
DSP, ANAP ve MHP'nin kurduğu hükümetin TBMM'ye getirdiği ve yine kendi milletvekillerinin oylarıyla kabul ettiği yeni yasa ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, çocuklarına ilköğretimin 5. sınıfından önce Kur'an öğretmeleri resmen yasaklandı.
B
Teşekkür ediyorum Sayın Oğuz. Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Önergeyi kabul edenler... Etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir. İkinci önergeyi okutuyorum: "Ek Madde 3.: Anayasanın 24'üncü maddesine göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılan din ve ahlak eğitim ve öğretimi gereğince ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan ve zorunlu dersler arasında yer alan din kültürü ve ahlak öğretimi dışında, 430 sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ile öngörülen gözetim ve denetim altında Kur'an-ı Kerim ve meal dersleri ilk ve ortaöğretim çerçevesinde okullarda verilir. Diyanet İşleri Başkanlığınca, cami ve Kur'an kurslarında, tatillerde açılan Kur'an kursları için yaş sınırı aranmaz. Hafızlık eğitimi, kız ve erkek öğrenciler için velilerin isteği üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığının belirlediği ve ilköğretim müfredatının uygulandığı kurumlarınca uygun görülen mekânlarda ilköğretimin süresi içerisinde yaptırılır."
Keza, az önce de arz etmiştim; hafızlık, Türkiye'nin en önemli meselesidir ve Diyanet'in, bugün yılda 2.000 civaında yapılmakta olan yeni cami, 2.000-2.500 civarında, emeklilik, ölüm ve kurum değişiklikleri sonucu boşalan kadrolarının, hafızı Kur'an, ehli Kur'an dediğimiz insanlarla doldurulabilmesi açısından da, Kur'an eğitiminin, hafızlık eğitiminin, mutlaka, Diyanet İşleri Başkanlığınca aksatılmadan yürütülmesi gerekmektedir.
Açıkça ve net olarak ilan ediyor ve söylüyorum: Hükümet, 15 yaşından küçüklere, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Kur'an kurslarında, kesinlikle, okutulma, eğitim görmesini yasaklayan bir kanunu, bir tehlikeli yasayı, cumhuriyet tarihinde ilk defa -söylüyorum: kanunla yasaklanan bir Kur'an eğitimi yasasını bugün buradan geçirme sıkıntısıyla bu milleti karşı karşıya getirmiştir.
"İlk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri dışında Kur'an-ı Kerim ve mealini öğrenmek, hafızlık yapmak ve dinî bilgiler almak isteyenlerden ilköğretimi bitirenler için, Diyanet İşleri Başkanlığı'nca Kur'an kursları açılır. Bu kurslardaki din eğitim ve öğretimi, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanunî temsilcilerinin talebine bağlıdır Ayrıca, ilköğretimin 5'inci sınıfını bitirenler için, tatillerde ve Millî Eğitim Bakanlığı'nın denetim ve gözetiminde, yaz Kur'an kursları açılır."
(Elektronik cihazla oylama yapıldı.)
Türk milleti İslam'la müşerref olduğu günden bugüne, Kur'an'ın hayata hâkim olması için nizamlı devletler kurmuş yüce bir millettir. Kur'an'ın üzerinde hiç kimsenin tartışmaya hakkı yoktur. Allah'ın ilmi olan, zamanlara ve mekânlara hükmeden Kur'an'ın üzerinde hiç kimsenin tartışmaya hakkı yoktur. Lakin, onun eğitimi ve öğretimi hususunda, toplum hayatına tatbiki hususunda, fert bazında, toplum bazında ve devlet bazında meselenin özümlenmesi, anlaşılması, idrak edilmesi ve hayata tatbiki hususunda, bir milletin var olma ve yaşama hakkı adına, bunu istismar edenler ile bunu savunanların tarzları farklı olabilir. Bu içinden geçtiğimiz hassas günlerde, meseleye bu açıdan bakarak, bu ek 3'üncü maddeyi yorumlamak ve konuşmak mecburiyetindeyiz.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, İslam'ın mükellefiyetini omuzlarında taşımış ve cihana nam salmış olan Büyük Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Cihan Harbi'nde mağlup ettirilmesinden veya öyle sayılmasından sonra kurulmuş; ama, millet varlığı üzerine, millî varlık üzerine kurulmuş olan -Selçuklu'nun, Osmanlı'nın devamı olan- Türk'ün devletidir.
Bir yanda laiklik adına din düşmanlığı, bir yanda da laiklik düşmanlığı adına din istismarıyla, Türk milleti baskı altına alınmak istenilmiştir. Bu ikilem içerisinde Türkiye, 28 Şubat'a gelmiştir ve sonra da bugüne gelmiştir.
Netice itibariyle, bu ek 3'üncü madde, hafızlık konusunda millî eğitimin birlik esasına göre, eğitimi bitirenler, ilköğretimi bitirenler için bir madde var; ama, bir altında da "ilkokulu bitirenler için de yaz kursları açılır" diyor. (FP ve DYP sıralarından "beşinci sınıf..." sesleri) Özür dilerim... Beşinci sınıfı bitirenler için. ve bu maddeyle, yukarıdaki sıkışıklık aşağıda rahatlatılıyor.
Bakınız, sekiz yıllık zorunlu kesintisiz eğitim, Refahyol Hükümeti zamanında 15'inci Millî Eğitim Şûrâsı'nda kabul edilmiştir. Başbakan Sayın Necmettin Erbakan'dır, Yardımcısı Sayın Çiller'dir. Bu tarihte kabul edilen, bu eğitim sisteminde olmayanı, bugün oldurmaya çalışıyorsak, burada hep birlikte kol kola girmeli ve bu maddeyi alkışlamalıyız. Daha iyisini yapmak istiyorsak da, birbirimizi anlayarak, bütünleşmeyi kendimize şiar ederek, ancak daha iyisini yapabiliriz.
Buyurun.
Doğru Yol Partisi Grubu adına Sayın Nevzat Ercan; buyurun efendim. (DYP sıralarından alkışlar) Konuşma süreniz 10 dakika efendim.






