
Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyelerin yakından takip edildiğini ve hukuki sorun görüldüğü an müdahale edileceğini söyledi: Bazı belediyelerin sorunlu olduğuna dair şeyler geliyor kulağımıza. İlgili partiler problemi çözmek isterlerse gereğini yaparlar. Aksi takdirde İçişleri Bakanlığımız devreye girmek durumunda kalır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakü’den dönüşünde gündeme ilişkin açıklamalar yapıp gazetecilerin sorularını cevapladı. Balıkesir Belediye Başkanı Edip Uğur’un “tehdit” açıklaması için “Bizi arasa gereği yapılırdı” diyen Erdoğan, tüm belediyelerin yakın takibe alındığını da vurguladı.
Sayın Başkanın tehdit edildiğine yönelik bize ulaşan herhangi bir bilgi yok. Ben o açıklamasından dolayı üzgünüm. Kendisi, siyasette bunca zaman tecrübesi olan, belediye başkanlığı yapan biri olarak, o türden bir tehdit varsa nereyi ya da hangi mercileri araması gerektiğini gayet iyi bilir.
Araması halinde de pekala olayın üzerine gidilirdi. Bizler ima edildiği türden bir tehdit durumunda kendisini herhalde kendisini yalnız bırakacak değiliz. Bırakın Edip Bey’i, kim olursa olsun, birine o tür bir tehdit durumunda gerekli müdahale tabii ki yapılır.
AK Parti’nin üzerinde durduğunuz yeter. Biraz da başka yerlere gidin.
Biz Irak’ın toprak bütünlüğüne önem veriyoruz. Irak, İran, Türkiye olarak bu hususlarda üçlü görüşmelerimiz sürüyor. İbadi’nin Türkiye ziyaretinde de konuştuk bu hususları. Görüşmeler ve ziyaret akabinde, Halil İbrahim Sınır Kapısı’nın Peşmerge tarafından Irak merkezi yönetimine teslim işlemleri başlatıldı. Bu işlem birkaç günde ancak tamamlanır. Devir teslim tamamlanınca bu sınır kapısı açılmış olacak. Bu, bizim tarafımızdan özellikle Irak’a insani yardımların ulaştırılması açısından önemli. Halil İbrahim Sınır Kapısı’nın merkezi yönetime tesliminin ardından, Fiş Habur Sınır Kapısı da devreye alınabilir. Böylece Peşmerge devreden tamamen çıkmış olacak ve insani yardımlar gönderilmeye başlanacak. Biz Kuzey Irak’taki yerel yönetimi muhatap almadığımız için, insani yardımları merkezi yönetim aracılığıyla ulaştırma düşüncesindeyiz.
Bölgede bizim için önemli bir konu da Telafer’deki Türkmen kardeşlerimizin yerlerine yerleşmelerinin sağlanmasıdır. Telafer’de 400 binin üzerinde Türkmen var, bunların yarısı Şii yarısı Sünni. Bunların 100 bin kadarı bizim topraklara geldi, 100 bin kadarı da Güney’e indi, diğerleri çevrede bölgede duruyor. Gayemiz Türkmen kardeşlerimizin Telafer’de kendi topraklarına yerleşmelerini sağlamak. Bu gerçekleştiğinde, inşallah tam bir dayanışma içinde, Sünni-Şii ayrımcılığı da ortadan kalkmış olacak.
- PKK Akdeniz’e ulaşamaz
- Kuzey Irak’taki gelişmeler farklı duruma yol açar mı?
- İdlib konusunda Rusya ile şu anda bir dayanışma içindeyiz. Bu, Afrin’i de kapsayacak. Çünkü Afrin bizim için her an bir tehdit oluşturabilir. Nerede oluşturuyor? Bir tarafta Oğulpınar öbür taraf Hatay, Antakya. Şu anda buralardan kendi topraklarımıza tehdit var. Bölücü terör örgütü mensupları, kuzeyden Akdeniz’e ineceklermiş. Buna Afrin üzerinden ilerleyerek, İdlib’i işgal ederek yeltenebilirler. Biz terör örgütü mensuplarının bu tür bir girişimine tabii ki izin vermeyiz. Buralarda bizi taciz eden törer örgütleri var, bu örgütlere karşı biz her an sınır ötesi operasyonlar yapabiliriz.
- El Cezire’de bir uzman, DEAŞ’ın elindeki toprakları devretmesi halinde PYD’nin Akdeniz’e ulaşacağını savunuyor.
- Deyrizor’dan Akdeniz’e ulaşabilmeleri için kuzeyi kullanmaları lazım. Kuzeyi kullanmaları da bizim onlara yol vememiz halinde olabilir ki, bu da mümkün değil.
- Güneyden ilerleyerek Akdeniz’e ulaşabilirler deniliyor...
- Güneyde karşılarında rejim ve de Rusya var. Onlara ne rejim yol verir, ne Rusya yol verir. Şu anda rejim ABD ile uyum içinde değil ki. DEAŞ’ın oradaki yerleri, Deyrizor’un olduğu yerler, petrolün en fazla olduğu yerler. Oralar kolay kolay kaptırılmak istenmez.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan ziyaretiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Azerbaycan ile enerji, savunma, ulaştırma kültür turizm alanında güçlenerek ilişkilerimiz devam ediyor. 2018’de Kafkas İslam Ordusunun kuruluşunun 100. yılını iki ülke olarak beraberce kutlayacağız. Bunun kararını aldık, ilgili birimlerimize talimatları vereceğiz. Bu birimlerimizde gerekli senaryoları hazırlayarak, ki başladılar zaten bu çalışmaya, gerekli adımları atacağız.”
Karabağ’ın durumunu da değerlendiren Erdoğan, “Türkiye olarak, Yukarı Karabağ için haklı davalarında Azerbaycan’ın yanında olmaya devam edeceğiz. Ben de önümüzdeki hafta ya da sonraki hafta Sayın Putin ile yapacağım görüşmede bu konuyu bizzat onunla görüşeceğim. Çünkü burada Putin’in tavrı çok önemli. Eğer Putin hakikaten bu işe asılırsa, netice almak çok daha kolaylaşacaktır, öyle görünüyor” dedi.
- Schröder’le o konuyu görüşmedik
- Büyükada tahliyeleri konusunda eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'in arabulucu olduğu iddiası var, doğru mu?
- Schröder, ta şansölye olduğu dönemden beri benim gayet iyi görüştüğüm, dayanışma içinde olduğum bir dostumdur. Zaten kendisiyle görüştüğüm biridir. Ama görüştüğümüzde, iddianın aksine o tür bir meseleyi görüşmedik. Biz Türkiye-Almanya ilişkilerini, iki ülke arasındaki ilişkilerin nasıl daha uyumlu bir sürece gireceğini, bunun için nasıl ne şekilde mesafe alınabileceğini görüştük. Ama birkaç köşe yazarının, tutup o görüşmeyi, yargıyla alakalı bir süreci etkilemeye yönelik bir teşebbüs gibi sunması hiç yakışık almamıştır. Bunlar herhalde gaipten haber alıyorlar. Eski dostumla yaptığım bir görüşme hakkında yalan yanlış şeyler ileri sürülmesi çok çirkindir. Türkiye bir hukuk devletidir. Yargı, davalarla ilgili, itirazlar dahil her hususu kendisi değerlendirir ve hukukun gereğini yapar. Kaldı ki bahsettiğiniz davada yargının kararının beraat değil, tahliye yönünde olduğunu gördük. Davanın nasıl sonuçlanacağını bilemeyiz. Ama bir görüşme hakkında birilerinin yalan yanlış şeyler söylemesi, aslı astarı olmayan şeyler yazılması, kabul edilebilir bir şey değildir.
Perşembe günü yerli oto ile ilgili lansmanı Külliye’deki kongre merkezimizde yapacağız. Bu konu ile ilgili gerek TOBB, gerek Bilim Sanayi Teknoloji Bakanlığımız çalışmalar yaptılar. Neticece sektördeki en önemli beş kuruluşumuzun bir araya gelmeleriyle, inşallah biz de kendi elektrikli otomobilimizi üretir konuma geleceğiz. Bu beş marka firmamız bu işe el atmış durumda. Lansmanını Perşembe günü yapacağız.










