Düşünce Günlüğü Hz Mevlana ve eğitim

Hz. Mevlana ve eğitim

Mevlana’ya göre akıl ve eğitim birbiriyle ilişkilidir. Eğitimde aynı zamanda sevgi dili kullanmalı, sevdirerek öğretmek gerekmektedir. Eğitim insanın eksiklerini gidermek, Allah’a yaklaştırmak, insanı mükemmel hale getirmeye çalışmaktır. Eğitim yolu ile kişiler daha iyi insan olabilirler. Aynı zamanda eğitimde değişim önemlidir.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
Hz. Mevlana ve eğitim
Fotoğraf: Arşiv

RECEP ÖNCEL

Hz. Mevlana, hicri 604 yılında Belh’de doğmuş, 68 yaşında 672 yılında Konya’da vefat etmiştir. Hz. Mevlana’nın en meşhur eseri Mesnevi’dir. Eserleri Dünya’da en çok okunan eserler arasında yer almaktadır. Hz. Mevlana, Mesnevi’deki erişilmez üslubu ile yaşadığı dönemden 800 yıl sonra bile insanlığa güzel mesajlar iletebilmektedir. Bu vesile ile bu gün Amerika’da Avrupa’da birçok insan Müslüman olmaktadır. Her yıl insanlar Konya’ya gelmekte, türbesini ziyaret etmekte, Şeb-i Arus törenlerine katılmaktadır. Hz. Mevlana bir İslam mutasavvıfıdır. Onu hümanist ya da felsefeci gibi göstermeye çalışmak haksızlık olur. Ben kul oldum, kul oldum diyerek, Allah’a; bu can tende oldukça Kur’an’a köleyim diyerek kitabımıza, Hz Muhammed’in (SAV) mübarek yolunun toprağıyım; diyerek Peygamberimiz’e bağlılığını ifade etmiştir. Mesnevi, Hüsamettin Çelebi’ye göre söylenmiştir. Şemsi Tebrizi’ye göre söylenseydi, kimbilir nasıl bir eser meydana gelirdi. Mesnevi 26.000 beyiti ihtiva eder. İlk 18 beyiti Mevlana kendisi yazmıştır. Sonrakileri ise Hz. Mevlana söylemiş, Hüsamettin Çelebi yazmıştır. O Mesnevi’de; usul ve yakin sırlarını anlatır. İslam dininin esaslarından bahseder. Dinin esası şeriat, şeriatın esası tarikat, tarikatın esası hakikattır. Hz. Mevlana aynı zamanda iyi bir eğitimcidir. Topluma fikirleri ve yaşantısı ile rehberlik etmektedir. Eğitim belli bir plan dahilinde uygulanan bir sistemdir. Ailede okulda cevrede eğitimle ilgili süreçler olmaktadır. Mesnevi’de hikayelerle ders verilmiş, acılar bile tatlı sözlerle ortaya konmaya çalışılmıştır. Ahlaki değerler, tevazu, kanaatkarlık, yalan dünya anlayışı, sevgi, hoşgörü gibi özelliklerle insanın yetişmesi mutluluğu huzuru hedeflenmiştir.

Mevlana’ya göre akıl ve eğitim birbiriyle ilişkilidir. Eğitimde aynı zamanda sevgi dili kullanmalı, sevdirerek öğretmek gerekmektedir. Eğitim insanın eksiklerini gidermek, Allah’a yaklaştırmak, insanı mükemmel hale getirmeye çalışmaktır. Eğitim yolu ile kişiler daha iyi insan olabilirler. Aynı zamanda eğitimde değişim önemlidir. Sürekli yenilenmek kendini geliştirmek faydalıdır. Bir toplumun bahtı o toplumun gençleridir. Gençler iyi eğitimle daha nitelikli olurlar ve daha iyi yetişirler. Dolayısıyla eğitimciler o toplumun bahtıdırlar. Eğitim, Türkiye’nin değil, Dünya’nın en önemli meselelerinden birisidir. Çünkü gelecek eğitimle alakalıdır ve eğitimle şekillenir. Eğitimin sadece fen ve matematik gibi algılanması yanlıştır. Bilinmelidir ki manevi yönü ihmal edilmiş insan ne kadar eğitimli olsa bile insani ve ahlaki değerlerden yoksun olur eksik kalır. İnsanoğlu, Hz Adem (A.S)’den beri ilmi kullanmıştır. Ancak ahlaki zemine oturan anlayışlarla ilimden insanlığın yararına olarak faydalanılmıştır. Hz Mevlana manevi eğitimle insanlığın dünya ve ahiret faydasını amaç edinmiştir. Eğitim yolu ile yanlış davranışlar ortadan kalkacak daha iyi bir insan modeli ortaya çıkacaktır. Mevlana, Şemsi Tebrizi’den çok etkilenmiş ondan öğrendiklerini eserlerine yansıtmıştır.

İNSANI KAMİL

Eğitimde şu faktörler önemlidir. Katılım ve yetenek; İnsanın fiziksel özellikleri kabiliyeti doğuştan ortaya çıkan Allah vergisi olarak verilen bir lütuftur. Akıl ve yetenekler kişinin durumuna etki yapan önemli şeylerdir. Gelişme ve olgunlaşma; Bu durum bilgi ve eğitimle meydana gelir. İnsanın olgunlaşması için iyi bir eğitime ihtiyacı vardır. Tasavvuf bu eğitim için en güzel bir yoldur.

Biliyoruz ki; Allah, Kur’an-ı Kerim’de ilk emir (Yaratan Rabbinin adıyla ‘Besmele ile’ oku! O insanı bir kan pıhtısından yarattı) diye buyuruyor. Bu çok anlamlıdır, ilim öğrenmenin üstünlüğü Yüce Kitabımız’da böylece ifade edilmiş olunuyor.

Hz Mevlana da; “Bişnev in ney çün şikayet mi küned, ez cüdayiha hikayet mi küned” diyerek, Mesnevi’ye; “Şu neyin nasıl hikaye ettiğini dinle! O ayrılıklardan şikayet etmektedir” diye başlamış eğitimde çok önemli olan, dinlemek meselesinin önemini işaret etmiştir. Bu bir öğrenme metodudur.

Hz. Mevlana neyden misal vererek konunun daha iyi anlaşılmasını arzu ediyor ve “Dinle!” diyor. İlim kulak vasıtasıyla dinlenerek öğrenilir. Enbiya ve evliya sohbetlerinde bulunmak sözlerini anlamak için dinlemek gerekir. Dinlemek kalplerin aydınlanmasına insanın bilgilendirilmesine vesile olur. Neyden maksat insanı kâmildir. Ney yetiştiği kamışlıklardan kesilmiş, göğsüne ateşten delikler açılmış, başına bağrına teller halkalar takılmıştır. İçerisi neyzenin nefesi ile dolar, nağmeler ortaya çıkar. Kendi başına sesi çıkmaz. İşte, insan da böyledir! Dünyaya gelmiş beşeriyet kaydına vurulmuş, ayrılık ateşi ile başı bağrı serha serha olmuştur. Allah’ın kudretine ve İlahi tecellilere göre hareket etmektedir.

Neydeki, ateş aşk eseridir. Her şeyin başı Cenabı Allah’a olan aşk ve sevgidir. Aşk vücudu kavrar, âdeta sarmaşık gibi olur. Aşk kişiye rehber olur, Allah’ı Peygamber’i diğer insanları sevmesine vesile olur. Bu sevgilerde sonunda insanı rızai İlahi’ye götürür. Hazreti Mevlana, “Ham ervah olanlar yol katedemez, olgunlaşmak gerekir” diyor. Olgunlaşmak eğitimle mümkün olabilir. Tasavvuf sözle değil, özle anlaşılır. Kal ilmi değil hal ilmidir. Yani konuşmak güzel sözler söylemek yerine karakter ortaya koymak lazımdır. Bu iş tekbaşına olmaz iyi bir öğretmene ihtiyac vardır. Hz. Mevlana; “Bend bügsil baş azad eyb püser, çend başi bendi simü bendi zer-Oğul bağını kopar ve kurtul.Ne vakte kadar altın ve gümüş kaydına kalacaksın” diyor. İnsanlarda mal hırsı vardır. Kadın çocuk araba ev sahibi olmak ister. Bunlara karşı yaradılıştan bir muhabbeti vardır. Mevlana ise kanaat etmeyi tavsiye ediyor. “Kanaat en güzel hazinedir” diyerek öğüt veriyor. “Altın ve para seni yoldan çıkarmasın” diyor. Acaba burada ne durumdayız? Tasavvufta asıl olan bunlara sahip olmak değil, bu malların sevgisini gönle sokmamaktır. Bu yüzden para kasada ve kesede caizdir, ama gönülde caiz değildir! denilmiştir. Ayrıca ibretle bakmak ve düşünmek lazımdır. Pekcok mal mülk sahibi dün varken bu gün yoktur. Hz Mevlana; “Şad baş ey ışkı huş sevdayı ma, et tabibi cümle illethayi ma- Ey kasdı hoş olan bütün illetlerimizin hekimi aşk şad ol!” diyor.. “Aşk, Eflatun’un felsefe Calinosun tababet ile yapamadığını yapar. Ruhi ve cismani hastalıklarımızı tedavi eder” diyor.. Aşk öyle bir güçtür ki, insanı semalara çıkarır. Tasavvufta talebeye; “Siz hiç aşık oldunuz mu?” diye sorarlar. Bundan maksat yüreğinde sevgi kırıntısı var mı, bunu tespit etmektir. Yüreğinde sevgi olan kişi, insanlara topluma, ülkeye yararlı olabilir. Önemli olan sonunda Mecnun misali Leyla sevgisinden Mevla sevgisine gidebilmektir. Mevlana; “Ez Huda cuyim tevfiki edeb, bi edeb mahrumi geş ez lütfi Rab-Cenabı Hak’tan biz edebe muvaffak kılmasını dileyelim. Çünkü edebi olmayan, Allah’ın lütfundan mahrum kalır” diyor.

EDEB VE OLGUNLAŞMA

Hazret, edeb konusuna çok önem veriyor. Edebi insanın eğitimin de dikkate değer bir husus olarak görüyor. İnsanın olgunlaşması için cefa görmesi gerektiğini acıların olgunlaşmaya vesile olduğunu belirtiyor. Gümüşün ateşte eriyip curufun ayrılması misali acıların insanın hakiki değerini ortaya çıkarmaya vesile olduğunu düşünüyor. Çile insanı olgunlaştırır diyor. Meşhur olmaya gösterişe yeltenmeyin mütevazi olun diye öğüt veriyor. Ayrıca çok önde olmanın tehlikeli olduğunu hasetçilerin dikkatini çekeceğini belirtiyor. Mevlana; “Sabr ared arzura ni şitab, sabr kun Vallahu alem bissavab-”Arzuyu getiren acele değil sabırdır. Sen sabret, doğruyu en iyi Allah bilir” diyerek sabretmenin sonuca varmak için çok önemli olduğunu ifade ediyor. Kısaca Hz. Mevlana, Mesnevi’sinde ortaya koyduğu hikayelerle beyitlerle örnek bir eğitimci olarak güzel mesajlar veriyor. Bir gün Hz Mevlana Selçuklu Sultanı ile konuşuyor sohbet ediyordu. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat söyle bir soru sordu: “Size de sultan diyorlar bana da, farkımız nedir?” Mevlana Hazretleri cevap verdi; “Sultanım sizinki gözünüzü kapayınca öbür aleme gidince biter, oysa benimki daha yeni başlar.” Mevlana aşkla edeble gayretle sabırla insanları irşad etmiştir. Mesnevi baştan sona bir eğitim kitabıdır, Hazreti Mevlana da iyi bir eğitimcidir ve güzel şeyler söylemiştir. İşte bundan dolayıdır ki yüzyıllardır söyledikleri ile gönüllerde yasıyor. Bizler bu eğitim kitabından ve eğitimciden bir şeyler öğrenmeye çalışmalıyız. Eminim ki çok istifade edeceğiz.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.