 yıllık bir süre ön görüyoruz; yani Eylül 2015. 2015-2016 yeni eğitim-öğretim yılının başladığı tarihte dershanelerin okullaşma sürecindeki son noktaya gelmesini arzu ediyoruz.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, dershanelerle ilgili dönüşüm projesi hakkında yapılan haber ve yorumları da eleştirdi. Bu çalışmanın dershanelere karşı bir husumet olmadığını, bir dönüm projesi olduğunu ifade eden Arınç şunları kaydetti:
'Sizin 'Cemaat' dediğinis Hizmet hareketi mevcut dershanelerin sadece yüzde 22'sine sahiptir. Geriye kalanlar ekonomik faaliyetlerdir. Diğerleriyle yapılan temaslarda, onlar da Türkiye'nin geldiği nokta itibarıyla bir dönüşüme ihtiyacı olduğunu söylüyorlar.' Gazetelerde ve ekranlarda farklı konuşanlar olabileceğini dile getiren Arınç, 'Ama Sayın Bakanımızın ve bizim temas ettiğimiz pek çok insan bu dönüşme konusundaki teşviklerini ve tedbirlerini benimsiyor, geçiş sürecine ihtiyaçları olduğunu da kabul ediyorlar' dedi. Dershanelerin kapatılması konusundaki kararlılıklarını yineleyen Arınç, şunları kaydetti: 'Buna karşı adeta tehdit noktasına gelen, hükümet aleyhtarı bir gösteriye dönüşen, bir güç gösterisi haline gelen davranışları yadırgadığımızı söylemek istiyorum. Yakınlıklarımızı herkes bilir ama hükümeti hedef tahtasına koyarak, yapmak istemediğimiz, hatta aklımızın ucundan bile geçmeyen bir konuyu bizimle bir kavga meselesi haline getirmek doğru bir davranış değildir.'
Konuşmasında 2 Hadis-i Şerif okuyarak fitne çıkarmak isteyenlere fırsat verilmemesi gerektiğini vurgulayan Arınç 'Şimdi tam bir fitne zamanıdır. Bu fitneyi çıkaranlar, büyütmek isteyenler, bu ateşin içerisinden büyük zararlı sonuçlar çıkarmaya çalışanlar için inançları olduğuna emin olduğumdan böyle bir Hadis-i Şerifi okumak istedim.' ifadelerini kullandı. Arınç, şunları söyledi: Fitnenin unsuru olmak istemeyiz. Böyle bir şeyi de kabul etmemiz mümkün değil ama her gün televizyonlarından gazetelerinden kalemlerinden hükümeti hedef tahtasına oturtarak, küçücük bir meseleyi cihanşümul bir mesele haline getirerek, birbirlerini Allah rızası için sevenlerin arasına fitne koymaya gayret edenlere buradan istirham ediyorum: Fitnenin aleti olmayalım. Ne biz ne de siz. Bundan sonraki yazacaklarınız söyleyecekleriniz bu ateşi büyütmeye yaramasın bu ateşin söndürülmesi için herkes elindeki bir bardak suyu döküversin. Sözümün nereye gittiğini herkes çok iyi bilir. Şu ana kadar yapılan yayınlara baktığım zaman okumakta ve dinlemekte zorlanıyorum. Fitneyi büyütmeden fazla faydası yoktur.
Bakan Arınç'a 2004 yılında MGK alınan ancak uygulamaya konulmayan kararlar ve bir gazetede çıkan fişleme iddiaların da soruldu.
Arınç, şunları kaydetti: Hamdolsun AK Parti hükümetinin yüzünü kızartacak hiçbir işin içinde olmamışız. Başımız dik, alnımız açık. Hamdolsun ki AK Parti hükümetinin bu konuda milletimize verdiği sözden ve hükümet programına aldığı konuların dışında hiçbir şey yapılmamıştır. MGK kararı Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılmadı ve onaylanmadı. Hiçbir kuruma gönderilmedi. Herhangi bir talimat verilmedi.
Yok hükmünde muameleye tabi tutuldu. Bu kararla bağlantılı olarak hiçbir işlem de yapılmış değil. Daha önceden alınan kararlar, çünkü rahmetli Ecevit'in imzasını gördüğüm için söylüyorum, belki belli sebeplerle, göstermelik bile olsa bazı işlemler yapılmış olabilir. Ama bu karardan dolayı hiçbir işlem yapılmadığını söylüyorum. Aksini ortaya koyacak olan varsa da yüzleşmeye hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, kabineden isimlerin Belediye Başkanı adayı olarak gösterilmesi ile kabinede revizyon olup olmayacağına ilişkin de 'Başbakanımız bu konuda kararlı. Aday olan bakanların görevini bırakması gerektiğini düşünüyor. Aralık ayının sonuna kadar kabine revizyonu yapılabilir. Bakanların seçim kampanyalarını bu sıfatla yürütmeleri doğru değil dedi. Ocak'tan sonra aday olan bakanlarımız bakan olarak seçimlere girmeyecekler. Ocak ayından itibaren bakanlıktan ayrılacaklar. Yeni bir kabine revizyonu gündeme gelecek' dedi.






