Hayat Oscarda bir Türk yarışıyor

Oscar’da bir Türk yarışıyor

İki dalda Oscar’a aday olan Kuzey Makedonya yapımı “Honeyland” filminin ana karakteri, kendini “Eski Türk” olarak tanımlayan Hatice Muratova. Zor günler yaşarken film sonrası hayatı değişen Muratova, “Allah’ım, bir sıkıntım oldu, biri gelse kapımı açsa da sıkıntım gitse dedim. Üç gün geçmedi. Ramazan Bayramı’ydı. Bir baktım, kapıyı açtılar” dedi.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Honeyland
Honeyland

En İyi Yabancı Dilde Film ile En İyi Belgesel Film kategorilerinde Oscar ödüllerine aday gösterilen Kuzey Makedonya yapımı Honeyland filminin ana karakteri Hatice (Atidze) Muratova, ödülü kazanacaklarına inanıyor. İştip şehri yakınlarındaki Bekirli Köyü’nde yaşayan Türk kökenli Muratova, Sundance Film Festivali’nde kazandıkları 3 ödül ve iki dalda Oscar’a aday gösterildikten sonra film ekibi tarafından kendisine hediye edilen yeni evinde mütevazı yaşantısına devam ediyor. Belgesel, Avrupa’da yabani arı yetiştiriciliğiyle uğraşan son kadın olan Hatice üzerinden çevre ve doğal kaynakların kullanımını ele alıyor. Honeyland’de, Nazife Muratova, Hüseyin Sam, Lütviye Sam ve Mustafa Sam yer aldı.

ARILARA KIŞLIK BIRAKMALI

Doğanın döngüsüne katkı için arı yetiştiriciliğinin önemine dikkati çeken yapımda Türk oyuncunun “Hem size hem bize, yarı sana yarı bana” repliği dikkat çekti. Arılara balın yarısını bırakmasıyla ilgili söylediği bu sözün anısını da aktaran Muratova, şunları söyledi: “Ben bunu kendiliğimden biliyordum. Kimse bana öğretmedi. Ben nasıl kış tutar da aç kalmayalım diye unumu ve tuzumu alıyorsam, onlara (arılara) da aynı şekilde kışlık bırakmamız lazım.” Yapımda annesiyle yer alan Muratova, “Annem havalar yüzünden üşüttü sandım ama günden güne eridi. Bana, ‘Kızım bu kışı zor çıkarırım’ dedi. Ben de ona, ‘Kukuklar (kuşlar) öttüreceğiz gene ilkbaharda, çıkaracaksın kışı. İyi olacaksın inşallah’ dedim” şeklinde konuştu. Annenin ölümü, belgeselin bir sahnesinde de yer aldı.

DUALARIM KABUL OLDU

Arılara ve bala olan sevgisinin küçüklük yıllarına dayanan Muratova, maddi imkansızlıklar nedeniyle bal satın alamadıkları için daha küçükken balcılığı öğrenmeye karar verdi. Filmin yapımcılarının kayalarda arı yuvaları gördüğünü ve bunların ne olabileceğini etrafta soruşturduklarını aktaran Muratova, yapımcıların film çekimi için karar verdikten sonra birilerini aradığını ve görüştükleri birkaç kişi bu işi beceremeyince kendisine ulaştıklarını anlattı. Filmde rol almasını “dualarının kabul edilmesi” olarak yorumlayan Muratova, serüvenini şöyle anlattı: “Bayramda bir dilek diledim. ‘Allah’ım, bir sıkıntım oldu, biri gelse kapımı açsa da sıkıntım gitse’ dedim. Üç gün geçmedi. Ramazan Bayramı’ydı. Bir baktım, kapıyı açtılar. Şaşırdım.”

Türkiye bize cami yapsın

Hatice Muratova
  • Konya’dan gelme “Eski Türk” olduğunu belirten 50 yaşındaki Muratova, Rumeli türküleri de söylüyor. Türkiye’de çok sayıda akrabası olduğunu söyleyen Hatice Muratova, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da selam ve saygılarını dile getirdi ve yeni taşındığı köye cami yapılması talebinde de bulundu. Muratova, “30 hane Türk olduk. Camimiz de lazım olsun. Öyle değil mi? Müslümanlık bilinsin, yarın öbür gün ölüm var. Dua bile bilmiyorlar. Ben biliyorum biraz dua. Küçük bir çocuğa sor, dua bilmiyor” ifadelerini kullandı.

Sevinçle gittim

  • Film sayesinde hayal bile edemeyeceği ülkeleri görme ve gezme fırsatı bulduğunu belirten Hatice Muratova, ilk uçak yolculuğuna dair şunları kaydetti: “Çok sevinçli gittim. Kuş gibi uçuyormuşçasına gittim. ‘Korkmadın mı’ diye sorduklarında ‘neden korkayım’ dedim. Allah yazdıysa, yerde de ölüm var havada da ölüm var.”

O alkışlar için yaşıyoruz
HAYAT
O alkışlar için yaşıyoruz

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.