“Ricky”, aktivist bir eşcinsel olan ve çektiği hemen her filme de bu yönde politik-estetik göndermeler katmadan duramayan Fransız yönetmen François Ozon'dan, bu kez söz konusu alana hiç bulaşmaması nedeniyle oldukça nadir sayılabilecek bir çalışma. Öyle ki bana -mâlum nedenden dolayı- kanımın pek fazla kaynamadığı Ozon'u yıllar sonra yeniden sevdirdiği gibi, Philippe Rombi imzalı duygu yüklü müzikleriyle de ruhumu okşadı. Şiir gibi bir anlatım içinde, tertemiz bir kurguyla akıp giden bu güzel yapıtın en büyük kozu ise ne yaptığını pek bilmeden öyküye muazzam bir lezzet katan biblo güzelliğindeki bebek aktör Arthur Peyret... Sırf onun evde kaybolduğu ya da “kanatlandığı” sahneleri görmek için bile izlemeye değer!
Gerilim, bilim-kurgu, komedi ve masal türlerinin öğelerini incelikli bir sinema diliyle bir araya getiren “Ricky”, bu hafta sonunun da en iyilerinden biri. Özellikle genç eşlerin birlikte izlemekten büyük bir keyif alacaklarına inanıyorum.







