
Petrol ihraç eden ülkeler örgütü OPEC'in Müslüman olmayan tek üyesi olan Venezuela, sahip olduğu petrol rezervleriyle Suudi Arabistan'ı bile geride bırakmış durumda. Buna rağmen yıllardır içinde bulunduğu ekonomik kriz sebebiyle belini doğrultamayan Venezuela'da sosyal, siyasal krizler de patlak verdi. Devrimci Sosyalist Hugo Chavez'in varisi Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı halkı sokağa çağıran muhalefet şiddeti körükledi, batı Maduro'yu diktatör olmakla suçladı. Kepenkler kapatıldı, grevler yapıldı. Son olarak CIA, Venezuela'da darbe yapmaya çalıştığını itiraf etti ve önceki gece ülkede bir darbe kalkışması bastırıldı. Peki, Veneuzela'yı bu sürece getiren olayların özü ne?
Ham petrol zengini: Venezuela
2013 yılında Hugo Chavez’in ölümünün ardından Venezuela’da tüm dünyanın izlediği ciddi bir kriz patlak verdi. Sahip olduğu tüm kaynaklara rağmen önüne geçilemeyen ekonomik krizi anlamak çok basit değil.
Yeni Şafak İnternet Yazarlarından Murat Zelan, Venezuela'nın önemli petrol rezervlerine vurgu yaparak buna rağmen yaşanan krizin sebebini şöyle açıklıyor:
Chavez'in talihsiz varisi: Maduro
Kongre yetkileri alındı, muhalefet halkı ayaklandırdı
Venezuela Yüksek Mahkemesi, 31 Mart'taki kararıyla mahkemenin önceki kararlarına riayet etmediği gerekçesiyle Kongrenin yetkilerini üzerine aldı. Bunun üzerine muhalafet, bu kararın kuvvetler ayrılığına zarar verdiğini ve ülkeyi Maduro'nun tek adam yönetimine yaklaştırdığını öne sürdü ve halkı sokağa çağırdı.
Hükümete karşı nisan ayında başlayan protesto gösterilerinde 15 kişi yaşamını yitirdi, bin 500 kişi yaralandı. Maduro, protestolara katılan aşırı sağcı radikallerin suç çeteleriyle iş birliği içinde şiddeti körüklediğini savunuyor.
Kurucu Meclis Seçimleri ne anlama geliyor?
Venezuela’da uzun süredir devam eden şiddetli gösterilerin ve ülkedeki sert atmosferin gölgesinde yapılan Kurucu Meclis Seçimleri 30 Temmuz 2017’de gerçekleştirildi. Şiddet yanlısı söylemini kullanan muhalefet, seçim sonuçlarını tanımayacağını açıklarken, seçime katılım yüzde 41 oranındaydı. Seçim sonrası zaferini yineleyen Devlet Başkanı Maduro, “Devrimin 18 yıllık tarihinde en yüksek katılım gerçekleşti” ifadelerini kullandı.
- “2017 yılında Maduro’nun ciddi seçim kaybına rağmen halen gücünden bir şey kaybetmemesi muhalefeti, insanları sokağa dökerek sonuç almaya yönelik bir politikaya sevk etti. Onlarca insanın öldüğü gösteriler beklenenin aksine Venezuela halkını muhalefete yaklaştırmadı. Aksine muhalefetin şiddet yanlısı olduğu ve ülkede varılacak bir çözümü değil, kendi çıkarını düşündüğü fikrine sevk etti. İşte tam da bu ortamda kurucu meclis için seçime gidilen Venezuela’da Maduro’nun istediği şekilde seçimi iktidar partisi sorunsuz bir şekilde kazandı.”
ABD: Tanımıyoruz!
Venezuela’daki Kurucu Meclis Seçimleri, Latin Amerika ve Karayip ülkeleri tarafından desteklenirken, ABD, seçim sonuçlarını kesinlikle tanımayacağını açıkladı. Maduro, zafer konuşmasında Latin Amerika ve Karayip ülkelerine teşekkürünü sunarken, ABD’nin tanımamasına ilişkin, “Trump'ın ne dediği umurumuzda değil, halkımızın ne dediği umurumuzda" diye konuştu.
"Seçimler Latin Amerika'nın gelecek bağımsız yıllarını başlatıyor" diyen Maduro "Latin Amerika yeni bir direniş dalgasına başlayacak" diyerek değişimin sinyallerini verdi.
Ve darbe sesleri... Başarısız bir girişim
Venezuela’da sokaklarda durum kızışmışken, muhaliflerin ve bazı ülkelerin Kurucu Meclis Seçimlerinin sonuçlarını tanımayacağını açıklaması ve CIA’in Veneuzela’da darbe itirafından kısa bir süre sonra 6 Ağustos gecesi ülkede bir grup darbeci tarafından bir başarısız bir kalkışma düzenlendi.
Venezela’nın üçüncü büyük şehri Valencia’da Paramacay üssünde kendisini Yüzbaşı Juan Caguaripano olarak tanıtan bir kişi ile beraberindeki silah ve askeri üniformalı 15 kişi darbe bildirilerini andıran bir metin okudu. Maduro yönetimine tehditler yöneltilen açıklamaların sosyal medyada yayılmasının ardından hükümet yanlısı güçler devreye girerek darbecileri gözaltına aldı. Girişim sonrası ordu komutanı da yaptığı açıklamada ‘tek yumrukla’ karşılık verildiğini belirterek, Venezuela hükümetinin yanında yer aldığını vurguladı.
- ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü Michael Pompeo, Venezuela hükümetini devirmek üzere çalıştıklarını ‘üstü kapalı’ olarak itiraf etmişti. Aspen Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunda konuşan Pompeo, Venezuela’daki hükümeti devirmek için bölgedeki iki ülkeyle (Meksika ve Kolombiya) ile işbirliği yaptıklarını da söylemişti.













