
Meşhur seyyahımız Evliya Çelebi, bilindiği üzere, sadece şehirleri anlatmakla yetinmez, gittiği yerlerin diline, kültürüne, yeme-içme alışkanlıklarına ilişkin bilgi ve anekdotlar da aktarır. Ancak, bir şey yemeden önce daima “helal midir” diye sorarmış. Gerçekten, yabancı bir memlekette, bir Müslümanı en çok zorlayan hususlardan biri, kültür ve inançlarına uygun yiyecekler bulabilmek oluyor. Hele ki, gayrimüslim bir ülkedeyseniz, bunu başarabilmek çok daha zor… Geçen yıl, ailecek yaptığımız Roma seyahatimizde bunu yaşamıştık. Pizza alacağız ama her seferinde domuz eti olmaması gerektiğini anlatmak zorunda kalıyor ya da işi garantiye almak için vejetaryen pizza istiyorduk. Sonra, Endonezyalı Müslümanların işlettiği dükkânlara rastladığımızda, vitrinlerindeki şu ibare dolayısıyla seviniyorduk: “Halal food…” Ferahlayıp; dükkâna giriyor ve siparişimizi veriyorduk, ancak bu kez de damak tadımıza uymayan yoğun baharat ve soslarla bezenmiş bir tabak önümüze geliyordu. Lezzete burun kıvırıyor ancak helal olduğuna şükrederek yemeğe devam ediyorduk.
Kolombiya'da da durum farklı olmadı elbette. Hiçbir şey olmasa, hazır barbunya konservelerden alır, yerim diye düşünüyordum. Ancak, o da olmadı… Çünkü buradaki hazır konserveler bizdeki gibi etsiz değil etli; üstelik hepsi o haram etten… İster istemez kendime şöyle bir tavsiyede bulunmaya başladım: İlla da et yiyeceksen, tavuk ve balıktan şaşma!
Günler sonra, sokakları dolanınca, bazı dükkânlarda yabancısı olmadığım yazılar gözüme çarptı: Şavurma, kibbeh, tabbule, felafel… Kim bu insanlar diye merak edip, dükkâna girdim ve “Los Turcos” olduklarını öğrendim. “Los Turcos”, yani Türkler!
Los Turcos'a ilişkin daha önce pek çok okumuştum ancak, ilk kez temas etme imkânım oldu. Los Turcos olarak anılan insanlar, on dokuzuncu yüzyılın yarısından itibaren Lübnan, Suriye, Filistin vb. ülkelerden göç eden Osmanlı torunları aslında. İçlerinde Müslümanlar olsa da, Latin Amerika'daki bu topluluk daha ziyade Lübnan ve Suriye'den gelen Ortodoks ve Katolik Hristiyan Araplardan oluşuyor. O yüzden, İspanyolca Türkler anlamına gelen “los Turcos” ibaresi, etnik bir anlam ifade etmiyor. Farklı ve etnisiteye ve dine sahip olsalar da, Tanzimat'la birlikte Latin Amerika kıtasına göç etmeye başlayan bu insanlar, yanlarında Osmanlı pasaportu taşıdıkları için onlara “Türkler” denilmiş. İki büyük göç dalgası olmuş. Biri, Tanzimat'tan hemen sonra 1840 ile 1890 arasında… Diğeri, 1890 ile 1951 yılları arasında… Kıtaya gelenlerin birçoğu aslında ekonomik sebeplerle vatanlarından göç etmiş… Uçsuz bucaksız topraklara, geniş tarım alanlarına sahip olan Latin Amerika yönetimleri, dünyanın farklı bölgelerinden işçi alımına yönelince, Avrupa'dan ve Ortadoğu'dan yoğun göçler yaşanmaya başlamış. Hatıratlara bakıldığında, birçoğunun bir miktar para kazandıktan sonra ülkesine dönmek istediği anlaşılıyor. Bir bakıma “gurbetçi” olarak gitmişler Latin Amerika'ya. Ancak, durum sandıkları gibi olmamış. Osmanlı devleti yıkılınca, anavatanlarıyla irtibatları da büsbütün kopmuş. Zamanla kıtanın her yanına yayılmışlar. Fakat her ne kadar Latinleşmiş olsalar da, Ortadoğu'ya ait kültürlerini de korumayı başarmışlar. Dükkânlarda Ortadoğu'ya özgü tatlara rastlamamızın nedeni de bu.
Kolombiya'da “los Turcos” olarak anılan insanlar, yoğun olarak, Santa Marta şehrine yerleşmiş olsalar da ülkenin tamamına yayılmış durumdalar. Bir zamanlar Galatasaray'da kalecilik yapan Mondragon, böyle bir aileden geliyor. Zaten, bilindiği üzere, ilk adı: Faryd (Ferit)… Ondan daha meşhur olan bir diğer Lübnan asıllı Kolombiyalı ise Shakira. Üstelik baba tarafından gelen soy isimlerinden biri de “Mebarek”. 1978-1982 yılları arasında devlet başkanlığı yapmış Julio César Turbay Ayala da o Kolombiyalılardan biriydi. Lakabı “Turco” (Türk) idi.
Ancak,
sadece Kolombiya'ya değil, Latin Amerika'nın tamamına yayılmış durumdalar. El Turco'lar, her ne kadar kıtanın sosyal yaşamına hızla adapte olmuşlarsa da, ekonomik, siyasi ve kültürel hayatta çok etkin roller üstlenmeye başlamışlar. Hatta Latin Amerika'nın en zenginlerinin vaktiyle buraya gelen Araplar olduğu söyleniyor. Örneğin, 2007 yılında dünyanın en zengini seçilen Meksikalı Carlos Slim'in kökenleri de Ortadoğu'ya (Suriye) dayanıyor ve o da tıpkı diğerleri gibi “el Turco” olarak anılıyor. Filistin kökenli Yarur ailesinin bir dönem Şili'deki tekstil sektörünün yüzde 60'ına hükmettiği; Brezilya'nın en büyük fast food zincirlerinden birisi olan Habib's işletmelerinin ise ülkedeki 500'e yakın mağazasında Ortadoğu mutfağına özgü tatları servis ettiği biliniyor.
Arap kökenli Latin Amerikalılar siyasette de son derece etkin olmuşlar. Lakabı “El Turco” olan ve 1989-1999 yılları arasında Arjantin devlet başkanlığı görevini yürüten Carlos Menem'in Suriye asıllı mesela. Ayrıca, Ekvador'da bugüne kadar 3 devlet başkanının “El Turco” olduğu biliniyor. Brezilya ve Uruguay'da da 1'er Lübnan kökenli cumhurbaşkanı yardımcısı görev yapmış bugüne kadar.
Latin Amerika'ya göç eden ve “los Turcos” olarak anılan bu topluluklar üzerinde maalesef yeterince ciddi bir araştırma yapılmamış. Bazı kaynaklarda, bu toplulukların Latin Amerika nüfusunun yüzde 5'ini oluşturduğu söyleniyor; bazı kaynaklarda ise bundan çok daha fazlası. Bunların içindeki Müslümanların oranının ise yüzde 5 olduğu kaydediliyor.
Brezilya ve Arjantin “los Turcos” olarak bilinen Ortadoğululara ev sahipliği yapma anlamında öne çıkıyor. Ancak Venezuela, Meksika, Şili, Kolombiya ve Küba gibi ülkelerde de ciddi oranda Ortadoğu kökenli insan yaşıyor. Latin Amerika'nın en büyük ülkelerinden Brezilya'da 10 milyon; Arjantin'de 3.5 milyon; Venezuela'da 1.6, Meksika'da 1.1, Şili'de 1 milyon, Kolombiya'da ise 800 bin civarında Ortadoğu kökenli insanın yaşadığı tahmin ediliyor.
El Turco'lar, Osmanlı kökenlerinin bilincindeler. Dolayısıyla, onların varlığı Türkiye-Latin Amerika ilişkileri açısından önem taşıyor. Aramızda 200 yıla yaklaşan bir mesafe var. Ancak, Türkiye'nin kıtaya olan ilgisi yoğunlaştıkça, bu mesafenin hızla kapanması işten bile değil.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.