
Oysa Hüsnü Özyeğin''in bankasını Yunan National Bank of Greece''e (NBG) satışı konusuna biraz daha fazla eğilmeliydim. Neyse o açığı bugün telâfi ederiz artık. Lâfı uzatmak yerine o günlerde yazdıklarımı derli-toplu sunayım. Aşağıda okuyacaklarınız eski yazılarımdan derlemedir.
Türkçe gazetelerde karşılaşmadığınız, ekonomi basınının büyük çapta görmezden geldiği, Finansbank tarafından düzenlenen Çırağan yemeğine katılan anlı şanlı yazarların hiç ses çıkarmadığı, manşetlerin ilgisiz kaldığı bu ayrıntı, Turkish Daily News (TDN) gazetesinde karşıma çıkıverdi. Ariana Ferentinu ile Melis Şenerdem imzalı haberde Yunan Kilisesi ile NBG arasındaki mülkiyet ilişkisine dair her türlü bilgi var.
Verilen bilgiler 2004 yılı sonu itibariyle. Yunan Ortodoks Kilisesi, bankada 10 milyon Euro civarında bir meblâğa tekabül eden 265.729 hissenin sahibiymiş... Banka yönetim kurulunun iki üyesi Kilise tarafından atanıyormuş... Bu üyelerden biri Yannina Metropoliti Theoklitos, diğeri de Kilise''nin mali işler sorumlusu Kostas Pilarinos imiş...
Theoklitos ile Pilarinos, NBG tarafından yarıya yakın (yüzde 46) hissesi 2,8 milyar dolara satın alınan Finansbank''ın da yönetimine girmiş oluyorlar böylece... (..)
Finansbank''ta söz sahibi hale gelen Yunan Kilisesi Türk siyasetinde hangi partiyi tutar sizce? "Kilise? Parti tutmak?" diye bön bön bakmayın lütfen. TDN''da çıkan Atina kaynaklı haberde açık açık yazıyor işte: "Yunan Ortodoks Kilisesi iktidardaki Yeni Demokrasi Partisi''nin en büyük destekçilerinden biridir..." İleride, Türk siyasetinden söz edilirken şöyle bir cümle bir yerlerde çıkacak mı bakalım: "Yunan Ortodoks Kilisesi Türkiye''deki siyasî partilerden falancanın en büyük destekçilerinden biridir..." Neden olmasın?
Eh, Kilise bir banka aracılığıyla da olsa Türk ekonomisine girdiğine göre, bu giriş belki finans sektörünü daha ahlâklı hale getirebilir... İlk önce böyle düşündüm. Ancak, kalemini sakınmaz biri olmalı Yunan gazeteci Ariana Ferentinou, habere bu noktadaki umutlarımı berhava eden bir bilgi koymadan edememiş. Şöyle deniliyor haberde: "2005 yılı ocak ayından başlayarak, yüksek düzeyde Kilise yetkililerinin adlarının karıştığı gürültü koparan yolsuzluk skandalları yaşandı. O dönemde, kilise ile devletin gerçek anlamda birbirinden ayrılmasını ve Yunan Ortodoks Kilisesi''nin malvarlığının daha iyi denetlenmesini talep edenler çıktı."
Hatırlar mısınız bilmem, 1984 sonrası, ANAP Hükümeti, faizsiz finans kurumları açılmasına izin verdiğinde, ilk kurulan kurumlardan biri, yanına, Türkiye Diyanet Vakfı''nı (TDV) küçük ortak olarak almıştı. O dönemde kopan ''lâiklik'' eksenli gürültü sonucu bağımsız bir vakıf olan TDV mâlî sektörden çekilmek zorunda kalmıştı diye hatırlıyorum.
Şimdi ise Yunan Ortodoks Kilisesi ülkemizin bir bankasını satın alıyor, muhtemelen bir papaz banka yönetim kurulunda söz sahibi hale geliyor ve bu bilgiyi ancak İngilizce çıkan bir gazetede okuyabiliyoruz. Medyada ise, yalnızca, NBG genel müdürü Takis Arapoglu''nun ağzından aktarılan, "Dedem Mardinliydi, eşimin ailesi İzmirli" muhabbeti... Lâiklik konusunda hassas bilinen tek bir kalem itiraz etmiyor satışa... Herkes mutlu, mesut, bahtiyar...
Ordu onay mı vermiş? (..)
Hüsnü Özyeğin ile Veli Küçük 2001 yılından beri ortaklar... Hüsnü Bey Veli Paşa''nın izniyle mi yetindi acaba?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.