Türkiye'nin 'Atlantis'i

.
00:0031/08/1999, Salı
G: 10/12/2013, Salı
Yeni Şafak
Türkiye'nin 'Atlantis'i
Türkiye'nin 'Atlantis'i

Depremin merkezi olan Marmara'nın 30 metre altında 90 metre derinliğinde ve 18 metre genişliğinde dev bir krater oluştu. Yırtılan deniz tabanının güneyi, kuzeyinden 15 metre yukarıda. Karada 1,2 metre yarılan Anadolu fayı su altında büyük bir uçurumla bitiyor. İnsanların kolları-bacakları yıkıntılardan dışarı fırlamış. Denizin altında 4 bin ceset var.Girdaplar kraterin görüntülenmesini engelliyor. Dalgalar o kadar güçlü ki su deprem devam ediyormuş gibi hâlâ hareket ediyor. Çevredeki su yeşil ama kraterin içinde simsiyah görünüyor. Kimse kraterin içine giremiyor. Dev gelgit dalgaları çevredeki yerleşim birimlerini vurmadan önce, kıyıdan 300 metreye kadar suları çekmiş.

Türkiye'yi vuran depremin merkezi Marmara Denizi'nin 30 metre altında bulundu. 90 metre derinliğinde ve 18 metre genişliğinde büyük bir krater depremin merkezini oluşturuyor. Depremin merkezi dev dalgaların vurduğu Değirmendere'nin 1,5 km açığında bulunuyor. Video görüntüleri, 7,4 Richter ölçeğindeki depremin etkisiyle deniz tabanının yırtıldığını gösteriyor. Şu an deniz tabanının güney kısmı, kuzey yarısından 15 metre daha yukarıda. Geçen hafta deprem sonrası jeolojistler depremin merkezini İzmit olarak açıklamışlardı. Ama kıyı şeridini inceleyen araçlarla sualtında yapılan incelemeler, karada 1,2 metre yarık oluşturan Anadolu fayı sualtında büyük bir uçurumla sona eriyor.

Kratere kimse yaklaşamıyor

Dalgıçlar krateri görüntülediler ama girdaplar daha fazla inceleme yapılmasını engelliyor. Donanmadan bir yetkili, "Dalgalar o kadar güçlü ki, dalgıçlar daha önce böylesi bir güç örmediklerini belirtiyorlar. Su, deprem hâlâ devam ediyormuş gibi hareket ediyor. Çevredeki su yeşil ama kraterin içinde siyah. Kimse kraterin içine girmiyor, çünkü bir artçı depremle kapanabilir" şeklinde konuştu. Dev gelgit dalgaları çevredeki yerleşim birimlerini vurmadan önce, depremin merkezi kıyıdan 300 metreye kadar suları çekti.

Denizin altında dehşet manzaraları

Denizaltından alınan ilk görüntülerde, sıcaktan kaçarak kıyılardaki kafeleri dolduran insanların cesetleri vardı. Cesetlerin arasında fincanlar, bardaklar, kül tablaları "tost" tabelası var. Kaldırımdaki bir gazino yerle bir olmuş ve kumar oynayanların kolları ve bacakları yıkıntılardan dışarı fırlamış. Deniz dibinde birçok madeni para var. 7 katlı bir binanın kalıntıları yokolan binlerce hayatın izlerini taşıyor; bir çocuğun ayısı yatağın altına sıkışmış, sarı kürkü dalgalarla sallanıyor, bir saat tam 3.02'de durmuş, bir barbekü, satranç taşları, köpüklenmiş sabunlar. Kapı zilleri içerde kalmış bazı insanların isimlerini öğrenmeye yardımcı oluyor 90; Mehmet Akif Kalabalıkoğlu, 91; Ziya Kalabalıkoğlu.

4 bin ceset var

Kimse kaç kişinin boğulduğunu bilmiyor. Dalgıçlar, suyun altında 4000 cesedin olabileceğini söylüyorlar. Halen 500'den fazlası çıkarıldı ve bölgedeki camilere götürüldü. Yıkıntıların başında ölenlerin yakınları cenazelerini almak için bekliyorlar. Bazıları dalgıç tutmuş, yakınlarının nerede olduğunu bulmaya çalışıyor. Diğerleri müteahhitlerden yıkıntıları kaldırmaları için makinalar istiyorlar. Her birkaç dakikada "ceset" diye bağırışmalar oluyor daha sonra kıyıdakiler yine sessizliğe bürünüyorlar. Kepçe sudan çıkınca bir adamın ezilmiş cesedi ortaya çıkıyor. Vücudu ortaya çıkar çıkmaz, tişörtü ile kot pantolonu arasından aşırı şişmiş midesi belli oluyor. Maskeli bir kurtarma görevlisi ölü adamın yanına gidiyor ve cüzdanını alarak kimliğini öğrenmeye çalışıyor. Adamın yorgun ailesi çevrede bekliyor, doktor elindeki fotoğrafla kimlik kartını karşılaştırarak bağırıyor; "Bu o, evet o." Yiğit ailesi şok oldu ama depremden 11 gün sonra cenazelerini ve üzüntülerini gömebilecekler. Binlercesi Türkiye'nin korkunç 'Atlantis'inde kaybolan sevdiklerinin cesetlerini hiç bulamayacaklar.