Meğer Demirbaş Şarl Sultan Ahmet'ten almış

Yusuf Ziya Cömert
00:009/10/2006, Pazartesi
G: 8/10/2006, Pazar
Yeni Şafak
Meğer Demirbaş Şarl Sultan Ahmet'ten almış
Meğer Demirbaş Şarl Sultan Ahmet'ten almış

Ombudsmanlık kurumunu İsveç Kralı 12. Charles Sultan 3. Ahmet'ten alıp memleketine taşımış, sonra oradan dünyaya yayılmış desek yalan olmaz. Tabii ki şimdiki panayır çadırlarının olduğu Sultanahmet'ten değil.

Bugün, 'zorlu' bir okuyucu şikayeti ya da eleştirisiyle karşı karşıya değilim. Olancasını yazdım. Bazılarını buraya yazmanın da anlamı yoktu, mektuplarına cevap verdim. Yani, Ahmet Kekeç'in tabiriyle (kulakları çınlasın) argüman falan yok.

Bilgi, yazılmaya ve okunmaya değer bir şeydir. Öyleyse, bu sayfanın işlevine uygun, ama 'boş laf' niteliği taşımayan, bilgi ihtiva eden bir şeyler yazabilirim.

Ombudsman. Bunu çalışayım öyleyse.

Kaya gibi bir kelimedir ombudsman. Arapça, İngilizce, Fransızca gibi aşina dillerden gelmediği için, durup dururken nüfuz edilmesi zordur. On onbeş yıldır Türkiye'de konuşulur durur. Kulakları çınlasın DPT'den Fatih Uğurlu'nun bu konuda geniş bir çalışmasını hatırlıyorum.

BKZ. KAMU DENETÇİSİ

Ne olduğunu üç aşağı beş yukarı herkes biliyor şimdi. Ama, bugün, kitabi bir bilgiye ulaşmak istedim. TDK'nın güzel bir sözlüğü var, açtım onu, kelimeyi buldum: Bkz. Kamu denetçisi.

Bkz'yi görür görmez orada tatminkar bir cevap bulamayacağımı anladım, ama o kelimenin yanına kadar gittim. Şöyle yazıyardı: Parlamento tarafından görevlendirilen, vatandaşları resmi makamların keyfi ve yasa dışı davranışlarına karşı korumakla görevli kişi veya kurum.

Eh! Biraz muğlak ama idare eder, dedim ama tatmin olmadım. İnternete döndüm. Ekşi sözlükte bir sürü tarif buldum, hoş şeylerdi, başka metinlere de rastladım. Laf kalabalığı olmayan açıklamalara Wikipedia'da ulaşabildim.

HZ. ÖMER DEVRİNDE

Kelimeye yazılı olarak ilk İsveççe'de rastlanılmış (1552). 'Temsilci' demekmiş. Bugünkü anlamıyla ilk kurumlaşma da İsveç'te gerçekleşmiş. Ancak, diyor Wikipedia'daki imzasız metinde, "Modern ombudsmanın prototipi, milattan önce 221'de Çin'de, Kore'de, Roma'da ve Hz. Ömer'in devrinde (7. Yüzyıl) oluştu. İslam dünyasında gelişen Kadu'l Kudat terimi (Başkadı, Kadılar kadısı) İsveç Kralı'nı da etkiledi."

DEMİRBAŞ LAKABI YENİÇERİ'DEN

Türkiye'de uzun yıllar 'konuk' kalan İsveç Kralı 12. Charles (Yeniçerinin adlandırmasıyla Demirbaş Şarl) Osmanlı'daki uygulamanın bir benzerini Baş Ombudsmanlık Bürosu şeklinde 1713'te İsveç'te kurdu. Kurum, daha sonra bugünkü halini aldı.

O yıllarda Osmanlı tahtında Sultan 3. Ahmed var.

İsveç Kralı'nın ne işi vardı Sultan Ahmet'le diyeceksiniz. Bilenler bilir, bilmeyenler öğrensin. O zamanlar Rusya'ya karşı Osmanlı ile ittifak halinde olan İsveç Kralı Charles, 1709'da Osmanlı'ya sığındı. Yeniçeri'nin himayesinde beş yıl (1714) kadar kaldıktan sonra memleketine döndü. Şarl'a 'Demirbaş' lakabını da Yeniçeri yakıştırdı. Başındaki miğfer vesaire sebebiyle değil. Sürekli Yeniçeri'yle beraber olması ve demirbaşa kayıtlı bir eşya gibi hep muhafaza edilmesi gerektiği için.