
E.L.Doktorow''un Ürperti adlı eserinde şöyle söylediği naklediliyor: "Harry tam bir hödüktü. Ressamların her zaman böyle olduklarını görüyordum. Çelişki de burada yatmakta zaten. Gizemli bir Tanrı onların asla anlayamayacakları şeyleri çizmelerini sağlar. Tıpkı Tanrı''nın bize melekleri, azizleri ve İsa''nın kendisini sunmaları için bağışladığı sessiz ellerin sahibi olan o zevk düşkünü Floransalılar, Cenovalılar ve Venedikliler gibi..." (Aktaran: S.Özkaya, Sanatta Deha ve Yaratıcılık, İst. 2000, s. 103).
Demek oluyor ki, ressam Harry çevresi tarafından kaba ve anlayışsız biri olarak görülmektedir. Ve bu aynı çevre Harry''nin nasıl olup da resim yapabildiğine şaşıyor. Böylesi kaba ve anlayışsız birinin çizdiği resimleri anlayamayacağını düşünüyor. Ünlü Rönesans ressamlarının da melek, aziz ve Hz. İsa tablolarını onların kişiliklerini anlamadan çizdikleri gibi...
İmdi, anlaşılmamak, dolayısıyla da hödük diye nitelendirilmek yalnızca Doktorow''un kahramanı Harry''ye mahsus bulunmuyor. Dünyamızı yeni bir fikirle tanıştıran düşünürler, eski kalıpları yıkıp geçen, bir bakıma onların dokunulmazlıklarını hiçe sayan ressamlar, müzisyenler, şairler, öykücüler.. hep aynı anlayışsızlık duvarına toslamak zorunda bırakılmışlardır. Dahası, peygamberler bile, bu duruma istisna teşkil edememiştir. Bilakis, en katı ve bağnaz tutum, zulüm sınırlarını bile zorlayacak biçimde onlara uygulanmıştır. Hiç bir peygamber kavminin tümü tarafından safa ve hoşlukla karşılanmamıştır.
Durum, elbette bu insanların (sanatçıların, azizlerin vb.) geçimsiz, kaba, anlayışsız kişilikler olmalarından doğmuyor. Onlar, kurulu düzenin bir alışkanlığını yıkıyor. Alışkanlığın yıkılmasından veya yıkılmaya zorlanmasından doğan yeni durum tedirginlik meydana getiriyor. Onlara nasihat etmenin, yaptıkları işten vazgeçmeleri gerektiğini söylemenin, yaptıkları işin kurulu düzeni rahatsız edeceğini ispatlamanın, bundan doğacak zararların telafi edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürmenin faydası yoktur. Ressam Harry için de aynı durum söz konusudur. Onun da bir alışkanlığı yıktığı veya yıkılmasına yol açtığı anlaşılabilir bir olaydır. Hiç bir peygamber, filozof, bilgin, veli yoktur ki, bu anlayışsızlıktan payını almamış olsun; varsa eğer onların istisna teşkil ettiğini hemen söyleyebiliriz.
Sözü geçen bu insanların kendi eserlerini anlayıp anlamadıkları farklı bir konudur; yaptığı işin bilincinde olan olduğu gibi, bilincinde olmadan da bir yenilik sınanmış, getirilmiş olabilir. Ama bu yeniliğin sahibi olan sanatçı, kendi telakkisinin ürünü olarak ortaya koyduğu eseri, çevresi rahatsız oluyor diye değiştirme hususunda bir uzlaşmaya girmeyi reddeder. İşte bu reddediş, sanatçı ile çevresi arasındaki çatışmanın kökenini oluşturur. Bir yanda kurulu düzeni, varbulunan kuralları korumak isteyenler durur, bir yanda ona yeni bir düzen ve yeni kurallar sunmak isteyen dahiler.. Kısa vadede, sanatçılar zorbalıkla bastırılsalar, zulme uğratılsalar bile, uzun vadede kazananlar daima onlar olur.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.