
Türkiye''de "hızlandırılmış kapitalizmle beraber bir eblehleşme ve paçozlaşma süreci yaşandığını" söyleyen Alev Alatlı''nın "paçozlaşma" tanımını ilk duyduğumda biraz ağır buldum. Daha sonraları ise medyadan, siyasete, sanata yaşadığımız birçok şeyin bu kavramla tanımlanmasının ne kadar isabetli olduğunu düşünmeye başladım.
Alev Alatlı söyleşisinden sonra, konu kavramdan ziyade örneklenen kişilerle tartışılsa da, kavramın kendisi bize bugünkü resmimizi doğru bir açıdan gösteriyor.
Alatlı bu kelimeyi İngilizcesi ve Türkçesi olmayan Rusça "Poshlost" kavramının karşılığı olarak kullanmış. Bu kelimenin Türkçede tam karşılığı olmasa da en yakın karşılığı bayağılık. Bu kavrama edebiyatta ilk olarak Gogol''un kitaplarında rastlıyoruz. Dostoyevski''nin çok önemli bulduğu bu kavramı Nabokov güncellenmiş hali ile daha bilinir hale getirmiş.
Alev Alatlı''nın "paçozluk" olarak tek kelime ile tercüme ettiği kavram "basmakalıp yargılar, içi boş düşünceler ve sözler, klişe fikirler, içtenliksiz davranışlar, gurur ve paye çıkartmalar, ırk-din-ideoloji farkı gözetmeden herkeste görülebilen bir müptezellik, kokuşmuşluk" gibi birçok özelliği içeriyor.
Alatlı, Akşam gazetesinde yapılan röportajda üzerine kitap yazdığı bu kavramı anlatırken "sistematik bilginin reddi, akademisyenlerin gözden düşmesi ya da niteliksizleştirilmesi, öğrencilerin müşteri haline gelmesi gibi" konuların yanı sıra sıradan insanların entelektüelleri kaçırmasına da bu tanımın içine dahil ediyor.
Poshlost kavramını kitaplarında sıkça kullanan Nabokov ise bu kavramı ve karşılığını arayacağımız yerleri şu cümleler ile anlatıyor. "...Bayat duygusallıklar, kaba saba klişeler, philistinism''in her türlüsü, taklitlerin taklitleri, sahte özlü sözler, derinlikten yoksun derinlik çabaları, çiğ, moronik, namussuz pseudo-edebiyat. Günümüz yazı dünyasında poshlost örnekleri bulmak için, freudyen sembollere, meymenetsiz mitolojilere, toplumsal meseleler hakkındaki sığ yorum ve eleştirilere, hümanistik mesajlara, siyasal alegorilere, sınıf ya da ırk konularındaki aşırı ilgi ve hassasiyete ve de gazetecilik dünyasında kullanılagelen genellemelere bakmamız icap eder"
Tüm bunların paçozluk olarak ifade edilmesi, bu kelimenin tüm bunların tam karşılığının olup olmadığı tartışılmalı. Ancak bu tartışma kadar buna teslim olduğumuz ve içinde bulunduğumuz resmi de tartışmamız gerekiyor. Ben iki haftadır çevreme bu gözle bakıyorum ve o kadar çok "poshlost" örneği davranış ile karşılaşıyorum ki.
Hadi yapalım deyip yapılan, yapıldıktan sonra mana yüklenmeye çalışan işler. Stratejisi her şey olup bittikten sonra kurulan girişimler...
Alatlı söyleşide "matematiksiz teknoloji, biyolojisiz çevre, notasız müzik olmaz. Bunları yerine oturtamadığınız sürece sadece tüketirsiniz, böyle giderse Türkiye sadece tüketici kulvarında kalacak" derken bize büyük resmi gösteriyor.
Bir taraftan Amerika''nın Küresel Terör Gündemi''ni sahiplenişimiz, diğer taraftan umutlarımızı tüketen Filistin''de çözümsüzlüğün desteklenmesi. BM''de İsrail baskısı, Doğu Akdeniz''de para baronlarının 270 milyar dolarlık çıkarları, bir tanecik gemimiz Piri Reis ile petrol araştırmasına gidişimiz...
Terör ile mücadeleden, istihbarata, medyanın halinden dünya liderlerinin durumuna, Arap dünyasının çift taraflı oyunlarına bakınca bu kavramın küresel boyutta kuşatması altında olduğumuzu görüyoruz.
Alev Alatlı''nın kavramlaştırmasıyla meselelerin "hakikat"ine bakmak biraz canımızı acıtsa da kendimize gelmemize katkı sağlayacaktır diye düşünüyorum.
Muhafazakâr kesim için "medeniyet" kavramı çok önemlidir. O''na yüklenen anlam büyük, muhtevası pek derindir. Batı-doğu karşılaşmasının travmatik etkilerinin en ağır biçimde yaşandığı bir dönemin insanı olan Mehmet Akif''in medeniyet yorumları, bu kesimin bu kavrama bakışının temelini oluşturur. Batının tekniğini mi alalım, felsefesini mi, tartışmalarının bir sonucu olan ve artık klişe haline gelmiş "medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar" gibi... Muhafazakâr kesimin medeniyete ilişkin atıflarının kaynakları arasında Cemil Meriç, Erol Güngör biraz da Ahmet Hamdi Tanpınar''ı da elbette unutmamak gerekir.
Ben bu kavrama yüklenen anlamın kendi camiamda oluşturduğu etkiyi biraz abartılmış, biraz da yansıması olmayan büyük laflarla dolu bulurum. Bu nedenle de muhafazakâr kesimin "medeniyet" bakışını güncellemesi gerektiğini düşünüyorum.
Ama "poshlost" kavramına tutsak olmadan.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.