Ergenekon CHP'nin başına örgüt üyesi gazeteci Tuncay Özkan'ı getirececekti. Hükümeti devirmek için planlar yapan Ergenekon yöneticileri 'zayıf halka' dedikleri vekillerle temasa geçerek AK Parti'yi de böleceklerdi.
Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında hazırlanan ikinci iddianame İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. İddianamede Ergenekon'un siyasi planlarına geniş yer verildi. Sanıklardan elde edilen belgeler ve dinleme kayıtlarına göre, Ergenekon CHP lideri Baykal'ı devirip yerine Tuncay Özkan'ı getirecekti. MHP'yi parçalamayı planlayan örgütün bunun için partinin kongerisinde Ümit Özdağ'ı aday gösterdiği belirtildi.
Mahkeme devam eden davada sanıkların savunmalarını tamamlaması için ikinci iddianamede adı geçenler için ilk duruşma tarihi olarak 20 Temmuz'u belirledi. Mahkeme önceki dava ile ikinci iddianame ile açılan davanın birleştirilip birleştirilmemesine daha sonra karar verecek.
1909 sayfa ve 5 bölümden oluşan iddianamenin 'siyasi hedefleri'nin anlatıldığı 4. bölümünde Ergenekon'un AK Parti, CHP ve MHP'yle ilgili planlarına ayrıntılarıyla yer verildi. Buna göre örgüt, AK Parti içindeki 'zayıf halka' olarak gördüğü bazı isimlerle temasa geçerek partiyi bölme planları yaptı. Ergenekon yöneticilerinin örgüt üyesi İsmail Yıldız'a partiden ayrılacak vekilleri tespit etmek için araştırma yaptırdıkları, Levent Ersöz ve Atilla Uğur bu doğrultuda milletvekilleri, bürokrat ve bakanlarla yaptıkları görüşmeleri kayda aldı. İddianameye göre, Ergenekon, Kanaltürk'ün eski sahibi ve 'bizkaçkişiyiz' hareketinin lideri Ergenekon sanığı gazeteci Tuncay Özkan'ı Deniz Baykal'ın yerine CHP'nin başına getirmeyi planladı.
Ergenekon terör örgütü CHP planını gerçekleştirmek için Deniz Baykal'ın telefon görüşmelerini dinledi ve parti içindeki muhaliflerle temasa geçerek üst düzey yöneticilerin değiştirilmesi için faaliyet gösterdi.
İddianamede Ergenekon'un MHP'nin 8. Olağan Kongresi'nde Ümit Özdağ'ı aday olarak gösterdiği ileri sürüldü. Örgütün Özdağ'ı seçtirmek için parti içinde kargaşa yaratmayı amaçladığı, bu yolla MHP'yi parçalamak istediği iddia edilen iddianamede, Veli Küçük'ün 2007'de yaptığı bir telefon görüşmesinde Bahçeli'nin mutlaka değiştirilmesinden bahseederek "Bu Devlet Bahçeli'nin bu işten ayrılması lazım, bu kaldığı sürece parti bitecek yani... Bu adamı pencereden aşağı atmadan bu parti kurtulamayacak bundan” dediği anlatıldı.
İddianamede, örgütün, partilere yönelik hedeflerini gerçekleştirmek için kendileri gibi düşünmeyen siyasilere gerekirse suikast düzenlemeyi planladığı da belirtiliyor. İddianamenin 'medya yapılanması' başlığı altında ise örgütün, siyasi partileri ele geçirmek ve darbeye zemin hazırlamak için medya kuruluşlarını kontrol altına almayı, Türk Metal-İş Sendikası, Doğu Perinçek ve Tuncay Özkan'ın televizyonlarının da aralarında bulunduğu 4 kanalda bu amaçla ortak bildiriler yayınlanarak ortak hareket etmeyi planlandığı belirtiliyor.
Sık sık 'Ergenekon'un avukatıyım' diyen CHP lideri Deniz Baykal, örgütün kendisini de devirme planları yaptığından haberi olmadığını söyledi. Baykal, parti yöneticileriyle birlikte Ankara turu yaparken gazetecilerin sorularını cevapladı. Ergenekon iddianamesinde kendisinin CHP'nin genel başkanlığından indirilmesine yönelik planların yapıldığına dair ifadelerin yer aldığı hatırlatılan Baykal, "İddianamede benim ve CHP'nin adının geçmiş olması değerlendirilmesi gereken bir konu. Şu ana kadar benim parti içindeki yarışmadan benimle mücadele eden kişilerin, ekiplerin arkasında Ergenekon denilen örgütü andıracak herhangi bir grubun bulunduğuna dair hiçbir gözlemim olmadı' şeklinde konuştu. Bir gazetecinin 'Ergenekon'un avukatıyım, demiştiniz' demesi üzerine Baykal, "Bu davada pek çok kişinin insan haklarının uygulanma yöntemlerinin ihmal edildiği açık bir gerçek. Bunun tartışılabilir bir tarafı yoktur. Bunu inkar edenler yanlış avukatlık yapmaktadırlar. Ergenekon'un 2. iddianamesi Ergenekon'u destekleyen çevreler var dedi diye ben buna destek mi vereceğim? Benim öyle bir gözlemim yok” dedi.






