Yazımın başlığındaki soruya toplumdaki her kesim farklı tepkiler verecek. Bir kısmının şah damarındaki kan akımı pik seviyeye ulaşarak “Nasıl olur?” derken, bir kısmının yanıtı ise “Evet” olacak. “Nereden çıktı bu soru?” diye soranlara neden bu konuyu dile getirdiğimi belirteyim. Son yıllarda hatta son aylarda Erdoğan ve Atatürk arasındaki benzerlikler hakkında yabancı basında sürekli yazılar çıkıyor.
Size birkaç örnek vereyim. İngiliz Daily Telegraph, Erdoğan'ı "Türkiye'de Atatürk'ten sonraki en güçlü Cumhurbaşkanı" olarak kaleme aldı. Huffington Post'ta çıkan bir yazı; Adolf Hitler'in Atatürk hayranlığı ile başlayıp Erdoğan'ın Atatürk'ün çocuğu olduğu ile bitti. Kemalist bir gazetemizde, Prof. Dr. Udo Steinbach “Erdoğan, Cumhuriyetin 100. yılını, kendini 2. Atatürk diye göstererek kutlayacak” ibaresini kullandı bile. PKK'ya yakın yayın organlarından etha; Erdoğan ile Atatürk'ü diktatör olarak tanımlayarak, resimlerini yan yana verdi. Türkiye'de konu ile ilgili yazılmış bir kitap da mevcut. Ali Kuzu'nun 'Hedef 1923'ten Hedef 2023'e Atatürk ve Erdoğan' kitabında iki liderin benzerliklerine yer veriliyor.
Erdoğan ile Atatürk arasında ayan beyan benzerlikler var. Ancak bu benzerlikler, kendi içinde zıtlıklar da barındırıyor.
Her ikisi de lider olmadan önce ülkeleri için belli hedefleri kafalarına kazıdılar. Vahdettin'in gözde askeri Atatürk'ün hayali saltanatı kaldırarak batı modelinde Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmaktı ve başardı. Saltanat kalktı ve tüm saltanat üyeleri sürgün edildi. Fransa'daki bir bankta açlıktan ölen Abdülhamit'in oğlundan kimsenin haberi bile olmadı…
Erdoğan'ın hayali ise; yaşadığı dönemdeki ülkeyi Eski Türkiye olarak nitelendirip Yeni Türkiye'yi kurmak. Yeni Türkiye hayalinin önemli kısımlarını 2002 yılından bu yana tamamladı. Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi devreye girdiğinde, Yeni Türkiye tamamen kurulmuş olacak. Görünen o ki Yeni Türkiye ile kimse sürgün edilmeyecek. Ancak Eski Türkiye'de vesayet saltanatları ile hüküm sürenler, şimdiden beynini öne sürerek göç etmeye meyilli. Eğer yurt dışına kaçarlarsa; istekli haymatlosluklarının (vatansızlıklarının) bedeli olarak Abdülhamit'in fakirlikten bıkan sürgün oğlu gibi morfinle hayatına son vermeyecekler. Muhtemelen Eski Türkiye'den hamuduyla bankaya attıkları paralarıyla zevki sefa içinde yurt dışında keyif çatacaklar…
Her ikisi de hayalleri için Türkiye'de devrim niteliğinde değişimler yaptılar. Ekonomik, sosyal, hukuk ve siyasal alanda Türkiye her iki lider döneminde büyük bir revizyona girdi. Türkiye çağ atladı. Ancak Cumhuriyet'in ilk yıllarında yapılan reformlar tek partili dönemde gerçekleştirilirken, 2002 yılından bu yana yapılan reformlar ise çok partili siyasi hayatımızda yaşandı. Hatta son yıllarda yapılan reformlardan biri olan 'Kamu alanlarında başörtü yasağının kalkması', aslında Cumhuriyet'in ilk yıllarında yapılan devrime karşı yapılmış bir devrimdi.
Her ikisinin de en büyük hayali yeni bir nesil. Liderlerin fikir ve eserlerinin, yeni nesillerle gelecek kuşaklara taşındığını hepimiz biliyoruz. Atatürk batılı gençlere benzeyen ulusalcı bir gençliğin temellerini atarken, Erdoğan Osmanlı ruhunu taşıyan, dindar ve milliyetçi bir gençliğin temellerini atmaya çalışıyor. Günümüz gençliğine baktığımızda her ikisinin de hayal ettiğinden de farklı bir kuşağın yetiştiğini görüyoruz. 15 yıl sonra ülke siyasi hayatına damga vurmaya hazırlanan yeni kuşağın profilinde coğrafi sınır ve kimlik ayrımı yok. Ulusalcılık ve milliyetçilik kavramı Türkiye'ye nasıl yansıyacak çok merak ediyorum…
'Erdoğan 2. Atatürk mü?' sorusu beni köklerime götürüyor. Büyük dedem Yemen'de şehit düşen bir Osmanlı askeri. Rahmetli dedemin ise nüfus cüzdanında ismi Mustafa Kemal. Alın size Osmanlı ile Cumhuriyetin karması bir aile. Benim gibi ülkemin de atası Osmanlı, dedesi Cumhuriyet. Unutturulmaya çalışılan ve yaşatılmasına izin verilmeyen Osmanlı kavramının Cumhuriyet ile barıştırılma zamanı geldi de geçiyor bile. Erdoğan bu ikiliyi bütün olarak geleceğimize yansıtan, her iki dönemin hatalarını tekrarlamayan ve aralarında köprü vazifesi gören bir lider olmayı sürdürürse, hepimizin Anadolu'da daha çok hüküm süreceği kesin.
Bakalım 2002'den bu yana %50'lik halkın desteğini 3. kez arkasına alan Erdoğan ile ilgili; gelecekte ülkemizin başında olacak hangi lidere '2.Erdoğan mı?' diye sorulacak?
(NOT: Erdoğan'ın 2.Atatürk olduğunu dile getirenler kadar, onun 3.Abdülhamit olduğuna da dikkat çekenler çoktur. Yazımın daha fazla uzamaması adına; başka bir yazımda bu konuyu detaylı bir şekilde kaleme alacağımı belirteyim.)