Menü

Geri

EDİSYON   :

TRTRENENARARFRFRRURUURUR
31

Bildirimler

Galatasaray’da stadyum zemini meselesi artık basit bir çim problemi olmaktan çıktı. Sezon başından bu yana tartışılan, bir önceki milli arada yapılan değişiklikle çözüme kavuşması beklenen sorun, bugün çok daha ciddi bir boyuta ulaşmış durumda. Üstelik yapılan müdahaleye rağmen zeminin yeniden bozulması, ortada yalnızca teknik bir problem değil, ciddi bir planlama ve yönetim sorunu olduğunu da düşündürüyor.

Milli arada değiştirilen çimler, üst üste oynanan karşılaşmaların yükünü kaldıramadı. Son olarak Amed SF karşılaşmasında zeminin giderek ağırlaştığı, futbol oynamayı zorlaştıran bir görüntüye büründüğü çok daha net gözlemlendi.

Peki, Galatasaray'ın zemini neden bu halde? Daha da önemlisi, neden bir türlü düzeltilemiyor?

Son dönemde Galatasaray'ı yakından takip eden birçok ismin bu konuda yaptığı değerlendirmeleri okuyorum. Zeminin yapısından bakım koşullarına, doğal ışık yetersizliğinden mevsimsel etkenlere kadar pek çok gerekçe sıralanıyor. Ancak bütün bu açıklamaların sonunda değişmeyen tek bir gerçek var: Ortada hâlâ bir çözüm yok.

Daha da düşündürücü olanı, kimsenin sorumluluk üstlenmemesi.

Sorun çimde değil, planlamada!

Galatasaray gibi her sezon şampiyonluk hedefleyen, Avrupa'nın en üst düzey organizasyonunda mücadele eden bir kulübün stadyum zemini konusunda bu kadar hazırlıksız yakalanması kabul edilebilir değil. Sezon öncesinde yapılması beklenen zemin değişiminin, çimlerin durumunun kötüleşmesinin ardından milli araya bırakılması başlı başına sorgulanması gereken bir karar. Çünkü stadyumun fiziksel koşulları yeni ortaya çıkmadı.

RAMS Park'ın doğal ışık konusunda yaşadığı sıkıntılar biliniyor. Mevsim geçişlerinde hava koşullarının çimlerin gelişimini olumsuz etkileyebileceği de öngörülebilir bir durum. Üstelik yoğun maç takviminin zemine nasıl bir yük bindireceğini hesaplamak için sezonun başlamasını beklemeye gerek yok.

Bütün bu gerçekler ortadayken değişimin neden daha erken yapılmadığı, neden doğru zamanlamanın tercih edilmediği ve yeni zeminin yoğun maç trafiğine ne ölçüde hazırlandığı açıklanmalı. Çünkü öngörülebilir bir soruna zamanında müdahale edilmemesi, sonrasında yaşananları yalnızca talihsizlik olarak değerlendirmeyi zorlaştırıyor.

Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, ciddi bir ihmal ihtimalini gündeme getiriyor.

Bu işin tasarrufu olmaz!

Doğal ışık konusunda dezavantajlı stadyumlarda çim bakımının çok daha maliyetli olduğu biliniyor. Yapay aydınlatma sistemleri, havalandırma, nem kontrolü, drenaj ve düzenli bakım uygulamaları ciddi yatırımlar gerektiriyor.

Ancak Galatasaray'ın bu konuda maliyet hesabı yapma lüksü yok.

Milyonlarca euro harcanarak kurulan bir takımın mücadele ettiği zeminin, o futbolcuların performansını ve sağlığını tehdit edebilecek durumda olması büyük bir çelişki. Bir tarafta dünya çapında yıldızları kadronuza katmak için devasa bütçeler oluşturacaksınız, diğer tarafta o futbolcuların sahaya çıktığı zemini ideal koşullara getiremeyeceksiniz.

Böyle bir anlayış sürdürülebilir değil.

Galatasaray yönetimi, gerekirse dünyanın en iyi zemin uzmanlarından destek almalı. İhtiyaç duyulan teknolojik yatırımlar yapılmalı, bakım süreçleri yeniden düzenlenmeli ve bu sorunun kalıcı biçimde çözülmesi için hiçbir harcamadan kaçınılmamalı.

Üstelik bu süreçte alınan kararların sorumluluğu da açıkça ortaya konulmalı. Yanlış planlamanın bir bedeli varsa bunun hesabı sorulmalı. Gerekirse ihmali bulunanlar sorumluluğu üstlenmeli. Çünkü Galatasaray'ın kaybedecek zamanı yok.

Futbolcuların sağlığı tehlikede

Meselenin en endişe verici tarafı ise artık futbolcuların sağlığının da tartışmanın merkezine yerleşmesi.

Leao ve Osimhen'in yaşadığı sakatlıkların zeminle ilişkili olabileceğine yönelik değerlendirmeler, sorunun ne kadar ciddi boyutlara ulaşabileceğini gösteriyor. Elbette bu sakatlıkların doğrudan zeminden kaynaklandığını söylemek için tıbbi ve teknik değerlendirmeler gerekiyor. Ancak böyle bir ihtimalin dahi konuşuluyor olması başlı başına endişe verici.

Çünkü kötü zemin yalnızca pas kalitesini, oyun temposunu veya futbolcuların teknik becerilerini etkilemez. Oyuncuların hareketlerini, denge kontrolünü ve fiziksel yüklenmelerini de olumsuz etkileyebilir.

Galatasaray'ın milyonlarca euro yatırım yaptığı futbolcuları, her maçta zeminin oluşturabileceği ilave risklerle karşı karşıya bırakması kabul edilemez.

Bir futbolcunun sakatlığı nedeniyle kaçıracağı kritik bir karşılaşmanın sportif ve ekonomik bedeli, zeminin sağlıklı tutulması için yapılacak harcamaların çok üzerine çıkabilir. Bu nedenle mesele yalnızca çimlerin yeniden yeşermesi değil, kulübün en değerli yatırımlarından biri olan futbolcuların korunmasıdır. Artık açıklama değil, çözüm gerekiyor.

Galatasaray'ın stadyum zeminiyle ilgili tartışmaların her maçtan sonra yeniden başlaması, sorunun ne kadar kronikleştiğini gösteriyor. Bir maç hava koşulları, diğer maç yoğun fikstür, bir başka maç çimlerin henüz oturmaması gerekçe olarak gösteriliyor.

Ancak hiçbir gerekçe, ortaya çıkan tabloyu değiştirmiyor. Galatasaray'ın ihtiyacı yeni mazeretler değil, somut bir çözüm takvimi.

Zeminin neden bu hale geldiği, yapılan değişimin neden beklenen sonucu vermediği, bakım süreçlerinde hangi eksikliklerin yaşandığı ve bundan sonra hangi önlemlerin alınacağı kamuoyuna açık biçimde anlatılmalı.

Bugün alınmayan önlemler yarın çok daha ağır sonuçlar doğurabilir. Bir sakatlık, kaybedilen kritik bir maç, Avrupa'da kaçırılan bir fırsat... Bunların her biri telafisi çok daha zor bedeller anlamına geliyor.

Ve bu ihmalin bedeli, bir gün tahmin edilenden çok daha ağır olabilir.

Yorumlar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

10 saniye sonra yönlendirileceksiniz...

10 saniye sonra yönlendirileceksiniz...