AB de İslâm karşıtlığı ile mücadele edecek
00:00, 14/05/2005, CumartesiG: Güncelleme: 14:07, 12/06/2017, Pazartesi
Yeni Şafak

Arşiv
Türkiye, Avrupa Konseyi Liderler Zirvesi'nde "dinler ve kültürler arası diyalog" konusunu gündeme getirecek ve "Avrupa'daki İslâm karşıtlığıyla mücadele" zirve bildirisine konulacak.
---------------------------------- manset -------------------------------------------
---------------------- manset ---------------------
Türkiye, dinler ve kültürler arası diyalogun güçlendirilmesini, Varşova'da 16-17 Mayıs günlerinde düzenlenecek 3. Avrupa Konseyi liderler zirvesinin gündemine getirecek. Avrupa Konseyi'ne (AK) üye 46 ülkenin devlet ve hükümet başkanını katılacağı zirvede Türkiye'yi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan temsil edecek. Zirve sonunda yayımlanacak bildiri ve eylem planında, Türkiye'nin girişimiyle ''kültürler ve dinler arası diyalogun geliştirilmesi, cesaretlendirilmesi'' istenecek ve ''bu konuda Avrupa Konseyi'nin ilgili organlarının önemli roller üstlenmesi'' talep edilecek. Avrupa Konseyi'nin bu alanda bir koordinatör tayin etmesinin talep edileceği bildiride, ''Avrupa Konseyi'nin yerel yönetimler kongresinden kültürler ve dinler arasında diyalogun geliştirilmesine katkıda bulunması'' çağrısında bulunulacak. Aynı bölümde, Avrupa'da, ''dini ve kültürel azınlıkların haklarının'' korunmasına önem verilmesi istenecek. Irkçılık ve yabancı düşmanlığıyla mücadelede etkin tedbirler alınmasının isteneceği zirve bildirisinde, yine Türkiye'nin talebi üzerine ''İslam karşıtlığıyla mücadele'' bölümü de eklendi. ABD'de düzenlenen 11 Eylül saldırılarından sonra özellikle Avrupa'da başlayan İslam karşıtlığının, bu bölümün eklenmesinde önemli rol oynadığı bildirildi.
Dünya gündemi tartışılacak
Yeni Avrupa mimarisi içinde Avrupa Konseyi'nin rolü ve AB ile ilişkilerin ele alınacağı zirvede, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) çalışma etkinliğinin artırılması da başlıca gündem maddeleri arasında yer alıyor. Avrupa'da soğuk savaşın ardından, 1990'lı yılların başından itibaren merkezi ve doğu Avrupa ülkelerinin demokrasiye geçiş sürecinde önemli rol oynayan Avrupa Konseyi, daha önce 8-9 Ekim 1993 tarihlerinde Viyana'da ve 10-11 Ekim 1997 tarihlerinde Strasbourg'da devlet ve hükümet başkanları düzeyinde toplanmıştı. 3. Avrupa Konseyi zirvesinin düzenlenmesine yol açan en önemli gelişme, AB'nin 10 üyeyi kapsayan son en büyük genişlemesi ve siyasi birliğini daha da güçlendirmesi gösteriliyor. AB'nin genişlemesinden sonra AK'nın gelecekte Avrupa'da üstleneceği rol Strasbourg'da yoğun bir biçimde tartışılmaya başlanmıştı. Tartışmaların ardından, demokrasi ve insan haklarının geliştirilmesi için 1949 yılında kurulan bu kuruluşun geleceğinin ve AB ile ilişkilerin 3. zirvede gözden geçirilmesi kararlaştırılmıştı.
'Avrupa Müslüman Birliği' kuruldu
Avrupa'da yaşayan müslüman toplulukların oluşturduğu "Avrupa Müslüman Birliği", ilk toplantısını manevi merkez olarak seçtikleri İstanbul'da gerçekleştirdi. Topkapı Eresin Otel'de yapılan toplantıya, birliğin Onursal Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Başkan Alman uyruklu avukat Ebu Bekir Rieger ile aralarında İspanya'dan Ebulhasip Castineira, Malik Ruiz, İngiltere'den Tarık Ali, İsviçre'den Uthman Mosimann'ın da bulunduğu diğer yöneticiler katıldılar. Türkiye'nin AB üyelik sürecine destek verdiği belirtilen Avrupa Müslümanları Birliği, Avrupa'da yaşayan müslümanların hukuki, sosyal ve kültürel sorunlarını sivil toplum insiyatifi içinde çözmeyi amaçlıyor. Prof. Yalçıntaş, Avrupa'da 20 milyon müslümanın yaşadığına işaret ederek, "Müslümanların AB'nin sağlıklı işlemesindeki rolleri olumlu ve destekleyici şekilde tarif edilmelidir. Birlik sürecini her sahada sosyal, kültürel ve ekonomik projelerle aktif bir şekilde desteklenecektir" dedi. AMB'nin merkezinin Almanya'nın Bonn kenti olduğunu, İspanya Granada'da da aynı adla bir vakıf kurulduğunu bildiren Prof. Yalçıntaş, "Birlik, barışsever ve topluma hizmet eden hedefleri benimseyen Müslüman kuruluşlara açıktır" diye konuştu.
Rieger: AB'nin gelişimine katkıda bulunacağız
AMB Başkanı Ebubekir Rieger de, birliğin manevi merkezinin İstanbul olarak belirlenmesinin tesadüf olmadığını belirterek, "Başbakan Erdoğan, hem İslam dünyasında hem de batı dünyasında takdir kazandı. Onun yaptığı çalışmaların, İslam ile batı arasında köprü görevi yaptığını düşünüyorum. Onun için AMB'nin tanıtımını İstanbul'da yaptık. Avrupa'da yaşayan müslümanlar olarak, toplumla çatışma anlayışında değiliz. AB'nin gelişimine olumlu katkı yapmak istiyoruz" dedi.
Uthman Mosimann da, "Avrupa'da sosyal hayat çürüyor. Avrupa'da insanlığı kurtaracak yegane güç olarak buradaki müslümanları görüyorum. Osmanlı ve Endülüs'te olduğu gibi bu güç Türkiye'de de var" derken, Tarık Ali ise " Türk halkı Avrupalı müslümanların geleceğinde de önemli rol oynayacaktır" diye konuştu.
'ÇAYELİ'NDEN ÖTEYE' VE FENER SÜRPRİZİ
Başbakan Erdoğan, Zigetvar Kalesi'ni ziyaret etti. Burada Zigetvar Belediye Başkanı, Başbakan Erdoğan onuruna yemek verdi. Yemekte, fasıl ağırlıklı bir müzik programı dinletildi. Türkçe söylenen bazı şarkı ve türküler Türk heyetine sürpriz olarak sunuldu. Erdoğan'ın memleketi Rize'den "Çayeli'nden Öteye" ile "Urfa'nın Etrafı Dumanlı Dağlar" türküleri çalındı. Belediye binası çıkışında Erdoğan çocuklarla tokalaştı. Başbakan Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Budapeşte'deki Gül Baba Türbesi'ni de ziyaret ederek dua etti. Başbakan Erdoğan'ı burada Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım tarafından açılan Fenerbahçe Spor Merkezi'nden 20 Macar çocuk karşıladı. Erdoğan, çocukları tek tek öperek sarıldı.
----------------- imza------------------
----------------- imza------------------




