Yerli dizi yabancı müşteri

00:0023/02/2012, Perşembe
G: 5/09/2019, Perşembe
Sema Karabıyık

Binbir Gece ile Balkanlar''da fırtına estiren Halit Ergenç ve Bergüzel Korel pahalı geldi, klipte maketlerini oynattılar; Ortadoğu''da Kıvanç rüzgarı; dizi ihracatında rekor gelir; Cumhurbaşkanına dizileri sordular; GSM firması sahibi sizin dizi yayındayken kimse telefonla konuşmuyor iflas edeceğim diye şikayet etti. Son zamanlarda gazetelerde yer alan yurt dışında dizi rüzgarı temalı haberlerden sadece bir kaçı.Amerikan dizileriyle büyümüş, bir dönem Meksika, Brezilya dizilerine gözünü kırpmadan

Binbir Gece ile Balkanlar''da fırtına estiren Halit Ergenç ve Bergüzel Korel pahalı geldi, klipte maketlerini oynattılar; Ortadoğu''da Kıvanç rüzgarı; dizi ihracatında rekor gelir; Cumhurbaşkanına dizileri sordular; GSM firması sahibi sizin dizi yayındayken kimse telefonla konuşmuyor iflas edeceğim diye şikayet etti. Son zamanlarda gazetelerde yer alan yurt dışında dizi rüzgarı temalı haberlerden sadece bir kaçı.

Amerikan dizileriyle büyümüş, bir dönem Meksika, Brezilya dizilerine gözünü kırpmadan bakmış, ertesi günü sabırsızlıkla beklemiş bir kuşağın üyeleri olarak; dizi sektörünün gelişmesinden, Arap Baharı''nda dizilerimizin etkisinin olduğunu duymaktan gurur duyuyoruz, göğsümüz kabarıyor!

Dizi ihracatının 2001 yılında başladığı, Deli Yürek''in sudan ucuz bir fiyata satıldığı bilinmeyince; son kareden yapılınca değerlendirme yetersiz kalıyor. 60 milyon dolarlık pazar payına ulaşan dizi ihracatında; Deli Yürek 2001 yılında Kazakistan''a bölüm başına 30 dolara satılmış. Tekrar yayınlarda yapımcıya ödeme yapılmaması sebebiyle yurt dışında bedava da yayınlansa bir kayıp söz konusu değildi. Seyircide alışkanlık oluşturulması halinde zamanla karlılık sağlanabileceği hesap edildi. Evdeki hesap çarşıya uydu.

Düşük maliyet yüksek kazanç getirince Türk dizileri, ilgi görmesi kaçınılmaz oldu, iktisadi kural devreye girdi arz talebini doğurdu.

Seyircide alışkanlık oluşturması pembe diziler gibi her gün yayınlanması ile mümkündü. Yerli dizi yersiz uzun kampanyaları yapılmasına sebep uzun dizi süresi dizi ihracatında avantaja dönüştü, bir bölüm dört beş parçaya bölünerek yayınlandı.

Dizi ihracatının en önemli aktörü Fırat Gülgen verdiği röportajda ''Bizim diziler Latin Amerika dizilerine benzer. Hikaye bir sonraki bölümde de devam eder. Aşk hikayeleri, zengin-fakir, güçlü-zayıf ilişkileri konu alınır. O dönemde 30-40 dolarlara pembe dizileri pazarlıyorduk Türki cumhuriyetlere. Aynı fiyatlara deneyelim dedik.'' diye anlatıyor nasıl başladıklarını. ''Genel olarak her yerde entrika, aşk, aile dramaları gider. Bir de şu an Ortadoğu''nun baktığı şey daha çok lüks ve İstanbul.'' Son yıllarda niye senaryoların istisnasız aynı konuları işlediği, lüks zehirlenmesi yaşandığı bu sözlerden sonra netleşiyor. Arz talep ayağında öncelik yurt dışına verildiğinden; Türk seyircisinin aynı temalardan doyma noktasına geldiğini, aşk entrika intikam zehirlenmesi yaşadığını göz ardı edip, ya tutarsa çifte kavrulmuş olur yaklaşımıyla devam ediyorlar yollarına.

Her ülkede iki ya da üç rakiple çalıştıklarını, en iyileri seçtiklerini söylüyor Gülgen. En dikkat ettikleriyse farklı kanallarda yayınlanan dizilerin aynı saat diliminde birbirine rakip olmaması. Diziler yayınlanırken bazı sahneler çıkartılıyor, makaslama hakları var yani bizde de vakti zamanında olduğu gibi. Türkçe''nin yaygınlaşması istenilen stratejik ülkelerde alt yazılı yayınlanması için özel bir çaba gösteriliyor. Dizilerin Türkçe yayınlanması yerli halkın ya da yönetimin verdiği bir karar değil tek başına.

Türk dizilerini yayınlamayın on milyon dolar verelim teklifine derin manalar yüklenmeye çalışılsa da hadise tamamen ''duygusal''. Pazarı kaybetmemek, pastanın paylaşılmasına engel olmak.

Dizi ihracatını başlatan ve büyük oranda devam ettiren Gülgen''in en büyük özelliği dizi seyretmemesi. Bir iki bölüm tutar mı tutmaz mı diye baktığını ifade etse de; tutmanın yanında diziyi nerden pazarlayıcığını tespit edebilmek adına seyrediyor olmalı. ''Dizilerde ne olduğu hiç umurumda değil! Çocuklarımın da dizi seyrederek büyümelerini istemiyorum'' diyor. Neden diye sorulduğunda ise şöyle devam ediyor: ''Kişisel olarak dizilerdeki yozlaşmayı zerre kadar tasvip etmiyorum. İnsan ilişkilerinin bu kadar dejenere olduğuna, insanımızın da bu kadar kirli olduğuna inanmıyorum.''

Yaptıkları işi tasvip etmemelerine rağmen yollarına devam eden; değer yargılarını piyasaya rehin veren senarist yönetmen yapımcı zincirine dağıtımcının da katıldığını öğrenmiş olduk böylece.