Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Doğru tabir "Türk milletidir"

Doğru tabir "Türk milletidir!"

Cem Küçük
Cem Küçük Gazete Yazarı

Bugünlerde "Türk", "Türkiyeli" gibi kavramlar sıklıkla tartışılıyor. Kürt meselesinin çözüm sürecinde şayet yeni anayasa yapılırsa, "Türk milleti" kavramının dışarıda bırakılıp "Türkiyeli" yazması bir grup aydın tarafından öneriliyor.

İşi daha da ileri götürüp Türk milleti tabirinin birlik ve beraberliğe hizmet etmediğini iddia edenler de var. Bir kere bu topraklarda yaşayıp kökeni ne olursa olsun, aşırı uç Kürt milliyetçileri dışında kimsenin Türk isminden bir rahatsızlığı yok. Hatta TRT"de Kürtçe yayınla beraber Boşnakça yayın yapılmaya başlandığında Boşnak kardeşlerimiz buna itiraz etmiş, Türk ismiyle hiçbir sorunları olmadığını ifade etmişlerdi. Peki anayasada Türk milleti ya da Türkiyeli yazması çok şeyi değiştirir mi? Değiştirir ve doğru tabir "Türk milletidir".

Bu tartışmaların dünya çapında ivme kazanması ünlü siyaset teorisyeni Samuel Huntington"ın Clash of Civilization (Medeniyetler Çatışması) teziyle olmuştur. Huntington"a göre din temelinde kimlik ve ayrılma hareketleri öne çıkmakta, dini inanç öteki inançları ikinci plana itmektedir. Millî kimlik ve millî devlet tarihte eski anlam ve gücünü kaybetmektedir. Doğu toplumları, batılılaşma için ne kadar çaba harcarlarsa harcasınlar batılı olamazlar, ikisi-arası bir sentezde kalırlar. Bu görüş, Eisenstadt gibi tanınmış sosyologların da görüşüdür.

Türkiye"nin tartışmasız bir numaralı tarihçisi Halil İnalcık"a göre Huntington"ın medeniyetler çatışması tezinin ilk örneğini 1922"de İngiliz tarihçi Arnold Toynbee vermiştir. Toynbee bu görüşünü 1922"de yayınladığı The Western Question in Greece and Turkey, A Study in the Contact of Civilisations kitabında detaylıca anlatmaktadır.

Huntington"a göre, Türkler temelinde bir İslâm toplumu oluşturur, Türkiye kültürce bölünmüştür, kültürce Batı"ya dönük geniş bir kitle vardır, ama aslında İslâm medeniyetini benimsemiş milletler camiasında kalmaktadır ve öyle kalmalıdır.

Huntington"un unuttuğu bir şey var. Milli kimlik, dil, gelenek, görenek milletlerin tarihinde çok önemlidir. Ziya Gökalp"e göre gelenek ve görenek sosyal yapıyı oluşturan ve devam ettiren adeta organik bir nitelik gösterir. Bu sosyolojik ekol, geleneği, toplumun var olması ve toplum hayatının ahenk içinde işlemesi için zaruri görmektedir. Her toplum için belli sosyal kurallar, organik bir sistem oluşturur, onun herhangi bir öğesine dokunmak şiddetli bir tepki uyandırır.

Buradan hareketle Osmanlı, Türk müydü sorusu çok anlamsız kaçar. Osmanlı Türk"tü ve Halil İnalcık"a göre büyük devlet olmalarını, sadece kendi kavimlerinden verasetle aldıkları kuvvet ve kudrete değil, aynı zamanda İslâm"dan aldıkları ve Osmanlı adı altında eritmeye muvaffak oldukları din ve dünya görüşüne borçludurlar.

Osmanlı İmparatorluğu kendi tebaasındaki kırılmayı 1789 Fransız İhtilali sonrasında yaşadı. Hiçbir zaman Türk adıyla öne çıkmasa da tebaası haklı veya haksız devlet özlemiyle isyan etmişlerdir. Her milletin kendine has aidiyet duygusu vardır. Bu duygular gelenekle, örf ve adetle, zamanla oturur. Arnavut, Bulgar hemen her ırk milliyetçilik duygusunun ortaya çıkışıyla Osmanlı"nın bünyesinde kalamamıştır. Hoşgörü, sevgi, dil ve dinine karışmamak gibi hep öne sürülen faktörler de bir işe yaramamıştır.

Benzer süreci İngiltere, Almanya ve hatta Kanada bile tecrübe etmiştir. 20. yüzyılla birlikte millet kavramı daha da önemli hale gelmiştir. Dolayısıyla bugün Türkiye topraklarında yaşayan herkese Türk milletinin bir parçası demek yanlış değildir. İsmi konmasa da, Selçuklulardan beri Türk milleti ibaresi bu toprakların adıyla bütünleşmiştir. Taha Akyol"un dediği gibi Türk kavramını millet ve bayrak adı olmaktan çıkarıp "etnik gruplardan biri" haline getirmek ağır kimlik krizlerine ve bunalımlara yol açar.

Türkiyeli, Türkiyelilik gibi kavramlar sunidir ve hiçbir geçerliliği yoktur. Türk isminin anayasa dahil resmi metinlerden çıkarılması, yok sayılması kabul edilemez.

Elbette kimsenin dini, dili asla inkar edilemez. Bu tür hakların bir lütuf gibi sunulması da asla doğru değil. Türkiye özellikle 1990"lı yıllarda Kürt meselesinde çok hata yaptı. Bugün mantıklı adımlar atılarak barış ortamının sağlanması için her şey yapılıyor. Ufukta bir aksilik çıkmazsa yeni anayasa yazılacak.

Anayasada Türk milleti yerine Türkiyeli kavramı yazması büyük sorunlar çıkarır. Esas bu durumu Türk milletine anlatamazsınız. Kürtlerin aşırı milliyetçileri, bir grup liberal ve kimlik bunalımı yaşayanlar dışında kimsenin bu konuda bir itirazı olacağını düşünmüyorum. Tayyip Erdoğan"ın da bu konuda çok hassas olduğuna eminim.

Twitter.com/cemkucuk55

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.