Mütedeyyin kesimden rağbet gören 'Alternatif Tatil Mekanları' kadın erkek karışık plaj ve havuzlarda denize girmek istemeyenlere de hizmet veriyor. Girdiği ortamlarda tesettürüyle rahat etmek isteyenler bu otelleri tercih ediyor. Club Familia Müdiresi Ruhat Ülgen Cengiz, "Biz inanç turizmi yapmıyoruz, tatil satıyoruz" diyor.
Son on yıldır gündemimize Alternatif Tatil ya da İslami Otel denen bir kavram girdi. Kadın ve erkekler için ayrı havuzları olan ve alkollü içki servisi yapmayan bu oteller İslami hassasiyetleri nedeniyle denizden uzak duran kesim için farklı bir tatil anlayışının kapılarını yavaş yavaş araladı. Bu oteller ilk zamanlarda odalarda seccade bulunduran, kıble yönünün işaretlendiği, tesettürlü plaj kıyafetlerinin garip karşılanmadığı tatil mekanlarıydı. Ancak bu mekanları İslam'ın ruhuna aykırı olduğu iddiasıyla eleştirenler de oldu. Diğer yanda ise başörtülülerin uzaydaki uzak bir gezegenden birden bire Türkiye'ye ışınlandığını zanneden kesimin yaklaşımı vardı. Bu kesim başını örtmeyenlerin kapılarından içeri giremediği gizemli ve egzotik senaryolar yazdı alternatif turizm mekanlarına dair. Geçen bunca zaman sonra alternatif tatil olarak isimlendirilen bu sektörde neler oluyor, talepler, problemler neler sektördekilere sorduk.
Alternatif Otel deyince alkol servisi yapılmayan, kadın ve erkekler için ayrı havuzlarında gerekli mahremiyetin sağlandığı oteller anlaşılıyor. Tabi bunun yanında tesislerde toplu namaz kılınabilecek mescitler, odalarda seccade ve bazılarında Kur'an bulunuyor. Bazı otellerde namaz vakitlerinde ezan okunuyor. Otelin ya da tatil köyünün kütüphanesi varsa buralarda İslami eserleri bulmak mümkün. Bu alandaki çalışan en eski turizm acentası İspa Turizm. İspa Tur Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Karaduman aslında bu tür tesisleri ilk açanların kendileri olduğunu söylüyor. 1993 yılında Hakyol Vakfı için 16 tane aile eğitim programı düzenlemişler ve bu programlar sonunda ihtiyacı gördükleri için 1996'da İzmir Gümüldür Özdere'de Elvan Tatil Köyü'nü işletmeye açmışlar. 4 sene işlettikten sonra sadece acenta olarak çalışmaya karar vererek devretmişler tesisi. Bu arada 1999'da Alanya'da Şah Inn Suit Otel arkasından da Caprice açılmış. Her sene sektöre bir iki tesisin katıldığını ifade eden Karaduman, Ramazan'ın yaza gelmesiyle yeni otellerin açılmasının azaldığını da ekliyor. İslami hassasiyetlere sahip bu otellerin isim babalığını da Karaduman yapmış. “Zaman zaman bu tesislere 'Tesettür otel', 'Muhafazakar otel' deniyordu. Bunların rahatsız edici olduğunu düşündük. Bu oteller İslami de diğerleri değil mi? Bu ismi kullanmayan oteller muhafazakar ya da aile oteli değil mi? Sonunda bu otellerin diğer otellere bir alternatif olduğunu düşünerek bu ismi koyduk. 'Alternatif Otel' Bu ifadeyi bir slogan olarak kullanıyoruz.”
Alternatif otellerden önce muhafazakar kesimin tatil anlayışının akraba ziyareti ve memlekete gitmek olduğunu söyleyen Karaduman bu otellerle birlikte özellikle kıyı kesimlerine talep oluştuğunu söylüyor. Oteller daha önce Alanya'da yoğunlaşmış. Şimdi ise yayılmış durumda. Alanya'da 3-4 tane, Kumluca'da bir tane, Bodrum'da 3 tane, Çeşme'de bir tane, Kuşadası'nda bir tane var. Peki Müslüman ve tatil kavramı kafalarda nasıl buluşuyor. Baktığınızda otelde havuzlar ayrı ama havuz başında bütün gün pop müzikler çalıyor. Yemek esnasında canlı müzik ve eğlence var. Animasyonların içeriği ise farklılaşıyor. Karaduman “Müslüman için tatil anlayışı işten güçten kendini uzaklaştırarak kendisinin ve ailesinin eğitimi için bir mola olarak algılanmalı. Bu dönemde belki kitap okunabilir. Kuran öğrenilebilir ama tesislerdeki tarzı belirleyen de müşteriler. Kimse pop müzik istemiyorsa otel pop müzik çalmaz. Bu tatil şeklini belirleyen daha çok çocukların havuza ve denize gitme isteği oluyor. Beyler denize havuza girebiliyor ama çocuklar ve eşler bu şansa sahip olmuyor. Kadınların da denize havuza girip güneşlenme hakkının olduğunu düşünüyorum. 11- 12 senelik bir mazisi var bu tatilin. Yayla tatili, kültür turları gibi farklı tatil anlayışları giderek çeşitlenecektir. Şimdi daha çok güneş ve deniz isteniyor. İnsanların özlemi deniz ve kum demek ki önce buna yöneliniyor.” diyor. Bu otelleri tercih edenler yalnızca tesettürlü kadınlar değil. Başörtüsü takmadığı halde ciddi oranda tercihini bu yönde kullanan kadınlar da var. Çünkü rahatça denize ya da havuza girmek istiyorlar.
Karaduman Türkiye'deki potansiyele göre tesis sayısının ve diğer otellere bakarak sezonda kullanım sürelerinin de düşük olması, Ramazan'ın da yaza gelmesiyle birlikte sürenin iyice kısalması nedeniyle fiyatların yüksek olduğunu söylüyor. Yüksek fiyatlara rağmen yatak kapasitesi yüksek olan oteller dolu. Dünyada bu tarz bir konsept olmadığını söyleyen Hilmi Karaduman “Yurt dışından Cezayir, Fas ve Rusya gibi ülkelerden çok sayıda kişi tatile geliyor. Avrupa ve Almanya'da yaşayan Türkleri saymıyorum, onlardan zaten çok sayıda gelen oluyor. Şu an bu tesislere çok fazla talep var. Bu tesislerin bu alt yapıyı hazırlamaları lazım. Otellerde yeterli İngilizce ve Arapça bilen eleman yok. Tabelalar ve bilgi verici broşürler bu dillerde hazırlanmamış. Bu konseptte otelleri yurt dışında yapmayı düşünen girişimciler bile var.” diyor.
Şah- İnn Paradise Hotel'in Müdürü Yusuf Yücel alternatif tatili tercih edenlerin yüzde 80'nin gelir düzeyi orta ve ortanın üstü olan muhafazakar aileler olduğunu kalan yüzde 20'lik kısmınsa örf ve adetlerine bağlı, eşini kıskanan ya da diğer otellerde rahat tatil yapamayan kesimden oluştuğunu söylüyor. 1999'da ilk açıldıklarında tamamen ön yargıdan kaynaklanan algı nedeniyle, sanki sadece tesettürlü insanların tercih ettiği bir otelmiş gibi algılandıklarını anlatan Yücel, aile tatili yapmak isteyen herkese hizmet verdiklerini ifade ediyor. Yücel, "Misafirlerimizin hassasiyetlerini iyi bildiğimiz için tesisin fiziki şartlarını oluştururken bunlara çok önem veriyoruz. Tesis içerisinde misafirlerimizin rahat bir şekilde toplu ibadetlerini yapabilmeleri için bay- bayan mescitlerimiz var. Ayrıca misafir odalarına seccade bırakıyoruz . Misafirlerimizin tatilleri boyunca ibadetleriyle ilgili çok özel bir talepleri olmuyor. Misafirlerimiz sadece namaz vakitlerini kaçırmamak için öğle, ikindi, akşam vakitlerinde ezan okutmamızı ve vakit namazlarını cemaatle kılmak için hoca bulundurmamızı talep ediyorlar. Biz de misafirlerimizin bu ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Tesislerimize gelen konuklarımızın ortak dilekleri, günlük ibadetlerini aksatmadan yılın yorgunluğundan ve stresinden kurtulabilecekleri bir ortamda bulunmak. Bizler de bu talepler doğrultusunda bu ortamı onlara sağlamaya çalışıyoruz." diyor.
Harameyn Turizm yetkilisi Zeynep Şengün “Alternatif tatil otellerini genelde tesettürlü kesim olmakla beraber, tesettürsüz olup da inançları gereği veya rahatsızlık nedeniyle bu otelleri kullandığını görüyoruz. Bu otellerde havuzların, spaların, hamamların yani genelde bayan erkek ortak kullanılan alanların ayrı ayrı kullanılması temel farktır. Alkollü içki satışı bulunmaz ve eğlence anlayışı çok daha farklıdır. Bu otellerde insanlar inançları çerçevesinde eğlenme fırsatı bulur.” diyor. Muhafazakar kesimin bunların dışında ortam olarak kendisiyle aynı fikri paylaşan, aynı standartlarda hayat süren insanlarla beraber olmak gibi bir kaygısı olduğunu söyleyen Şengün, “Kendilerini daha rahat hissetmek adına tesettürlerinden dolayı dikkat çekecekleri ortamlardansa bu tür otelleri tercih ediyorlar. Aynı zamanda tesettürlü olmayıp da eğlenirken rahat edebilmek isteyen bayanlardan da oldukça rağbet var.” diyor. Şu anda Türkiye'de bu şekilde hizmet veren bir çok otel olduğunu ifade eden Şengün, ilk zamanlarda fazla seçenek olmadığı için otellerde hizmet ve kalitenin düşük fiyatların pahalı olduğunu şimdi bu otellerin artması neticesinde, rekabetin gelişmeye sebep olduğunun altını çiziyor. Şengün talebe karşı arzın yetersiz kaldığını belirtirken Kıbrıs'ta da böyle bir girişimler olduğunu ekliyor.
Club Familia Genel Müdürü Ruhat Ülgen Cengiz, otellerine mütedeyyin ailelerin yanı sıra ayrı havuzlar ve alkolsüz servis olduğunu bilen herkesin geldiğini söylüyor. Cengiz, “Turizm literatüründe baktığınızda verilen hizmetler aynı, animasyonlar farklılaşıyor. Gelen misafirlerin beklentilerine göre bir aktivite hazırlıyoruz.” diyor. Cengiz tatil anlayışıyla ilgili de şunları söylüyor. “Biz tatil satıyoruz, inanç turizmi yapmıyoruz. Mütedeyyin ailelere hizmet sunan bir tatil oteliyiz. 24 saat ilahi çalınacak diye bir şey yok. Tarkan da çalıyoruz, Bedirhan Gökçe de çalıyoruz, Ömer Karaoğlu da... Ama 'Bas bas paraları Leyla'ya' gibi parçalar da çalmıyoruz.” Otellerinde 5 vakit ezan okunduğunu anlatan Cengiz, ezandan önce tasavvuf müziği, sonra ilahi, sonra ezana geçtiklerini söylüyor. Otel hizmetlerinin müşterilerinin taleplerine göre şekillendiğini ifade eden Cengiz, “Herşeyi onların isteyeceği şekilde tasarladık. Bazen grup olarak gelindiğinde toplu namaz için yer istenebiliyor. O zaman bir salon açıyoruz. Bu tatil kültürü yeni yeni oturuyor. Ama eskiye nazaran çok ciddi bir gelişme oldu.” diyor.






