İlle de çocuğum...

00:0022/10/2011, Cumartesi
G: 5/09/2019, Perşembe
Ayşe Böhürler

Her anne için çocuğu her şeyden daha kıymetlidir. Bu nedenle şehitlerimizi uğurlarken söylenen sözlerin hiçbirisi teselli olmuyor.18 yılın en kanlı saldırısı, 24 şehit 18 yaralı. Ne önemi var ki rakamların bir anne için. O''nun çocuğu biricik. Yeğeni Hakkâri''de asker olan bir arkadaşım anlatıyor. Saldırı haberini duydukları geceyi, sabaha kadar ablasının eniştesinin üzüntülerini, birbirlerini "ölseydi eve asker gelirdi bak kimse gelmedi" diye teselli edişlerini, hüzünle bekleyişlerini. Onları dinlerken

Her anne için çocuğu her şeyden daha kıymetlidir. Bu nedenle şehitlerimizi uğurlarken söylenen sözlerin hiçbirisi teselli olmuyor.

18 yılın en kanlı saldırısı, 24 şehit 18 yaralı. Ne önemi var ki rakamların bir anne için. O''nun çocuğu biricik. Yeğeni Hakkâri''de asker olan bir arkadaşım anlatıyor. Saldırı haberini duydukları geceyi, sabaha kadar ablasının eniştesinin üzüntülerini, birbirlerini "ölseydi eve asker gelirdi bak kimse gelmedi" diye teselli edişlerini, hüzünle bekleyişlerini. Onları dinlerken ruh sağlığımızı artık yitirmeye başladığımızı düşündüm.

Bu nedenle "biz kurbanımızı bayramdan önce verdik" diyen anneyi büyük bir hüzünle dinledim. Allah''ın bile merhamet ederek kullarından istemediğini kim isteyebilir ki. Bir anne bunu ancak teselli olmak için söyleyebilir.

Evladını kaybeden tüm anne ve babalara sabırlar diliyorum.

Terörü lanetlemek kadar "durdurmak için ne yapmalıyız" ı bu dönemlerde daha fazla sağduyu ile konuşmalıyız. İnadına barış sözleri ile birbirimize tutunmalıyız. Bunu eğer 1990''da 1993''te 1997''de, 200''de yapsaydık bugüne kadar 40 bin çocuğumuzu kaybetmezdik.

Bu nedenle denenmiş yollar içimiz rahatlatmıyor.

Denenmemiş olanı, barışı açacak yolları da denemek, desteklemek gerekiyor.

Başbakanın sağduyu çağrısı bu dönemde daha büyük önem kazanıyor.

...

Son günlerde dünya sathında bir Hollywood senaryosunu seyrediyoruz. Amerika dış işleri bakanı İran''ın Suudi Arabistan büyükelçisine yönelik suikast girişimini açıkladı. Ardından olaylar ufak ufak tıpkı bir film senaryosundaki gibi kurgulanıp gidiyor. İsrail bir askere karşılık 1027 Filistinliyi serbest bıraktı. Burada önemli rol oynayan Mısır, Arap dünyasına bir güç olarak prezante edildi. Netanyahu ülkesinde güç kazandı, Suriye İran ve Rusya desteğini arkasına alarak Türkiye ile iplerini attı ve PKK bölgedeki son 18 yılın en büyük eylemini bir güç gösterisi olarak gerçekleştirdi. Filmin ortasındayız, Kaddafi yakalandı hem de kanalizasyon çukurunda... Birinin iyisi, bir diğerinin kötüsü şeklinde devletler oyunu kurgulanıyor. Biz bu oyunda neredeyiz bilmiyorum. Ama zannettiğimiz yerde olmadığımız kesin.

KADDAFİSİZ LİBYA

2 gündür televizyonlarda Kaddafi ile ilgili yorumları izliyorum. Kaddafisiz bir Libya daha mı iyi olacak. Bu soruya bağımsız düşünenler şüpheli yaklaşıyor. Zira Kaddafi, iktidarı döneminde despotça halkını yönetse de petrol zenginliğini halkı ile paylaşmış. Herkese bedava ev dağıtmış. İstisnasız herkesi aylığa bağlamış. Petrol gelirlerini halkı için kullandığı anlatılıyor. Boyun eğemeyen, asi ama gururlu bir Libya imajı oluşturduğu, ülkesine dış dünyada bir itibar kazandırdığı biliniyor. Yeni Libya Kaddafisiz kurulacak. Despot bir lider tarihe karıştı ancak batılı devletler tarafından şekillendirilen, anayasası onlar tarafından yaptırılan, petrol gelirleri batılı devletler tarafından paylaştırılan Libya''da demokrasi neler getirecek bilmiyoruz...

CASUSLAR AVINDA TÜRKİYE

Filistinli mahkûmların özgürlüğüne kavuşması sevindirici. Ancak bu birçok sorunu beraberinde getireceğe benziyor. İsrailli bir aile, 1998 yılında oğulları Sloma Libman''ı öldüren Filistinliye suikast düzenleyene 100 bin dolar vaat etmiş. İngilizce, İbranice ve Arapça yapılan duyuruya sebep olan Filistinlilerden birisi de Türkiye''de. Bu, Türkiye''nin yakın tarihte acımasız başka bir insan avına daha tanık olacağını gösterir.

AMERİKAN ASKERLERİ BOŞUNA SAVAŞTIK DİYORMUŞ...

Irakta 2003 yılında 4500 Amerikan askeri, Afganistan''da 1700 Amerikan askeri hayatını kaybetti. 2001''den bu yana iki savaşa 1 trilyon doları aşkın para harcanmış.

Ancak bu cephelerde savaşan askerler savaşlarından gurur duymuyor. Amerikalı PEW şirketinin yaptığı bir anketin sonuçlarına göre askerlerin % 44''ü bu savaşı yapmaya değmediğini düşünüyormuş. Acaba yapılmaya değen bir savaş var mı?