Canlı yayında ABD’li analist Mike Rubin’in mart ayında yaptığı paylaşımlara ve kaleme aldığı yazılara dikkat çeken Mete Yarar, 15 Temmuz hain darbe girişimi sürecinde de İsrail ile ortak hareket etmesiyle bilinen Rubin’in Fas’a Ceuta konusunda "Yeşil Yürüyüş" benzeri bir hamle önerdiğini hatırlattı. Geçmişte Batı Sahra’da yüz binlerce insanın katıldığı yürüyüşle alan kontrolünün sağlandığını belirten Yarar, bugün Ceuta’da yaşanan 60 bin kişilik göçmen hareketliliğinin aylar öncesinden işaret edildiğini savundu.
"Cebelitarık’taki İspanya hakimiyeti kırılmak isteniyor"
İspanya'nın, Gazze’deki soykırım ve katliamlar nedeniyle kendi karasuları ile hava sahasından İsrail’e giden silah yüklü gemi ve uçaklara geçit vermediğini hatırlatan Mete Yarar, Ceuta’nın stratejik önemini şu sözlerle açıkladı:
"İspanya’nın Cebelitarık Boğazı’ndaki hakimiyetini gösteren haritaya baktığınızda, Ceuta ile İspanya karası birleştiğinde arada boşluk kalmıyor. Yani oradan geçen gemilerin kontrolü tamamen İspanya’nın eline geçiyor. İspanya kendi karasularından İsrail’e giden silah yüklü bir gemiyi durdurup el koyabilir. Ancak Ceuta bölgesi Fas’a geçerse o stratejik kontrol kırılır. İsrail, Fas sahasını kullanarak istediği gemiyi Akdeniz’e ve kendi limanlarına rahatça sokma imkanına kavuşur."
"60 bin kişinin aynı anda yürümesi tesadüf değil"
Yaşanan krizin yalnızca İspanya’nın iç dinamikleri ya da düzensiz göç hareketi olarak okunmaması gerektiğinin altını çizen Yarar, "60 bin kişinin aynı anda organize olmasının arkasında planlı bir irade olmalı. Bu hamle, İspanya’nın İsrail’e karşı uyguladığı ambargo ve sert tutuma karşı verilmiş doğrudan ve stratejik bir cevaptır" değerlendirmesinde bulundu.
Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.