
Yargı operasyonlarında ortaya çıkan, buz dağının görünen kısmı gibi duruyor. Belediye ve medya operasyonlarında bahsedilen paralar devede kulak nisabında. Kıbrıs ise bu işlerin önemli merkezlerinden gibi görünüyor. Kaçakçılık, kumar, fuhuş, uyuşturucu, tahsilatçılık, tefecilik, arazi mafyası, sağlık (!) mafyası ve dönüp duran rüşvetler…
Uluslararası kara para aklama (money laundering) yani uyuşturucu ticareti, yolsuzluk, dolandırıcılık, organize suç gibi yasa dışı kaynaklardan elde edilen paraların kaynağını gizleyerek yasal ekonomiye entegre edilmesi süreci…
Bu süreç kirli paranın (genellikle nakit) finansal sisteme sokulması, paranın izini kaybettirmek için birden fazla işlem, transfer ve karmaşık yapıların kullanımı ve de sözde temizlenmiş paranın yasal görünümlü yatırımlar veya harcamalarla ekonomiye geri döndürülmesi şeklinde üç temel aşamadan oluşuyor.
KARA PARANIN DEVLETİ, MİLLETİ OLMAZ SAHİPLERİ OLUR
Dünyada kara para hacminin 500 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Uluslararası boyutta aklama, sınır ötesi işlemlerin yanı sıra farklı yargı bölgeleri ve zayıf denetimli ülkeler üzerinden yapılıyor. FATF (Malî Eylem Görev Gücü) gibi uluslararası kuruluşlar bu yöntemleri sürekli izler ve raporlarlar. Günümüzde yakalanan kişilere bakılınca yaygın uluslararası kara para aklama yöntemleri olarak; uluslararası ticaretin karmaşıklığını kullanarak değer transferi yapılması, malın gerçek değerinden farklı gösterilmesi, hiçbir mal taşınmadan fatura düzenlenmesi, ucuz malın pahalı olarak gösterilmesi şeklinde işlediğini görülmektedir.
Bu yöntemler, organize suç ve yolsuzluk gelirlerini taşımak için en karmaşık ve etkili yollardan sayılıyorlar. Büyük miktardaki nakit, raporlama eşiklerinin altında küçük parçalara bölünerek birden fazla hesap veya kişi (money mules) aracılığıyla yatırılması, gerçek faaliyeti olmayan şirketler kurularak offshore bölgelerde (vergi cennetlerinde) birden fazla katmanlı yapılarla fonların gizlenmesi offshore hesaplar ve çok uluslu yapılar kullanılması hâlâ en kalıcı araçlardandır.
Yeni dünyanın finansal düzeninin içinde kalmak hatta herkesten önce bu yolları keşfetmek kara para aklamak zorunda olanların en fazla araştırma yaptığı alanlardır. Kripto para ve dijital varlıklar da yukarıda saydığımız yöntemlerin arasına girmeye başlamıştır: Chain-hopping yani farklı blockchainler arasında hızlı geçiş yaparak iz kaybettirme (2025’in öne çıkan yöntemi); sayısız işlemle birden çok kombinasyon yapmak ve kripto varlıkların kaynağı ile varış noktasını gizlemek için diğer kullanıcıların dijital paralarıyla sizin dijital paranızın karıştırıldığı mixer/tumbler servisleri ile privacy coinler yani işlemlerin izlenmesini veya takip edilmesini zorlaştıran veya imkansız hale getiren kripto paralar (DeFi platformları ve DEX’ler (merkeziyetsiz borsalar) ve kripto ile geleneksel para arasında köprü kurma (OTC brokerlar, peer-to-peer) gibi yöntemlerle Çin merkezli escrow ağları (Taraflar arasındaki işlem sonuçlanıncaya kadar, işleme ait finansal varlıkları güvenli ortamda tutan üçüncü kişi ya da kuruma escrow denir. Türkçedeki karşılığı “emanet” olan escrow, finansal varlıkları kontrol etmek ve korumak için kullanılır) ve bazı Asya tabanlı ağların milyarlarca dolarlık hacimlere ulaştığı yayınlanan raporlarda görülmektedir.
Kara para ile yüksek değerli mülkler (özellikle Londra, Dubai, New York gibi şehirlerde) satın alınır, sonra satılarak “temiz” para elde edilir. Önemli varlıkları veya faaliyetleri olmayan, genellikle işe başlamadan önce finansman sağlamak amacıyla kurulan paravan şirketler olarak tarif edebileceğimiz Shell şirketler sık kullanılır. mevcut.
Bu yöntemler genellikle birden fazla aşamada ortak olarak kullanılmaktadır. Yapılan büyük operasyonlar (örneğin Brezilya'da milyarlarca dolarlık ağların çökertilmesi veya ABD’de kripto platform cezaları) gösteriyor ki, yetkililerin blockchain analizi ve uluslararası iş birliği daha etkili hâle gelmeye başladı. Bu konu bir devletin tek başına başarılı olabileceği bir konu değildir. Çünkü kara paranın devleti ve milleti yoktur sadece sahipleri vardır.
ÜLKEMİZDE HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIYOR?
Türkiye’deki kara paranın yasa dışı kaynakları genellikle uyuşturucu ticareti, kaçakçılık ve dolandırıcılık gibi suçlardan gelir. Malî Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), şüpheli işlemleri raporlama ve soruşturma yetkisine sahiptir. Türkiye’deki illegal bahis ve ödeme ağlarına karşı yürütülen operasyonlar kapsamında şimdiye kadar 1 milyar dolardan fazla varlığın ele geçirildiği de bildiriliyor.
Ayrıca yerli fintech ekosisteminin firmalarına yönelik büyük operasyonlar gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) denetimleri ve Malî Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları doğrultusunda, şirketlerin yasadışı bahis ve forex işlemlerinden elde edilen suç gelirlerinin aklanmasında sistematik bir rol oynadığı tespit edildi. Özellikle gençlerimizi hedef alan “IBAN kiralama” yöntemi ve dijital ortamda artan finansal suçlara da ülkemizde sıkça rastlanıyor.
Türkiye’de kara para aklama kapsamındaki yaygın yöntemler arasında nakit yoğun işletmeler üzerinden para sokma, sahte şirketler kurma, ticaret tabanlı mekanizmalar (örneğin fazla veya eksik faturalama), sınır ötesi transferler ve gayrimenkul, araç veya değerli metallere yatırım yapmak söz konusudur. Ayrıca offshore hesaplar, kumarhaneler ve eğlence sektörü, akaryakıt kaçakçılığı gibi alanlar da sıkça kullanılmaktadır.
Yüksek meblağların banka hesaplarına yansıması MASAK incelemesi riskini artırınca, kara para trafiğinde yeni bir yöntem öne çıktı. Öyle ki, paraların artık motorlu kuryeler aracılığıyla elden dolaştırıldığı dahi belirlendi.
İlk POS cihazı dolandırıcılığını Dilan-Engin Polat çiftiyle duymuştuk. Milyar lirayı aşabileceği tahmin edilen devasa bir kara para aklama ağı, Türkiye’nin en büyük malî suç operasyonlarından birine dönüştü. Sistem temel olarak Rusya, Ukrayna, Irak ve özellikle Libya hattındaki döviz trafiğine dayanıyordu. Suç, ülkelerin vatandaşlarına verdiği Debit kartları suiistimal ederek, Türkiye’deki bankalardan aldıkları yüzlerce POS cihazı üzerinden yapılan “hayâlî ticaret” ile gerçekleştirildi. MASAK raporlarına göre gece yarısı yapılan mükerrer işlemler, sahte pasaportlar ve çalıntı kimlik bilgileriyle milyarlarca liralık para yasal sisteme sokuldu.
900’LÜ HATLARDAN ONLYFANS’A
Her dönemde kara para aklamak isteyenler yeni yollar denemeye devam ediyor. Eskiden otel işletmeciliği ve müteahhitlik üzerinden çalışan sistem, günümüzde güzellik merkezleri ve kozmetik şirketleriyle göze batıyor. Bir dönem 900’lü hatlar meşhurdu, o zamanlar çok konuşulurdu. Uyuşturucu kaçakçıları açtıkları telekomünikasyon şirketleri üzerinden yüzlerce 900’lü hat ağı kuruyor, uyuşturucu sattıkları kişilerden ödemeyi nakit olarak almıyor, aldıkları mal bedeli kadar 900’lü hatta hasılat bırakılması söyleniyordu. Meselâ size 1 ay süre veriliyor, size verilen hattan o kadarlık arama yapıyorsunuz. Sistem böyle işliyordu. Kara para aklayan kişiye paranın kaynağı sorulduğunda görülüyor ki, binlerce insan bu hatları aramış ve hasılat bırakmış. Bu şekilde ticarî kazanç kayıtlara geçiyordu.
Güncel dönemde de kredi kartı hırsızları ve kaynağı belirsiz para sahipleri, TikTok uygulamasında canlı yayın açan popüler karakterlerle anlaşarak jeton veya hediyeler gönderiyorlar. Bu hediyelerden TikTok ve yayıncı payını alıyor, kalan para ise sahibine iade ediliyor. Bu sayede kara para, sisteme girmiş oluyor.
Son günlerde kamuoyunun müstehcenlik operasyonu olarak gördüğü Onlyfans Operasyonu da yeni model bir kara para aklama unsuru olarak göze çarpıyor. Platform, Türkiye’de 2024 yılında erişime kapatılmıştı. Avrupa’daki bazı ülkelerde açık içeriklere abone olan ya da ödeme yapan kişilere yönelik tespit ve yaptırım süreçlerinin başlatıldığı bildiriliyor. Onlyfans’ın gençleri “kolay yoldan para kazanma” anlayışına yönlendirdiği ve toplumsal ahlâka zarar verdiği yönündeki gerçeklikle yüzleştik. Türkiye’de erişime kapalı olan Onlyfans’a IP değişikliğiyle girerek müstehcen içerik üretip elde ettikleri gelirleri aklayan şüphelilere ait milyonlarca liralık mal varlığına da el konuldu.
BUZDAĞININ GÖRÜNEN KISMI
Yargı operasyonlarında ortaya çıkan, buz dağının görünen kısmı gibi duruyor. Belediye ve medya operasyonlarında bahsedilen paralar devede kulak nisabında. Kıbrıs ise bu işlerin önemli merkezlerinden gibi görünüyor. Kaçakçılık, kumar, fuhuş, uyuşturucu, tahsilatçılık, tefecilik, arazi mafyası, sağlık (!) mafyası ve dönüp duran rüşvetler… Bu faaliyetler, Türk Ceza Kanunu’nun 282’nci maddesi kapsamında suç olarak tanımlanır ve 2 ilâ 5 yıl ( asla caydırıcı değil ) hapis cezası ile ağır para cezasını gerektirir. Bu sürece dair bugüne kadarki önemli vakalar arasında yüzlerce fenomenin adının yanında Can Holding, Erden Timur, Murat Özkaya, Ekol TV, GAİN Medya ve SBK Holding (kabuk şirketler üzerinden aklama) ve Thodex (kripto dolandırıcılığı) gibi pek çok şirket dikkat çekti.
Ancak önemli olan, bu işin sadece bir para meselesi olduğu değil, bir millî güvenlik meselesi olduğudur. Çok sayıda kara para ve yasa dışı bahis operasyonu basına yansıyor. Bilinmeli ki kara para suçu mutlak surette çok ortaklıdır. Bürokrasi, kolluk, yargı ve siyaset zeminindeki ortakları da mevcuttur. Çünkü hepsinin bir siyâsî ve bölgesel ajandası vardır ya da hepsi bir fotoğrafın parçasıdır…









