Menü

Geri

EDİSYON   :

TRTRENENARARFRFRRURUURUR
29

Bildirimler

Bahar enerjisini içinize cekin

Begüm Çelikkol01:00, 02/03/2014, Pazar
Yeni Şafak
Bahar enerjisini içinize cekin

Soğukların ardından ısınan havalar, bizlere daha çok enerji vermesi gerekirken kimilerimizde halsizlik, yorgunluk, uykuya eğilim, dikkat eksikliği, algılamada sorunlar, eklem ağrıları gibi sorunları da beraberinde getirebiliyor. Bazılarımız ise tam tersi enerji doluyoruz, mutlu hissediyoruz. Kendisini enerjisiz hissedenlerin korkmasına gerek yok, çünkü uzmanlardan muhteşem öneriler var.

Koca bir kış mevsimini geride bırakıyoruz. Mart geldi, günlerin uzamasına çok az bir zaman kaldı… Havalar bir yağmurlu, bir soğuk, bir sıcak. Yani doğada bir dengesizlik hakim. Doğa uyanıyor, biz uyumaya başlıyoruz. Ya başımızda kavak yelleri esiyor bu dönemlerde ya da strese giriyoruz. Ya çok mutluyuz ya da tam tersi. Bazen kışın aldığımız kilolar kafamızı meşgul ediyor, bazen de tamamen yenilendiğimizi hissediyoruz. Yani baharın etkileri kişiden kişiye değişiyor.

Baharın gelmesi birçok açıdan değişiklik demektir. Havaların ısınması, günlerin uzaması, yaz mevsimine yaklaşıldığı için yapılan diyet programıyla alınan gıdaların değişmesi derken bütün bunların ruh halimize yansımaları da kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir. Kimileri bahar geldiğinde kendilerini depresif, mutsuz ve yorgun hissedebilirler. Böyle hissettiğiniz için tuhaf olduğunuzu ya da sizde bir gariplik olduğunu düşünebilirsiniz. Ne de olsa baharın gelmesi birçok insan için daha mutlu, daha pozitif hissettikleri ve kendilerine sürekli programlar yaparak dışarıda vakit geçirip daha çok sosyalleştikleri bir zamandır.

Merak etmeyin. Bunu yaşayan sadece siz değilsiniz.Yapılan araştırmalar depresyon tanısıyla tedavi gören hastaların yüzde 65'inin bahar aylarında kliniklere başvurduklarını ortaya koyuyor. Peki neden depresyon denilince akla bahar geliyor? Bahar geldiğinde neden ruh durumumuz dalgalı deniz gibi, bir oraya bir buraya savruluyor? Uzmanlara baharda insan hayatında neler değiştiğini sorduk.

ALERJİSİ OLAN DİKKAT

Davranış Bilimleri Enstitüsü'nden Uzman Psikolog Çift ve Aile Terapisti İnci Canoğulları:

Baharın gelmesiyle kendinizde bazı farklılıklar gözlemleyebilirsiniz. Bunlar, halsizlik, isteksizlik (özellikle işe veya okula gitmede), uyku bozukluğu, iştahsızlık, konsantrasyon eksikliği, aşırı sinirli ve kaygılı olma semptomlarıyla kendini gösterebilir.

Literatürde adı, 'Mevsimsel Affektif Bozukluk' olarak geçen rahatsızlıkta yukarıda bahsedilen semptomlar, çoğunlukla kış ve sonbahar aylarında görülür ve baharın gelmesiyle de son bulur. Fakat nadiren de olsa bazı kişilerde bu semptomlar, tam tersi, bahar aylarında da yaşanabilir. Bu kişiler, çevrelerinde baharın gelmesiyle mutlu hissedip enerji dolan insanları gördükçe daha da umutsuzluğa kapılabilirler.

Bunun nedenlerinden biri, günlerin uzamasıyla birlikte güneş ışığına daha fazla maruz kalınması ve ısınan havaların vücutta hormonal değişikliklere yol açması olarak gösterilebilir. Bunun yanı sıra bahar aylarında sıklıkla görülen alerjik bir takım hastalıklar vardır. Araştırmalar alerjik hastalıklarla depresyon arasında bir ilişki olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla alerjik hastalıkları olanların bahar aylarında bu yüzden depresyona girmeleri öngörülebilir.

DENGELİ BESLENİN

Baharın gelmesiyle yaşanan bu değişik ruh hallerinden kurtulmak için neler yapmalıyız? Dengeli beslenme, düzenli uyku, açık havada yürüyüşler yapmak, taze sebze ve meyve tüketmek ilk başta yapılabilecek şeyler arasında sıralanabilir. Ancak yaşadığınız bu durum geçmiyorsa ve hayatınızda olumsuzluklara neden olmaya devam ediyorsa psikolojik bir yardım almanız gerekebilir. Ruhunuzda da bahar temizliği yapmak iyi gelebilir.

GEREKSİZ ALIŞVERİŞ YAPILABİLİR

Üsküdar Üniversitesi Etiler Polikliniği Psikiyatri Uzmanı ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Alper Evrensel:

Kış aylarında hem kısa olan günler, hem de bulutlu geçen zaman diliminin fazlalığından güneş ışınlarını az algılarız. Bu yüzden yazdan kışa geçiş dönemi olan sonbahar itibariyle duygu durum bozukluğu şikâyetleri artar. Kış aylarında aşırı yemek yeme, kilo artışı, enerji kaybı ve aşırı uyku gibi göstergeler mevsimsel depresyonun başlangıç üçlüsü olarak tanımlanır.

Güneş ışınlarının sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi vardır. Bu uyarıcı etki zihinsel ve bedensel canlanmaya neden olur. İlkbaharda insanlar daha neşeli, sosyal ve verimli olurlar. Hatta âşık olabilir, gereksiz alışveriş ve yatırım yapabilirler. Eğer depresyon hastası ise ilkbaharla birlikte şikâyetleri geriler.

Öte yandan ilkbaharın getirdiği bu enerji artışı ölçülü olmalıdır. Bir araba gibi birden fazla hızlanırsak kaza yapabiliriz. Oluşan enerji mesleki ve kişisel gelişime kullanılmalıdır. Yani kısaca İlkbahar aylarını yeni bir başlangıç gibi kabul edebiliriz.

DEPRESYON REÇETESİ

Yaşamınızı düzenli ve öngörülebilir bir yaşam şekline dönüştürün. Hava güneşli olmasa da sabah veya öğlen saatlerinde 25-30 dakika dışarıda yürüyüş yaparak güneş ışığından faydalanın. Düzenli olarak spor yapın. Sağlıklı beslenin ve bol bol su içmeye çalışın. Kendinizi sabah yataktan erken kalkmaya isteklendirin. Yaşamınıza dair yeni hedefler ve yeni planlar yapın. Vücudunuz için gerekli vitamin ve mineralleri almaya çalışın.

NEZLE OLABİLİRSİNİZ

Bu mevsimde hava değişimi nedeniyle viral hastalıklar daha sık görülebilir. Uzmanlar bu konuda da uyarıda bulunuyor. Dahiliye Hekimi Uz. Dr. Özlem Çakın, 'İlkbaharda havanın ısınması, kalabalık ve sıkışık ortamlarda daha fazla bulunma ve okulların tatil olması gibi etkenlerle; özellikle çocukların taşıyıcı olduğu nezle ve grip gibi viral hastalıkların sürekli bulaşması, ilkbaharda birçok farklı hastalığın ortaya çıkmasına sebep oluyor. İlkbahar hastalıkları denilince akla iklimsel, sosyal ve fiziksel değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkan veya sıklığı artan enfeksiyon hastalıkları geliyor. Bunların çoğunluğu enfeksiyon hastalıkları. Ancak depresyonu da göz ardı etmemek gerekiyor' diyor. Uz.Dr. Çakın, 'Havaların aniden ısınıp soğumasıyla ortaya çıkan kısa süreli ısı değişimleri, vücudun adaptasyonunu da zorlaştırır. Böylece bağışıklık sistemi zaten zayıflamışken, enfeksiyonların bulaşma ihtimalinin fazlalaşması ilkbahar-yaz döneminde grip ve nezle salgınlarının oluşmasına neden oluyor' diyor.

Kahve yerine ayran

Baharda oluşan yorgunluk, midede gastrit, hipertansiyon, kalp sıkıntıları, saç dökülmesi, sindirim sorunları, cilt kuruluğu, nefes alma zorluğu, bazı hormon seviyelerinde artış, baş dönmesi, artan nem oranı ile birlikte vücut dengesinin bozulması, depresyon ve halsizlik gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirmenizde fayda var.

Öğün sayısını artırmak, sindirim sisteminizin zorlanmaması için çok önemlidir. Öğün araları 2.5-3 saat arayla olmalı, uzun süre aç kalınmamalı ve birden yemeğe yüklenilmemeli.

Günlük sıvı tüketiminin artırılması, baharda değişen hormonal ve çevresel etkilerin vücudunuzda yaratacağı ödemi azaltacağından oldukça önemlidir. Günde 10-14 bardak su için.

Kola ve kahve gibi kafein içeriği yüksek içecekler stresi ve vücuttaki ödemi arttıracağından uzak durulması gereken içeceklerdir. Onların yerine su, az tuzlu ayran, yarım yağlı süt ve taze sıkılmış meyve suları tercih edilmeli.

Rahat ve verimli uykuya dikkat edilmeli, geç saatlerde yatılmamalı ve geç saatlerde uyanılmamalı. Yatmadan önce, uyumaya yardımcı, rahatlatıcı ve sindirim düzenleyici bitki çaylarını içmek faydalı olacaktır.

Aşırı tuz tüketimi vücutta su birikimi arttırarak yorgunluk hissini artırabileceğinden fazla tuz tüketiminden kaçınılmalı.

Hafif yürüyüş ve sporlar, hormonal dengeyi düzenler, metabolizmayı hızlandırır ve ödemin atılmasında faydalı olur. Ağır karbonhidratlı ve yağlı yiyecekler tüketimi uyku ve yorgunluk halini artıracağından ölçülü tüketilmelidir. Kepekli yiyecekler, sütlü tatlılar, ızgara tarzı yiyecekler tercih edilmeli.

DÖNEM VİTAMİN DÖNEMİ

Stres karşıtı vitaminin adı B. B grubu vitaminleri içeriği yüksek gıdaları mutlaka ve bolca tüketmeliyiz. Tam tahıllı ekmekler, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, et ve süt ürünlerinden bolca B vitamini alabilirsiniz. Antioksidan vitaminler, vücudumuzun zararlı çevresel etkilere karşı koruyuculuğunu arttır. C, E ve A vitamini, selenyum ve çinko güçlü antioksidan özelliğine sahip vitaminlerdir. Bu vitaminleri doğal yollardan alabilirsiniz:

C vitamininden zengin besinler: Maydanoz, biber, turunçgiller, soğan, kereviz, brokoli, çilek ve kivi.

A vitamininden zengin besinler: Balık, yumurta sarısı, kırmızı et, süt, yoğurt, havuç, kayısı, tatlı kabak, kavun, şeftali, ıspanak, brokoli, tere, maydanoz, dereotu ve roka. E vitamininden zengin besinler: Bitkisel yağlar, yağlı tohumlar, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta ve kepeği ayrılmamış un.

Selenyumdan zengin besinler: Balık, deniz ürünleri, etler, tahıllar, yumurta, brokoli, lahana, kereviz, soğan, sarımsak, mantar ve turp.

Çinkodan zengin besinler: Etler, balık, süt, peynir, yumurta, deniz ürünleri, yağlı tohumlar, kuru baklagiller, kepekli tahıl ürünleri ve mantar.

Yorumlar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

10 saniye sonra yönlendirileceksiniz...

10 saniye sonra yönlendirileceksiniz...