Günün büyük bölümünü geçirdiğimiz trafikte birbirine karışan korna sesleri, soluduğumuz egzoz dumanları, geceyi gündüze çeviren şehir ışıkları, farkında olmadan maruz kaldığımız mikroplastikler ve giderek şiddetlenen sıcak hava dalgaları… Modern yaşamın neredeyse kaçınılmaz bir parçası haline gelen bu çevresel etkenler, yalnızca bedenimizi değil, kalbimizi de yoruyor. Araştırmalar, şehir hayatının görünmeyen bu yükünün sağlık açısından daha fazla önem kazandığını ortaya koyuyor. Medipol Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Asım Enhoş, çevresel risklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, “Kalp-damar hastalıklarının temel risk faktörleri değişmedi. Sigara, yüksek LDL kolesterol, hipertansiyon, diyabet, obezite, hareketsizlik ve genetik yatkınlık hâlâ en önemli risk faktörleri. Ancak artık çevresel faktörleri de değerlendirmek gerekiyor” dedi.
KALP KRİZİ GEÇİRENLERDE MİKROPLASTİK İZİ
Enhoş, “2024 yılında yayınlanan bir çalışmada damar sertliğine yol açan plaklarda mikro ve nanoplastikler saptandı. Bu parçacıkları taşıyan hastalarda kalp krizi, inme veya ölüm gibi olayların daha sık olduğu bildirildi. 2026 yılında yayımlanan yeni bir çalışmada ise kalp krizi geçiren hastaların koroner kanında mikro ve nanoplastiklerin daha yüksek olduğu görüldü.Bu hastalarda hava kirliliğine neden olan partiküllere maruziyet de fazlaydı” bilgisini verdi.
KİRLİ HAVA DAMARLARA ZARAR VERİYOR
Hava kirliliğindeki çok küçük parçacıklara dikkat çeken Enhoş, “Soluduğumuz kirli havadaki bu parçacıklar, akciğerlerde iltihaplanmaya yol açabiliyor. Bu durum kan dolaşımını da etkileyerek damarların yapısını ve pıhtılaşma sistemini bozabiliyor. Ayrıca tansiyon, kalp hızı ve ritminde değişikliklere neden olabiliyor” diye konuştu.
TRAFİK GÜRÜLTÜSÜ STRES KAYNAĞI
Trafik gürültüsünün de önemli bir çevresel stres faktörü olduğunu belirten Enhoş, “Kronik gürültü, uyku kalitesini bozarak sempatik sinir sistemi aktivitesini artırabilir. Bunun sonucunda kan basıncı ve kalp hızı artabilir, stres yanıtı ve damar fonksiyonlarında bozulmalar gelişebilir” bilgisini verdi. Gece ışığına da dikkat çeken Enhoş, “Gece yapay ışığının biyolojik ritmin bozulmasının uyku, kan basıncı, metabolizma ve otonom sinir sistemi üzerinde olumsuz etkileri olabileceği düşünülüyor. Bu nedenle şehirde kalp sağlığını korumak kaliteli uyku ve biyolojik ritmi korumak anlamına da geliyor” ifadelerini kullandı.
AŞIRI SICAKLAR KALBİ YORUYOR
Son yıllarda daha sık gündeme gelen ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen aşırı sıcakların kalp üzerindeki etkilerine de değinen Enhoş, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanların risk altında olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Belki geleceğin kardiyolojisinde hastaya yalnızca ‘Kolesterolünüz kaç?’ diye değil, ‘Nerede ve nasıl yaşıyorsunuz?’ diye de soracağız.”



Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.