Algıda geçicilik

00:0030/01/2014, Perşembe
G: 12/09/2019, Perşembe
Gökhan Özcan

Her türden algı mühendisliği faaliyeti toplumsal bilinç boşlukları üzerinden gerçekleştirilir. Bilincindeki boşlukları gidermeyi sürekli erteleyen toplumlar için kötü sürprizlerin sonu gelmez.En çok ettiğimiz laflardan biri "Biz bu filmi çok gördük" klişesidir. Buna karşılık o filmlerden hiçbirinin afişi hatırımızda kalmaz. Ne yönetmenini bellemişizdir o filmlerin, ne senaristini, ne de oyuncularını...Zaman zaman aynı yönetmen, benzer bir senaryoyla yeni bir film çeker. Bu defa aynı oyuncular farklı

Her türden algı mühendisliği faaliyeti toplumsal bilinç boşlukları üzerinden gerçekleştirilir. Bilincindeki boşlukları gidermeyi sürekli erteleyen toplumlar için kötü sürprizlerin sonu gelmez.

En çok ettiğimiz laflardan biri "Biz bu filmi çok gördük" klişesidir. Buna karşılık o filmlerden hiçbirinin afişi hatırımızda kalmaz. Ne yönetmenini bellemişizdir o filmlerin, ne senaristini, ne de oyuncularını...

Zaman zaman aynı yönetmen, benzer bir senaryoyla yeni bir film çeker. Bu defa aynı oyuncular farklı rollerde karşımıza çıkar. Bu defa iyi adamlar kötü, kötü adamlar iyi olmuştur. Biz yine işin aksiyonunda kalan seyirciler oluruz.

Filmlerin büyük bir kısmının kötü adamının ya da adamlarının ismi en başta belli olur. Ancak filmin sonunda anlarız ki; kötü adamların, kötülük planlarını yürütebilmek için dikkatimizden kaçırabilecekleri ara elemanlara ihtiyaçları vardır. Onlar her türlü karanlık ihtimal hesaplarının daima dışında gibi görünürler gözümüze. Oysa senarist için en kritik rol onların rolüdür.

Olan biteni medya üzerinden takip etmek en sıkı takipçiyi bile halüsinasyonlara oyuncak eder. Medya tabiatı gereği durulmuş bütüne değil, köpürtülebilir parçaya bakar.

Toplumsal hadiselerde bir adım önde olan, geriden gelene karşı bariz avantajlar elde eder. Geriden gelen mevcut hamleyi karşılamakla uğraşırken, önde olan çoktan yeni hamlenin planlamasına geçmiştir. Belki tek çare sıralama mantığını bozmaktır.

Harareti yüksek toplumsal meselelerde birbirine karşıt her iki taraf da bir tür gole gitme psikolojisi içindedir. Çok sonra anlaşılır ki her iki taraf da aynı kaleye hücum etmektedir ve diğer kale tamamen savunmasızdır.

Bir devlet, kendi vatandaşlarına açmaya cesaret edemediği sırlarla yaşamaya devam ettiği sürece hiçbir zaman tam olarak güvende olamayacaktır.

Bir toplum, geçmişini çözülmemiş "meçhuller" ve bulunmamış "failler"den temizlemeden sağlam bir gelecek inşa edemez.

Günümüzde ortaya çıkan her yeni girift problem, bir önceki problem için bulunan lokal çözümlerin ve geçici tedavilerin eseri olarak ortaya çıkmıştır.

Bugünü doğru okuyabilmek için atılacak et etkili adım; geçmişte düşülen yanılgılarla dürüstçe yüzleşebilmek olmalıdır.

Algı mühendisleri, bizim mümkün olduğunca az kelimeyle ifade edilebilen hedeflerin peşinde olmamızı ister. Kelimeler zihne derinlik kazandıran şeylerdir çünkü.

Herkesin zihinsel olarak varını yoğunu ortaya koyduğu seferberlik halleri, atılan bir işaret fişeğine bütün cephanesiyle karşılık veren gafil bir ordu haline getirebilir kitleleri.

Son sözü söylerken doğru yerde olup olmadığımızı, ancak söze başlarken nerede olduğumuzu hatırlayabilirsek bilebiliriz.

Toplumsal süreçleri sekteye uğratan dış müdahaleler zaman içinde aşılır. Asıl sıkıntı, o zaman içinde insanların da farkında olmadan değişmesidir.

Değişiminin farkında olmadan değişenler aslında savruluyordur.

Başkalarının bizi kim kılmaya çalıştığını görmek için harcayacağımız dikkat, her türlü güzergah kayıplarına karşı en etkili emniyet kemeridir.

Ayağımızı kirletilmemiş topraklara basmaya dikkat edelim; çünkü toprak asli vatanımızdır.