Eski TBMM Başkanı, AK Parti Manisa Milletvekili Bülent Arınç, "Ben hukuku günlük çıkarlar için hukuku satmam, ben birilerine benzemem. Ben kimsenin emir eri değilim" diye konuştu.
Eski TBMM Başkanı, AK Parti Manisa Milletvekili Bülent Arınç, “Bütün Türkiye'nin şunu bilmesini arzu ediyorum: Bu haksız suçlamayı kabul etmiyorum, ben sözünü bilen, sözünün arkasında duran, nerede ne konuşması gerektiğini bilen bir kişiyim. Ben bir asker çocuğuyum, şerefli ordumuzun yıpratılmasının hiçbir zaman içinde olmadım” dedi. Bülent Arınç, Adana'da Seyhan Belediyesi Kültür Merkezi'nde düzenlediği toplantıda, Genelkurmay Başkanlığının kendisiyle ilgili yaptığı açıklama ile gazetelerde yer alan, “Emekli orgenerallere ait ses kayıtları ortaya çıktı. Allah'a çok şükür ediyorum ki Türkiye bunların zamanında bir savaşa falan girmemiş...” şeklindeki sözlerini değerlendirdi.
Genelkurmay Başkanlığının açıklamasını “talihsiz bir açıklama” olarak değerlendirdiğini belirten Arınç, “Bütün Türkiye'nin şunu bilmesini arzu ediyorum: Bu haksız suçlamayı kabul etmiyorum, ben sözünü bilen, sözünün arkasında duran, nerede ne konuşması gerektiğini bilen bir kişiyim. Ben bir asker çocuğuyum, şerefli ordumuzun yıpratılmasının hiçbir zaman içinde olmadım” dedi.
Ben de ajanslardan okudum Sayın Paşa şunu söylüyor. Benim düşüncelerim biliniyormuş, ben hukuku bilmiyormuş ve ben orduyu yıpratıyormuşum. Sayın Paşa yanlış bir açıklama yaptı. Bu sözler benim muhatabım olamaz. Ben bana sorulan birçok soruya muhatap olmama rağmen cevap vermedim.
Haksız suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Ben nerede ne konuşulmasını bilen biriyim. Ben bir asker çocuğuyum. Ben asla TSK'yı yıpratmam. Orduyu sevmek kimsenin tekelinde değildir.
Bu açıklamanın hukukla ne ilgisi var anlamadım. Ben hukuk okudum ve avukatlık yaptım. Ben hukuku günlük çıkarlar için hukuku satmam, ben birilerine benzemem. Ben kimsenin emir eri değilim.
Ben 27 Mayıs'ı protesto ederek Meclis'e giren kişilerin şimdi darbe şakşakçılardan da değilim. Ben kimsenin emir eri değilim. Dolayısıyla bana kimse hukuku öğretmeye çalışmasın.
Benim söylediğim şudur: Bu ülkenin ordusunun görevleri bellidir. Kime karşı sorumlu oldukları bellidir. Biz sivil yönetim içindeyiz. Biz askeri vesayet altında bir ülke değiliz. Demokratik bir ülkeyiz. Sivilleri azarlamak ve sivillerin üzerinde demoklesin kılıcı gibi olmak olmaz. TSK tertemiz çocuklardan oluşmaktadır. Onun için kimsenin bu kurumu yıpratmaya hakkı yoktur.
Ancak bu kurumda görev yapmış bazı kişilerin şimdi ortaya çıkarak siyasete bulaşmış olmaları kabul edilecek şey değildir.
Masumiyet karinesini gayet iyi biliyorum. Bir zamanlar bazı masum insanları fişleyenlerin kim olduğunu da iyi biliyorum.
Eski Genelkurmay başkanlarından birinin bugünlerde yayınlanan kasetlerinden birinde Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giren bir parti başkanından Pez… diye başlayan bir hakaretle bahsediyor. Ayrıca bazı parlamenterlerden "Lan" diye bahsediyor. Ben bir siyasetçiyim. Siyasetçi paspas, şamar oğlanı değildir.






