19. yüzyıl'ın önemli gazeteci ve romancıarından Ahmed Midhat Efendi'nin bütün İslam dünyasının ilk yazar kadını olan Fatma Aliye Hanım'a yazdığı mektuplar “Fazıl ve Feylosof Kızım” ismiyle kitaplaştırıldı
Ahmed Midhat Efendi'nin 115 yıl önce, kendi tabiriyle “asrın ferîdesi”, “feylesof” talebesi Fatma Aliye Hanım'a yazdığı mektuplar bir kitapta topandı. F. Samime İnceoğlu ve Zeynep Süslü Berktaş tarafından hazırlanan kitap Klasik Yayınları'nın “Hatıralarla Yakın Tarih” dizisinin ikinci çalışması olarak yayınlandı. Bu çalışmayla daha evvel Mualim Naci, Şair Fitnat ve Nigâr Hanım'a yazdığı mektupları yayımlanan Ahmed Midhat Efendi'nin külliyatındaki büyük bir eksiklik giderilmiş oldu.
Ahmed Midhat Efendi, bütün İslam dünyasının ilk yazar kadını olan Fatma Aliye Hanım'a yazdığı bu 245 adet mektupta sadece içinde bulunduğu hâlet-i ruhiyeden veya başından geçen olaylardan bahsetmiyor, tam manasıyla “mektupla dersler” veriyor. Yani Ahmed Midhat'ın en önemli özelliği olarak bilinen genç kalemlere dönük hocalık görevi bu kitapta da açıkça görülüyor. Fatma Aliye'yi mektuplar yoluyla yazma konusunda sürekli olarak teşvik eden yazar, hangi konuda ve nasıl yazacağı konusunda da fikirler veriyor. Bazen Fatma Aliye'nin yazdığı yazıları eleştiriyor, “roman nasıl yazılır”ı tartışıyor bazen de Fatma Aliye'ye, kendisiyle görüşmek isteyen yabancı gazetecilerle nasıl konuşması gerektiğini öğretiyor... Kendi dönemlerinde belki yalnızca hoca-talebe arasındaki iletişimi sağlayan bu mektuplar, zamanımızda Tanzimat'ın son dönemi ile Meşrutiyet döneminin edebî, siyasî ve kültürel ortamını anlamamıza yarayan önemli birer belge niteliğinde.
Osmanlı'nın en sancılı döneminde dünyaya gelen, birbirinden değerli eserler verdikten sonra Cumhuriyet dönemi ile birlikte unutulan Fatma Aliye, kitabın şüphesiz en önemli figürü olarak karşımıza çıkıyor. Kitapta Fatma Aliye Hanım tarafından bu mektuplara cevaben kaleme alınanlardan on dokuz tanesine de yer veriliyor.
Fatma Aliye, mektuplarda zaman zaman Ahmed Midhat'ın eleştirilerinden de nasibini alıyor. “Fazıl ve feylesof kızım”, “hem âlim hem fatîn kızım”, “asrın ferîdesi kızım” vb. hitaplarla övdüğü Fatma Aliye'nin şiirle, hele de aşk şiirleriyle ve felsefeyle uğraşmasını eleştiren Ahmed Midhat Efendi, olsa olsa hikemiyat ve felsefe tarihiyle uğraşmasını tavsiye ediyor. Yine Fatma Aliye'nin Udî romanının taslağını inceledikten sonra “böyle roman olmaz” hükmünü veren yazar, Fatma Aliye'nin musikiden anlamadığını acımasızca söyleyebiliyor. Tabii bu eleştiriler zaman zaman dargınlığa ve mektuplarının bir süre kesintiye uğramasına neden oluyor.






