
Seçimler yaklaştıkça diploma tartışmaları yeniden alevlenmeye ve gündeme gelmeye başladı. Görüldüğü kadarı ile doğrusu ne olursa olsun tartışmalar gündemde kalmaya devam edecek. Biz yine de bildiğimizi ve doğrusunu söyleyelim. Bugün siyasi parti liderlerinden üçü İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunu iken diğer ikisi için yapılmayan tartışmanın sadece Cumhurbaşkanı için yapılmasının bir nedeni olmalı.
Seçimler yaklaştıkça diploma tartışmaları yeniden alevlenmeye ve gündeme gelmeye başladı. Görüldüğü kadarı ile doğrusu ne olursa olsun tartışmalar gündemde kalmaya devam edecek. Biz yine de bildiğimizi ve doğrusunu söyleyelim.
Bugün siyasi parti liderlerinden üçü İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunu iken diğer ikisi için yapılmayan tartışmanın sadece Cumhurbaşkanı için yapılmasının bir nedeni olmalı. Öncesinde kısaca İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi tarihini kısaca özetlemeye çalışayım.
Cumhuriyet kurulduğunda yüksek öğretim yapan Darül’l-Fünun’un yanı sıra üniversite mesabesinde birçok yüksek mektep bulunuyordu. Sadece isimleri henüz üniversite değildi. İlk üniversitemiz 1933’te İstanbul Üniversitesi idi. Aynı yıl Ankara’da Yüksek Ziraat Enstitüsü, 1935 yılında da Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kuruldu.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, İstanbul’daki Yüksek Mühendis Mektebi 1944’te İstanbul Teknik Üniversitesi’ne dönüştürülmüştü. Ankara’da kurulan enstitüler de fakülte haline getirilerek 13.06.1946 yılında çıkan 4936 Sayılı Kanun’la Ankara Üniversitesi kuruldu. Böylece üç üniversitemiz oldu: İstanbul, İTÜ ve Ankara Üniversitesi. Daha sonra üniversitelerin sayısı yavaş da olsa arttı.
İKTİSADİ VE TİCARİ İLİMLER AKADEMİSİ
Üniversite olacak kadar büyük olmayan, yani sadece bir alanda eğitim veren yüksek öğretim kurumlarının ismi yüksekokul idi. 1959’da çıkarılan 7334 Sayılı Akademi Kanunu’yla İktisadi Ticari İlimler Yüksekokulları akademilere dönüştürüldü. Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi ve Güzel Sanatlar Akademisi ile birlikte iktisat, mimarlık ve güzel sanatlar alanlarında yüksek öğretim veren üç yüksek okulumuz oldu.
İktisadi ve Ticari İlimler Akademileri de aynı süreçlerden geçti. Önce Orta Ticaret Mektebi adıyla eğitim ve öğretim hizmetlerini sürdürdü. 1924-1925 Eğitim-Öğretim Yılı’nda Orta Ticaret Mektebi, Yüksek Ticaret Mektebi ve İstanbul Ulûm-ı Aliye-i Ticariye Mektebi isimleri ile üç kademeli hale getirildi. 1932’de Küçük Ticaret Mektebi, Ticaret Lisesi ve Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebi şeklinde yeniden düzenlendi ve MEB’e bağlandı. 7334 Sayılı İktisadi ve Ticari İlimler Akademileri Kanunu’nun 8 Haziran 1959 tarihinde yürürlüğe girmesiyle İstanbul’da ve Ankara’da İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi kurulmuş oldu. 1982’de çıkan kanunlarla da biri Marmara Üniversitesi diğeri Gazi Üniversitesi olarak hizmetlerine devam ediyor.
Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli Ankara İktisadi ve Ticari İlimler akademisinden mezun olurken Cumhurbaşkanı da aynı kanunla kurulan ve aynı statüde bulunan İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler akademisinden mezun oldu.
AKADEMİ ÜNİVERSİTE MİDİR?
Akademiler dönemlerinin üniversitesidir ve bugünkü üniversite ile arasında hukuki bakımdan hiçbir fark yoktur. Fark tamamen idari yapılanma ile ilgilidir ve mezunlarının hakları ve unvanları bakımından aynıdır. Akademi unvanlı yüksekokullar sadece bir alanda eğitim verirken üniversite birden fazla alanda eğitim veriyordu. Her ne kadar farklı isimle anılsa da hepsi yüksek öğretim kurumu idi ve mezunları yüksek öğretim mezunu kabul edilir idi.
1980 darbesini müteakip kabul edilen Anayasa’nın 2547 Sayılı Kanunu’na göre YÖK kurulunca akademiler ve yüksekokullar fakülte ve üniversitelere dönüştürüldü. Bu değişiklik sadece idari değişiklik idi. Hocalar ve öğrenciler aynı şekilde eğitim hayatlarına devam ettiler.
2000’lerden itibaren de üniversitelerin Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları Spor Fakülteleri’ne, Sağlık Yüksekokulları ise Sağlık Bilimleri Fakültesi’ne dönüştürüldü, dönüştürülüyor. Haklar ve imkan bakımından da BESYÖ mezunu ile Spor Fakültesi mezunu arasında hiçbir fark yoktur, ikisi de aynı kabul edilir.
1982’de çıkarılan 41 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ve 28 Mart 1983 tarihinde yürürlüğe giren 2809 Sayılı Kanun ile akademinin tüm fakülteleri birleştirilip yeni kurulan Marmara Üniversitesi’ne bağlı, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi oldu. Aynı kanunla Aksaray Yüksek Ticaret Okulu ve Beyazıt Maliye Muhasebe Yüksek Okulu, Ticari Bilimler Fakültesi’ne dönüştürülüp Marmara Üniversitesi’ne bağlı bir fakülte altında toplandı.
Değişim bu kadarla da kalmadı. 23 Mart 2012 tarihinde bir Bakanlar Kurulu kararı ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi kapatıldı ve İşletme, İktisat ve Siyasal Bilgiler Fakültesi olarak üç fakülte kuruldu. Akademi bu sefer İşletme Fakültesi oldu. Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi de benzer süreçlerden geçti ve Gazi Üniversitesi’ne bağlı bir fakülte olarak devam ediyor.
Özetle söyleyecek olursak, Güzel Sanatlar Akademisi, Mimar ve Mühendislik Akademisi, İktisadi ve Ticari İlimler Akademileri yüksek öğretim kurumlarıdır ve mezunları da yüksek öğretim tahsili almış kişilerdir ve üniversite mezunu olarak kabul edilir. Burada sorulması gereken soru; Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi, Güzel Sanatlar Akademisi, Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi mezunları için yapılmayan diploma tartışması neden ısrarla İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunlarından sadece biri için yapıldığıdır…






