Memurlar açısından hem çalışırken hem de emeklilik de ek göstergenin çok önemli bir yeri vardır. Dolayısıyla her memurun yüksek ek göstergeli bir görev hayali olduğunu söylemek abartı olmayacaktır. Acaba 5510 sayılı Kanun bu ek gösterge hayalini ne kadar etkilemiştir? Bu konunun memurlar tarafından çok fazla bilindiğini düşünmüyoruz. Bu nedenle aşağıda bu konu detaylarıyla açıklanmaya çalışılacaktır.
Görüleceği üzere, 15.10.2008 öncesinde yüksek ek göstergeli bir görevde en az 6 ay bulunmak yüksek emekli aylığı almak için yeterliydi.
Ancak, bu durum 15.10.2008 tarihinden önce göreve başlayan memurlar için geçerli değildir. Bu memurlar hala en az 6 ay yüksek ek göstergeli görevlerde bulunarak düşük ek göstergeli diğer memurlara göre daha yüksek emekli aylığı alabilirler.
Yeni düzenlemeye göre makam, görev ve temsil tazminatları hem doğrudan emekli aylığına ilave edilmemekte hem de görev yaptığınız sürece bu ödemelerden sigorta kesintisi yapılmaktadır. Yan yana görev yapan iki memurdan birisi 14.10.2008 tarihinde göreve başlamış diğeri de 16.10.2008 tarihinde göreve başlamışsa bunların hem çalışırken aldıkları maaşları hem de emekli aylıkları ciddi oranda farklı olacaktır. İşte reformun ortaya çıkardığı olumsuzluklardan birisi de budur. Gün farkı ile bu kadar ciddi avantaj ve dezavantajların oluşması doğru değildir. Diğer sigortalılar için geçerli olan ikili emekli maaş sistemi memurlarda olmadığı için bu tür olumsuzluklar ortaya çıkmıştır. Reform öncesi ve sonrası memur maaş hesabı için http://yenisafak.com.tr/yazarlar/?t=24.07.2011&y=Ahmet_Unlu adresindeki yazıya bakıldığında bu durum daha açık görülecektir.
Görüleceği üzere, yeni düzenlemenin zamanla birçok olumsuzluğu gün yüzüne çıkmaya başlamış ve yeni sisteme göre memurların emekli aylığı bağlanmadığı için de kimse olayın vahametini kavrayamamıştır.
Her ne kadar 5510 sayılı Kanun sonrasında vazife malullüğü aylığı bağlanmış ise de, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi ile bu aylıkların 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emsali iştirakçiye bağlanacak harp veya vazife malûllüğü aylığından az olamayacağı yönünde düzenleme yapıldığından eski sisteme göre bir sıkıntı oluşmamıştır.
Bu düzenlemeye göre; Milletvekillerine Cumhurbaşkanına ödenmekte olan aylık ödeneğinin % 40"ı esas alınarak Cumhurbaşkanına bağlanacak yaşlılık aylığının % 42"si oranında malullük, emeklilik veya yaşlılık aylığı ödemesi getirilmiştir. Bu düzenlemeyle Milletvekillerinin 5510 sayılı Kanundan hiç etkilenmemesi hatta eskiye göre daha avantajlı duruma getirilmeleri sağlanmıştır.
Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.