Atatürk Fenerbahçelilere göre Fenerbahçe''yi Galatasaraylılara göre Galatasaray''ı Beşiktaşlılara göre ise Beşiktaş''ı tutardı. Oysa Mustafa Kemal adını bizzat koyduğu Güneşspor''a daha yakındı. Atatürk ölünce kulüp faaliyetlerini durdurdu.
Bugün derbi günü. Türk futbolunun iki lokomotif takımı bir kere daha sahaya çıkıp mücadele edecek. Ama aynı zamanda Atatürk''ün ölüm yıldönümü. Genellikle 10 Kasımlarda alevlenen ''Atatürk hangi takımlı?'' tartışmasına Atatürk''ün ölümü ile tarih sahnesinden çekilen ''Güneşspor'' hikâyesi ile bakalım dedik. Nasılsa derbileri konuşacak zaman ve mekân bol sağ oldukça…
Fenerbahçelilere göre Fenerbahçe''yi Galatasaraylılara göre Galatasaray''ı Beşiktaşlılara göre ise Beşiktaş''ı tutardı Atatürk. Hatta bir kısım Trabzonsporluya göre yaşasaydı ve görseydi kesin Trabzonsporlu olurdu. Her takımın bu iddiaya dayanak teşkil edecek referansları da var. Kimi kulübü ziyaret etmesini, kimi etrafındakilerin tuttuğu takımı, kimi de çeşitli rivayetleri ortaya koyarak ''Atatürk bizdendi'' hükmünü veriyor. Bizce ise Mustafa Kemal 3 kulübe de eşit mesafede, bunların dışındaki Güneşspor''a daha yakındı.
1933 yılında Galatasaray''da görünürde kulübün profesyonelleşmesi ile alakalı düşünce ayrılıkları ortaya çıkar. Yusuf Ziya Öniş''in başını çektiği bir grup kulübün artık profesyonelce yönetilmesi gerektiğini düşünüp bu düşüncelerini kamuoyu ile paylaşırken, bu konuda ''muhafazakar'' düşünen Galatasaraylılarla fikir ayrılığına düşerler. Genç yaşta kaybettiğimiz araştırmacı Mehmet Ali Gökaçtı''ya göre ise bu ayrışma 1920''li yıllara dayanır. Savaş sonrası sıkıntılı zamanlarda kendi işleri de bozulan kimi üyelerin kulüp işlerinden çekilmeleri, bunların boşluğunu Yusuf Ziya Bey gibi üyelerin doldurmasına neden olmuştur. Ancak sıkıntılar atlatılınca eskiler de geri dönmüş ve doğal olarak Galatasaray''da iki grup oluşmuştur.
3 Şubat 1993 günü yazdığı yazılarla Galatasaray yönetimini çok ağır eleştiren Eşref Şefik, kulüpten ihraç edilince potansiyel Galatasaray muhalefeti harekete geçer ve bir anda kulüpten istifa eden üye sayısı 27''yi bulur. Şubat ayında ortaya çıkan bu fiili ayrışma Haziran ayında kamuoyu ile paylaşılır. İlk düşünülen isim ''Sarı Kırmızı'' dır. Ancak İstanbul valiliği bu isimle var olan bir avcılık kulübü bulunması nedeniyle bu isme onay vermez. Bu sırada takım ''Sarı Kırmızı'' adıyla antrenmanlara başlamış hatta Fenerbahçe ile iki özel müsabakaya da çıkmıştır.
Nihayet 6 Ekim 1933''de Galatasaray''dan ayrılanların kurdukları kulüp resmi açılışını da yaparak faaliyetlerine başlar. Açılış için seçilen mekânın Beyoğlu Halk Fırkası salonu olması da dikkate değer bir ayrıntı. Kulübün ilk başkanı Mustafa Kemal''in yakın arkadaşı Cevat Abbas Bey olur.
Dönemin koşulları düşünüldüğünde maddi açıdan hayli rahat olan kulüp kuruluşunun birinci yılında Atatürk''ün açık desteğini arkasına alır. Kulübün 1. Kongresine bizzat katılan Mustafa Kemal kulübün ismini de değiştirir; böylece Güneş kulübü Atatürk''ün isim babalığı yaptığı bir kulüp olarak faaliyetlerine hız verir. Normal şartlarda 3. Kümeden başlaması gereken Güneş kulübü 1. Lig''de oynamak istemektedir. Bunun gerçekleşebilmesi için birkaç birleşme çalışmaları yapılmış ancak olumsuz sonuçlanmıştır. Lakin Güneş, kimsenin beklemediği bir şekilde ''güçlü olduğu gerekçesiyle'' İstanbul Mıntıkası Merkez Heyeti kararıyla bir anda 1. Kümede oynamaya hak kazanan 5. Takım olur. Ankara Ankara güzel Ankara senden yardım umar her düşen dara…
Güneş''in 1. Lig''de oynadığı sürece en büyük rakibi şüphesiz Galatasaray olmuştur. Galatasaraylıların sahaya attıkları ayvalar nedeniyle ''ayvalı maç'' olarak tarihteki yerini alan maç gibi hemen her Galatasaray-Güneş maçı gerilimli olur. Dönemin en çok müsamahaya mazhar takımı Güneş, çok istediği şampiyonluğa 1937-38 sezonunda ulaşır; lakin bu şampiyonluk da tartışmalıdır. O sezonu Beşiktaş, Fenerbahçe ve Güneş aynı puanla tamamlar. O sezon hiç yenilmeyen Beşiktaş,44 gol atmış 12 gol yemişken, Fenerbahçe, 40 gol atıp 10 gol yemişti. Güneş, 34 gol atıp 8 gol yediği halde farklı bir averaj yöntemi belirlendi ve takımların attığı gol sayısı yediği gole bölünerek şampiyon 4.25 averajla Güneş olarak açıklandı. Ertesi sene Ekim ayında yani Mustafa Kemal''in ölümünden çok kısa bir süre önce Güneş kulübü futbol, atletizm, güreş ve denizcilik faaliyetlerine sürpriz bir şeklide son verdiğini duyurdu. Her ne kadar Atatürk''ün ölümü sonrasında olmasa da Güneş''in faaliyetlerini askıya almasının Atatürk''ün bozulan sağlığı ve yönetici elit kesimde başlayan değişimle direk olarak ilgili olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bir anlamda Mustafa Kemal''in en yakın çevresinin iktidarı devretmeye başlaması ile Güneş''in sahalardan çekilmesi eş zamanlı olmuştur. Atatürk''ün ölümü üzerine de Atatürk''ün bizzat ismini verdiği ve hem kendisinin hem de yakın çevresinin desteklediği Güneş kulübü 1940 yılında tamamıyla kapanmıştır.






