Uyku terörü

04:0012/04/2015, Pazar
G: 13/09/2019, Cuma
Mücahit Öztürk

Uyku hepimiz için en doğal bedensel ve ruhsal dinlenme aracıdır. Yeni bir güne daha dinç ve enerjik girebilmek için 24 saatin bir bölümünü uykuda geçirmemiz gerekir. Biyolojik uyku ritmimiz geceye göre düzenlenmiştir. Dolayısıyla gece uyuma, gündüz uyumaya kıyasla daha verimli ve yararlıdır. Hepimizin farklı sürelerde uyku ihtiyacı vardır. Yaş ilerledikçe uykuya olan ihtiyacımız dolayısıyla da uyku süremiz azalır. Dinlenebilmemiz için uykunun süresi kadar kalitesi de önemlidir.Çocuklarda uyku sorunlarına

Uyku hepimiz için en doğal bedensel ve ruhsal dinlenme aracıdır. Yeni bir güne daha dinç ve enerjik girebilmek için 24 saatin bir bölümünü uykuda geçirmemiz gerekir. Biyolojik uyku ritmimiz geceye göre düzenlenmiştir. Dolayısıyla gece uyuma, gündüz uyumaya kıyasla daha verimli ve yararlıdır. Hepimizin farklı sürelerde uyku ihtiyacı vardır. Yaş ilerledikçe uykuya olan ihtiyacımız dolayısıyla da uyku süremiz azalır. Dinlenebilmemiz için uykunun süresi kadar kalitesi de önemlidir.

Çocuklarda uyku sorunlarına sıkça rastlanır. Uyku sorunu, tek başına bir sorun olabileceği gibi birçok ruhsal hastalığın belirtisi olarak da görülebilir. Nedeni ne olursa olsun uyku ile ilgili sorunlar sadece çocuğu değil, ailenin tüm bireylerini olumsuz olarak etkiler. Gece uyuyamayan ya da uykusunda kalkıp dolaşan bir çocuğa sahip olan aile sürekli tedirginlik yaşar, geceyi rahat geçiremez. Çocuk uyumadığında anne babanın uyuması da mümkün olmaz. Sabaha kadar uyuyamayan anne babanın gerginliği tüm gününü olumsuz etkiler.

Gece uykudan korkarak uyanma çocukluk çağında oldukça sık rastlanan bir durumdur. Halk arasında kâbus görme ya da karabasan olarak adlandırılan bu durum aslında bir çeşit uyku bozukluğudur. Gece korkusu çocuklarda iki farklı şekilde görülür. Birincisinde çocuk genellikle gece yarısından sonra uykudan korkarak ve bağırarak uyanır. Korkulu bir rüya görmüştür. Şaşkın bir haldedir. Rüyanın gerçek olmadığını anlayıncaya kadar kısa bir süre bu şaşkınlık devam eder. Anne babanın yanına giderek rüyasını anlatmak ya da onlarla birlikte yatmak ister. Ancak rüyanın gerçek olmadığını anlayınca sakinleşir, yatışır ve uykusuna devam eder. Sabah kalktığında gece olanları ve rüyasını genellikle hatırlar.

İkincisinde ise, çocuk genellikle uyuduktan 1-2 saat sonra gecenin ilk yarısında panik halinde bağırarak uyanır. Uyku terörü de denen bu durumda çocuğun çok korkmuş, ürkmüş ve telaşlı bir hali vardır. Çocuk anlamsız ve saçmalama şeklinde konuşur, amaçsız bir şekilde yatağından kalkıp odada dolaşır. Bu durum anne babanın çok telaşlanmasına ve panik yaşamasına neden olur. Çocuğu uyandırma ve sakinleştirme çabalarına rağmen bu hal yatıştırılamaz, ilişki kurma çabaları sonuçsuz kalır. Çocuk sorulara cevap vermez, istekleri yerine getirmez. Hızlı hızlı nefes alıp verir ve kalbi hızlı çarpar.

Anne baba çocuğunun bu durumu karşısında fazlaca telaş ve endişeye kapılır ve ne yapacağını bilemez. Bir kaç dakika sonra çocuk sakinleşir yatağına yatar ve uykusuna devam eder. Aslında çocuk uykusundan gerçek anlamda uyanmış değildir. Uyku ile uyanıklık arasında bir haldedir. Sabah uykudan kalktığında gece olup bitenleri hatırlamaz.

Uykudan korkarak uyanma gece boyunca bir kaç kez tekrarlayabilir. Her gece olabileceği gibi ayda bir kaç kez gibi nadir de olabilir. Genellikle 4-14 yaşları arasında görülür. Anne baba ilk önce kendileri sakin olmalı ve telaşa kapılmamalıdır. Çocuğu uyandırmaya çalışmanın hiç bir yararı yoktur. Çocuk sakin bir şekilde yatağına yatırılmalı, kendisine zarar verebilecek davranışları dışında çocuğa müdahale edilmemelidir. Bir müddet sonra çocuk kendiliğinden uykuya dalacak ve bu durum düzelecektir. Şurası unutulmamalıdır ki bir kısım nörolojik ve psikiyatrik hastalıklar ile gece korkuları birbirine çok benzer; bunun ayrımının yapılması gerekir.

Uyku sorunu devam ettiğinde mutlaka destek alınmalıdır.
#Uyku terörü
#uyku
#köşe yazısı