17:17, 04/10/2026, Pazar
Bilal Erdoğan: Zulmün faili değiştiğinde zulmün adı değişmez
İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde "Küresel Krizlere Kur'anı Çözümler" temasıyla başlayan 13'üncü Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nda konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, küresel krizlere, Gazze'deki çifte standartlara ve adalet kavramının evrenselliğine dikkat çekti. Erdoğan, "Aidiyetlerimizi adaletin önüne koymamalıyız" dedi.
"Küresel Krizlere Kur’anı Çözümler" temasıyla düzenlenen 13'üncü Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, 4-6 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da kapılarını açtı. Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) gerçekleştirilen açılış programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, Suriye Evkaf Bakanı Dr. Muhammed Ebulhayr Şükrü, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ile çok sayıda davetli katıldı.
Programda bir konuşma gerçekleştiren İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, küresel sistemin adaletsizliklerine ve Gazze'deki insanlık dramına dikkat çekti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki veto yetkilerinin dünya iradesinin önüne geçebildiğini belirten Erdoğan, salonda alınan kararların binlerce kilometre ötedeki mazlumların hayatını etkilediğini ifade etti.
Ukrayna savaşı ile Gazze soykırımı sürecinde Batı medyasının takındığı tavrı eleştiren Erdoğan, "Ukrayna'daki çocuklar sarışın, Gazze'deki çocuklar esmer; bunun bir farkı olmadığını, olmaması gerektiğini bize hatırlatıyor. Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin, adaletli olun diyor Allah Teala" şeklinde konuştu.
"AİDİYETLERİMİZİ ADALETİN ÖNÜNE KOYMAMALIYIZ"
Adalet kavramının kimliğe göre değişiklik gösteremeyeceğinin altını çizen Bilal Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Adalet karşıdakinin kimliğine göre değişmez. Zulmün faili değiştiğinde zulmün adı değişmez. Mağdurun dini, ırkı, milleti, rengi veya pasaportu insan hayatının anlamını, değerini değiştirmez. Bugün dünyanın ihtiyaç duyduğu ölçülerden biri de budur: Aidiyetlerimizi adaletin önüne koymamak. Mizanın bozulduğu ikinci büyük alan servet ve tüketimle kurduğumuz ilişkidir."










