Unilever Türkiye Başkanı Karaca, şirketin işini 2 katına çıkarıp çevreye verilen zararı yüzde 50 azaltmak istediklerini söyledi. Karaca, "2020'de yapılmış olması gereken 'Sürdürülebilir Yaşam Planı' hedeflerini Türkiye olarak 2015'de halletmeyi umut ediyoruz' dedi
Unilever Türkiye, Rusya, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Kafkasya Başkanı İzzet Karaca, Unilever'ın işini 2 katına çıkarıp çevreye verilen zararı yüzde 50 azaltmak istediklerini belirterek, '2020'de yapılmış olması gereken hedefleri Türkiye olarak 2015'de halletmeyi umut ediyoruz' dedi. Unilever tarafından hayata geçirilen 'Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı' projesinin son durumu ve geleceğe yönelik hedeflerine ilişkin gerçekleştirilen toplantıda konuşan Karaca, bu proje içinde çevreye iyi bir şeyler yapmak için gönülden çalıştıklarını belirterek, global düzeyde 2020 yılına kadar gerçekleşmesi planlanan 60 sosyal, ekonomik ve çevresel taahhüdün bulunduğunu ve son bir yılda bu hedeflerin önüne geçtiklerini kaydetti. Karaca, 35 ülke ile birlikte çalıştığını ifade ederek, Türkiye nüfusunun 10 katı fazla insana hitap ettiklerini söyledi. Bu projede, 171 bin Unilever çalışanının da gönüllü olarak rol aldığını anlatan Karaca, 'Tüketiciyi bilinçlendirmek çok önemlidir. Ne kadar çevreci çalışmalar ortaya koysak da hedeflerimizin 3'te 2'si tüketicinin bilinçli davranmasına kalıyor” dedi.
2011 yılında kullandıkları enerjiden 600 bin ton karbondioksit azaltımı yaptıklarını ifade eden Karaca şöyle konuştu: "Türkiye'de dondurma kabin alımında çevre dostu olanlarını seçiyoruz. 2012 yılı sonuna kadar yumuşatıcı ve deterjan içinde sera gazlarını yüzde 15 azaltmayı hedefliyoruz. 'Çevre yatırımı pahalıdır'. 'Geri dönüşüm geç oluyor' anlayışı doğru değil. Çevre yatırımı aslında daha az enerji, su ve atık demektir. Konsantre çamaşır deterjanları ve daha iyi yıkama alışkanlıkları geliştirilmesindeki önemli adımlar neticesinde 2 Ömerli Barajı kadar su kurtarıldı.'
Unilever Global İletişimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Sue Garrard, tüketici davranışlarının ne kadar değiştiğini araştırdıklarını belirterek, sürdürülebilir üretim kaynağı bulmanın son derece önemli olduğunu, 20-30 yıl içinde dünya nüfusunun 9 milyara ulaşacağını söyledi. Küresel sıcaklığın 2 derece arttığını anımsatan Garrard, “İngiltere'de kuraklık olacağı kimin aklına gelirdi. Bütün dünyada bu tür işaretler görüyoruz. İnsanların üzerinde sosyal etkisinde herşeyde ortaya çıkıyor. Bütün ekonomi de bunun yarattığı hastalıkla uğraşıyor. Dünyadaki bu sorun kokteylini birinin halletmesi lazım. Bu, hükümetlerin kendi başlarına çözemeyeceği sorunlar. Şirketlerin de bunu üstlenmesi lazım. Yakında 9 milyar insanın bu gezegende yaşaması konusunda bizim çalışmalarımız işe yarayacak” diye konuştu.






